Erzurum'un eski sahaflarından yazar Nizamettin KORUCU ile röportaj yaptık

İnşirah Sahaf ve Kitabevi sahibi yazar Nizamettin KORUCU ile röportaj yaptık.

Muhammed Enes Köseoğlu
Muhammed Enes Köseoğlu Tüm Haberleri

Erzurum’da Sahaf Olmak

1995 senesinin Ocak ayında bir apartmanın üçüncü katında başladık. İlk önce evimden getirdiğim
kitaplar ve kitaplığımla başladım işe. Daha öncesinde çocukluğumdan beri gelen kitaba olan merakım
zaman zaman kitap alım ve satımı işini de beraber getirmişti. Şöyle ki; 12 yaşlarında iken
komşumuzun çocuğu Adnan abinin bana hediye ettiği Redkit çizgi romanı, mahallemizin çöplüğünde
bulduğum Lous Lamour’un bir western romanı eski kitaplara ilgimin ilk adımları olarak sayabilirim. İlk
okuduğum kitap ise ilkokul birinci sınıfta Topal Karga çizgi resimli masal kitabı olmuştu. Adnan abinin
bana hediye ettiği Redkit ile çizgi roman dünyası ile tanışmış oldum. Şehrimizin meşhur Doğu
Sinemasının önceleri yanında sonradan karşısına taşınan çizgi roman pazarına da o yaşlarda gidip
gelmeye başlamıştım. Yaz aylarında günümün büyük bir bölümü geçiriyordum. Vaktin nasıl geçtiğini
anlamadan akşam oluyordu. Burada birçok arkadaşlıklarım oldu. Zagor, Kızılmaske, Tarkan, Kara
Murat vd. çizgi romanları satı alıyor, okuyor ve sonra tekrar satıyorduk. Böylece para da
kazanıyorduk. Bazı günler kazandığımız parayla yiyecek bir şeyler alıp kıra gidiyorduk Lise yıllarına
geldiğimde hem çalışıyor hem okuyordum. Aldığım haftalığın büyük bir bölümünü kitaplara
veriyordum. Memleketimin bütün kitapçılarının müdavimi olmuştum. Gazetelerde çıkan resimli kitap
reklamlarını keser, saklardım. Harçlıklarımla bu kitapları arar bulur satın alırdım. Bu yıllarda ilimizin
Halk Kütüphanesine de üye olmuş, oradan da romanlar ve diğer kültür kitapları alarak okuyordum.
Yaşadığım şehirde bulamadığım kitapları İstanbul’dan Ankara’dan ya ödemeli yahut önceden havale
yaparak sipariş ediyordum. Bazı aldığım kitaplar harçlığıma göre yüksek fiyatlı oluyorlardı. Bir
keresinde kitabı çok temiz bir şekilde okuyarak yeni kitap satan bir kitapevine giderek sattığım bile
olmuştu. Evde oldukça kitap birikiyordu. Yenilerini almam için bunları hem yer açılması hem de bütçe
oluşması lazımdı. Böylece kitaplarımı çantalara koyarak caddede sergi açardım. Bu sergide kitaplara
ilgi gösteren çoğunluğu üniversite öğrencisi okurlara satardım. Kitapların çoğusun okuduğum için
satmam da kolay olurdu. Yani sahaflığa başladığımda ikinci el kitapçılıkta ve sahaf kitaplarında epey
bir tecrübem oluşmuştu. İlk dükkânım üçüncü katta ve kapı girişi ara sokakta olduğu için caddelere el
ilanları, reklamlar asıyordum. Lalapaşa camiinin bahçesinde bana yardım eden çocuklarla sergiler
açıyor, bazen de kendim el çantasına doldurduğum kitapları, tıpkı çocukluğumda olduğu gibi sergi
açarak kendim satıyordum. Dükkâna döndüğümde gaz sobamı yakıyor, bir kitap elime alarak
okuyordum. Sahaflığımın en güzel zamanları bu ilk yılda geçmişti. Yıllar birbirini kovalarken devlet
okulların ders kitaplarını vermeye başlamıştı. Çocuklarının okul kitapları değiş tokuşa, alıp satmaya
getiren veliler bizimle bir sahafla tanışıyorlardı. Bu durumda artık sahafa ihtiyaçları kalmamıştı. İşimiz
kültür kitaplarına romanlara ve referans kitaplarına kalmıştı. İlerleyen zamanda gelişen teknoloji bunu
da sekteye uğrattı.
Toplumun birer hafızası olan sahaflar hala ülkemizde tanınmıyor, yeterince bilinmiyor. Sahafları
rahatlatacak yasal, kültürel ve iktisadi düzenlemelere ihtiyaç var. Burada yerel yönetimlere, merkez
yönetime, sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşüyor. Biz 27 senedir işimizi bütün
güçlüklerine rağmen zevkle, iştiyakla hevesle, heyecanla yapmaya devam ediyoruz.
Buradan bir çağrımızda kitap okurlarına olacak. Sadece bulamadıklarınızı değil alacağınız bütün
kitapları sahaflara da sorunuz. Bu durumda tozlu raflarda içinde notlar düşülmüş, kurutulmuş bir
çiçek saklanmış, takvim yaprağından ayraç kullanılmış, aklınızın ucundan geçmeyen nice değerli
kitaplarla da tanışma, buluşma şansına kavuşmuş olacaksınız.
Çoğu meslektaşımın tadına doyulmaz sohbetini dinlemek te bir ayrıcalıktır. Sahafta içeceğiniz bir
bardak çay, bir fincan kahve ve alacağınız bir kitap, dergi, kartpostal, eski bir gazete dergi, mecmua
hayatınıza çok farklı bir renk katacaktır.
Son söz olarak herkesin bir güzel bir sahaf anısı olması dileği ile. Nizamettin KORUCU

29 Ara 2020 - 00:04 -

Muhabir Muhammed Enes Köseoğlu

Son bir ayda gurbettekierzurum.com.tr sitesinde 6.316 gösterim gerçekleşti.


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi