PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V)'İ SIRADANLAŞTIRMA PROJESİNİ TENKİD

PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V)'İ SIRADANLAŞTIRMA PROJESİNİ TENKİD

Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde İslâm Tarihi ve Sanatları Öğretim Üyesi ve Dekanı Prof. Dr. Mehmet Azimli’nin “Siyeri Farklı Okumak” adlı tahrif, fitne ve iftiralarla dolu kitabını incelemeye devam ediyoruz.

Mezkûr şahıs, kitabın 130’uncu sayfasında “İntihar olayı” başlığıyla Peygamber Efendimizin (S.A.V.) intihara teşebbüs ettiği iftirasını İbn İshak, İbn Sad ve Belazuri gibi siyer erbabının kitaplarını delil göstererek yapmaktadır. Ancak müelliflerin kitaplarına baktığımız zaman bu iddianın yalan ve iftiradan ibaret olduğunu görüyoruz.

Azimli, “İntihar olayı” başlığı altında Peygamber Efendimize (S.A.V.) iftira bağlamında şöyle demektedir: “İlk vahiy geldikten sonra bir ara, vahyin kesilmesi üzerine Hz. Peygamber’in dağlardan kendini atarak intihar etmeyi düşündüğünden bahsedilmektedir. Hz. Peygamber kendisi ile şeytan veya cinlerin oynaştığından şüphelenmiş ve bu tür düşünceler içerisine dalmıştır. Ancak her teşebbüsünde, Cebrail’in ona bir insan suretinde görünmesi üzerine bu eylemden vazgeçmiştir” (a.g.e., s. 130).

Azimli bu iftirasına kaynak olarak Belazuri’yi, İbn Sad’ı ve İbn İshak’ı vermektedir. Her üç kitabın Arapça nüshasına (ve var olan tercümelerine) baktığımız zaman böyle bir ifadenin olmadığını görmekteyiz.

Mesela, Belazuri “Ensabu’l-Eşraf”ta konu hakkında şunları söylemektedir: “Vahiy kesilince Resulullah şiddetli bir hüzne kapıldı. Hatta bu yüzden defalarca dağların başına çıktı. Dağların zirvesine her çıktığında Cibril ona gözüküp, ‘Şüphesiz ki sen bir peygambersin’ diyordu. Böylece korkusu gidip sakinleşiyordu.”

Belazuri’de geçen bu ifadede Rasulullah Aleyhisselam’ın intihara kalkıştığına dair en ufak bir ifade yoktur. Velev ki olsa bile, ilim namusu olan bir adam, bu ifadeden intihar teşebbüsü yorumunu çıkartır mı? Rasulullah Aleyhisselam’a ilk vahiy nerede geldi? Hira dağında, bundan daha doğal ne olabilir? Eğer Azimli, iyi niyetli olmuş olsaydı dağa çıkmasını intihara hamletmez, vahyin ilk geldiği yerde vahyi arama gerçeğini görürdü.

Allah (C.C.) korkusu olan bir adam, kaynaklara yaptığı atıftaki yalanı bir tarafa, âlemlere rahmet Muhammed Aleyhisselam’a “intihara teşebbüs etti” diyebilir mi? Gerçek bir Müslüman böyle bir hadsizliğe kalkışabilir mi? Vallahi, bunu ancak İslâm’la arasına mesafe koyan müsteşriklerden başka kimse yapmaz.

Azimli, iftiranın dipnotunda İbn İshak’ın ağzından Peygamber Aleyhisselam’ın “Kureyş’ten çekindiği için intihar etmeyi düşündüğünü” iddia etmektedir. İbn İshak’ın bahse konu kitabına baktığımız zaman şöyle denildiğini görmekteyiz: “Peygamberden (S.A.V.) vahiy bir müddet kesildi. Bu durum, ona güç geldi. Üzüldü. Kendi kendine: ‘Rabbimin beni terk etmesinden korkarım’ dedi. Ardından Cibril ‘Vedduha’ suresini getirdi. Kuşluk vaktiyle, ona (Hz. Peygamber’e ikram eden Allah’a) yemin olunuyordu ve: Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da buyruluyordu.” Görüldüğü gibi İbn İshak’ta Azimli’nin iddia ettiği gibi bir ifade olmadığı gibi buna hamledilebilecek bir ifade dahi yoktur.

Aslında Azimli, eserinde ortaya koyduğu Peygamberimizi (S.A.V.) sıradanlaştırma operasyonu yapmaktadır. Bunun için de kendi zihninde kurduğu kini İslâm tarihindeki kaynaklardan yalan yanlış destekleyerek kanıtlamaya çabalamaktadır. Azimli, önce zihninde kurguladığı sapkın fikirlerine sağlam İslâm eserlerinden kaynak uydurmakta, ardından kendi fikrini söylemektedir.

Azimli’nin kitabın tümünde uyguladığı Peygamberimizi (S.A.V.) itibarsızlaştırma, sıradanlaştırma gayreti, “İntihar olayı” başlığıyla ortaya attığı fitnede de ustaca işlenmektedir. İbn Sad, İbn İshak ve Belazuri gibi kaynaklarda olmayan bilgileri varmış gibi referans göstererek okuyucunun güvenini sağladıktan sonra kendi fikirlerini şöyle kusmaktadır: “Esasen Hz. Peygamber’in insani bir tepkiyle bu tür teşebbüslere girmesinden daha doğal bir şey olamaz kanaatindeyiz. Onun aşkın bir varlıkla görüşmeye başlaması çok zor ve çok sıkıntılı bir sürecin başlamasıdır ki, ileriki dönemlerde bile o vahiy geldiği zaman çok sıkıntı içinde vahyi alabilmiştir. Bu sebeple onun ilk vahiy günlerinde bu sıkıntı içinde, ‘Keşke ölseydim de bu kadar sıkıntıları yaşamasaydım!’ gibi geçici bir temenni içinde olabilir. Kur’an bize gayet insani bir tepkiyle Hz. Meryem’in ölmeyi temenni ettiğini aktarır. Hz. Musa’nın da ilk vahiy sırasındaki korkularını anlatmaktadır.”

Azimli, “Esasen Hz. Peygamber’in insani bir tepkiyle bu tür teşebbüslere girmesinden daha doğal bir şey olamaz kanaatindeyiz” diyerek olmamış bir olayın insani bir hâl olduğuna okuyucuyu inandırmaya çalışmaktadır. İntihar etmek normal bir teşebbüs değildir. Bir şeyin normal insani bir hâl olabilmesi için en azından çoğunluk tarafından yapılan ve insan fıtratına uygun olması gerekir. İntihar böyle değildir. Bu yüzden yeryüzünde intihara teşebbüs edenlerin oranı insan nüfusuna oranla çok düşüktür.

Azimli, daha da ileri giderek Rasulullah’ın, “Keşke ölseydim de bu kadar sıkıntıları yaşamasaydım!” temennisinde bulunduğunu iddia etmektedir. Bu tamamen suizandır, niyet okumaktır, iftira etmektir. Yani kendi içindeki kirli düşünceyi Rasulullah’a mâl etmeye çalışmaktadır.

Önce Rasulullah Aleyhisselam’ın intihara kalkıştığı yalan ve iftirasını ortaya atıyor, bu iddiasını İslâmi kaynaklara atfediyor (böyle bir şey olmadığı halde). Ardından intihar vakası insani bir haldir bunda yadırganacak bir şey yok diyor. Peygamberin de böyle bir teşebbüse girmesini vahye bağlıyor, peşinden Rasulullah’ın niyetini okuyor. Bütün bunlardan sonra da Kur’an’dan yanlış örnek vererek bu kez de Kur’an’ı emeline ortak ediyor. Taha Suresi, 19-23’üncü ayetlerde Hz. Musa’nın asasının yılan haline gelmesi ve sonrasında yılan haline dönen asayı alması hengâmında Allah-u Teâlâ’nın, “Tut onu, korkma. Biz onu yine eski haline döndüreceğiz” emrini vahiy alırken korkmaya örnek veriyor. İşte bu, cehlin ve kötü niyetin zirvesidir. Daha zirvesi de Hz. Meryem’in Yahudilerin ona zina isnadı hengâmında, “Keşke ben bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim” (Meryem, 23) temennisini intihara dayanak göstermesidir. Hz. Meryem’in sözleri intihara teşebbüs değil, intihara meyil değil, sadece bir hayıflanmadır. Ortada teşebbüs yok, sadece geçmişe yönelik bir sızlanma var; o sızlanma da Yahudilerin zina iftirası baskısı hengâmında vuku bulmaktadır. Kaldı ki, Hz. Meryem’in hayıflanması bir Peygamberin intihara teşebbüsü için delil olamaz, çünkü Hz. Meryem, peygamber değildir.

Azimli’nin başka bir cehaleti ise, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) vahiy alırken zorlanmasını zor ve sıkıntılı bir süreçle izah etmeye çalışması. Allah-u Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de, “Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan baş eğerek paramparça olmuş görürdün. İşte bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz” (Haşr, 21) buyurmaktadır. Peygamber Efendimizin (S.A.V.) vahyi alırken titremesi İlâhi mesajın büyüklüğündendir yoksa Peygamberimizin acziyetinden değil. Vahyin ne kadar büyük olduğunu anlatmak için cesametli dağların bile paramparça olacağından bahsedilmektedir.

Rasulullah Aleyhisselam’a iftira eden, kaynak ve bilgi tahrifiyle hedefine ulaşmak isteyen böyle bir adamın ilahiyat fakültesinde öğretim üyesi ve dekan olarak görev yapması, ilahiyat fakültelerindeki eğitim ve kadrosu hakkında genel bir kanaat oluşturacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi