ÇIRÇIR MAHALLESİ - 1

Nizamettin  KORUCU
Nizamettin KORUCU

Bu yazı da size kendi mahallem olan Çırçır mahallesini anlatmaya çalışacağım. Anne tarafından dedem ve dedemin babasının Çırçır Camii çevresinde ikamet ettikleri bilgisini, yine annemden öğrendim. Buradan da anlaşılıyor ki Çırçır Mahallesi Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren var olan bir mahalledir. Yalnız o dönemlerde ve sonraki uzun yıllarda mahalle sınırları yeni yapılan meskenlerle genişlemiştir.  Mesela Araplar düzü adından da anlaşılacağı üzere bir düzlükten ibaretmiş. Cephanelik civarı, tepe ve dolayları da askeri mıntıka bölgesi olduğunu ve Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar cephanelikte askerin nöbet tuttuğunu yine annemden öğrendim.  Annemden dinlediklerime göre seferberlik zamanında Ruslar Erzurum’u işgal ettiklerinde Çırçır mahallesine de geliyorlar. Kimse dışarı çıkamıyor. Şöyle ki; dedemin genç imam arkadaşı ezan okumak için dışarı çıktığında iki kişi tarafından şehit ediliyor.

Mahalleliler; Çok sakin ve yerli insanları ile birbirine kaynaşmış halde nesiller boyu yaşıyor. 

1960’lı yılların sonundan 1990’lı yılların ortalarına kadar bende bu durumun şahidi oldum.  1990’lı yılların sonundan itibaren yeni imar istimlâk planı ile mahallenin ahalisi dededen, babadan kalma evlerini birer, ikişer terk etmek zorunda kaldı. Halk yeni yerleşim alanları olan Yıldızkent, Kayakyolu, Yenişehir, Dadaşkent, Hilalkent gibi semtlere kaydı ve alışık olmadıkları ve bilmedikleri yeni bir hayat tarzına, beton apartmanlarda üst üste yığılmış konutlarda yaşamaya adım atmış oldular. Mahallelinin bir kısmı da başta Bursa, İzmir ve İstanbul olmak üzere batı illerine göç etti.

Şu an Çırçır mahallesinden geriye  birkaç harabe ev ve bir iki perişan sokaktan başka bir şey kalmadı. Geçtiğimiz yıllarda mahallelerin birleştirilmesi ile ismi de ortadan kaldırılan mahallenin şehir hafızasında yeri de silinmeye yüz tutmuş durumdadır. Daha sonra mahalle isimlerinin sokaklara verilerek yaşatılması sağlanmıştır.

Günümüzde ise;  Mahallede yaşamış, sonradan bürokrat, sporcu, yazar, sanatkâr olmuş insanların mevcudiyetleri ile ancak adından söz ettirebilmektedir. Gelecek nesillere;  Babalarının, dedelerinin doğduğu, büyüdüğü yerlerden kendilerine bu tür hatıratlar ve o zamandan kalmış birkaç siyah beyaz yahut renkli fotoğraftan başka maalesef bir şey kalmamıştır. Hatıraların yaşadığı evler, evlerin yaşadığı sokaklar, sokakların yaşadığı mahalleler ortadan kaldırılınca mimari hafızası ve buna bağlı olarak mahalle kültürü silinmiş bir topluluk haline gelinmiştir. Bugün Erzurum’un sancısı budur. Artık çok geç kalınmış olsa da o mahallelerde yaşayan önemli şahısların evlerinin benzerinin yeniden inşa edilmesi yerinde bir faaliyet olacaktır. Mesela Hacı Salih Efendi Çırçır Mahallesinde Çırçır Camii yanında bahçeli bir evde yaşamıştır. Bu alanda bir parselde yeniden bu evin bir benzerinin inşa edilmesi irfanımız adına güzel olacaktır diye düşünmekteyim.

İlkokula gittiğim senelerde Hacı Salih Efendi Hac’dan gelmişti. Torunu Abdulvahapla Kazım Karabekir İlkokulunda aynı ikinci sınıfta okuyorduk. Onunla beraber hacdan gelen dedesini görmeye gitmiştik. Hacı Salih Efendi yer minderinde  mütevekkil ve sakin oturuyordu. Bize bizzat kendisi Hacdan getirmiş olduğu küçük madeni fincanlarla zemzem ikramında bulunmuştu.

Çırçır mahallesi Erzurum şehrinin küçümsenmeyecek bir numunesi idi. Devasa bahçeli evlerinde her komşu kendi özgün namı ve şöhreti ile yaşardı. Herkes çok kıymetli idi. Herkesin birbirine saygısı ve sevgisi vardı. Mesela sıvacı Şefiğ emi işten arta kalan zamanlarında odasının geniş penceresine koyduğu pikapta plaklar çalardı. Penceresini açık tutar, bu muhteşem müzik ziyafetinden yoldan geçenlerinde nasiplenmesini sağlardı

Nizamettin KORUCU

- Gurbetteki Erzurum, Nizamettin KORUCU tarafından kaleme alındı
https://gurbettekierzurum.com.tr/makale/7013897/nizamettin-korucu/circir-mahallesi-1