MEDENİYET ZULÜM SAVAŞ

MEDENİYET ZULÜM SAVAŞ

Sosyal Hayatın vazgeçilmezi olan insanlar arasındaki ilişkiler ağının temeli; insanca yaşamak, insanca hayatı devam ettirme mücadelesidir. Bu hem fiziki açıdan, insanın dış çevre saldırılarından korunması amaç edinmiştir. Hem de davranış ve hareketlerle etkilenen, iç yapısını da korumayı amaç edinmiştir. İnsana yapılan fiziki bir saldırı nasıl bir suç ise; kendi iç yapısını yıpratan iftira, yalan söylemek, ihanet, vefasızlık gibi, davranmalar da bir suçtur. Sonuçta hedefi insandır ve amacı insanı yıpratmaktır. Çevresinde olan biten olaylardan etkilenmemesi düşünülemez. Kendisinin dışında, diğer insanlara yapılan zulüm, onurlu bir insanın en azından; acıma ve merhamet duygularını harekete geçirir. Bu tür davranış da insan onurunun gereğidir.

Ancak, bir gün insanlığa merhamet duygusu hakim olunca, her şeyi kuşatınca Dünya daha medeni bir toplum olmaya doğru adım atacaktır. Dilerim en kısa zamanda medeniyet guygusu Dünyayı kuşatır...

İnsan onurunu korumaya çalışan tüm çalışmalar; bu amaç uğrunda insanların insanca yaşayacağı, bir ortamın oluşmasını ana gaye edinmişlerdir. Bu amacı hayata geçiren Milletler; büyük medeniyetler kurmaya talip olmuşlardır. İnsanlık onurunu zedelemeden hayatı yaşanabilir hale getirenler başarılı olmuşlardır. Tarih adlarından hep övgü ile bahseder.

Bu açıdan baktığımız zaman insanın insanca yaşaması ile; medeniyet kavramı, iç, içe oluşmuştur. Bunun tam tersi olan bir olayda; eğer, Bir Millet her alanda ne kadar güçlü olursa olsun; zamanının en teknik imkanlarına da sahip olsa; insan onurunu, şerefini koruyacak hayati unsurları yaşanabilir bir hale getirmedi ise; o toplumda insanlar mutlu değildir. İnsanlık onurunun yaşanabilir hale getirilememesinden dolayı sıkıntılıdır. İnsanlar huzurlu değildir. Güven ortamı ortadan kalkmıştır. Her alandaki insani davranışlar ayaklar altına alınmıştır. Böyle bir toplum, çoğu alanda ilerlemiş olsa bile; insani alanda gerilerde olan bir toplumdur.

Bugün Dünyada güçlü olan devletler, kendilerinin dışında, güçsüz olan devletlere karşı, acımasız davranmaktadırlar. İnsani tüm değerler, sanki; sadece kendileri içindir. Dünya üzerinde mazlum milletler yapılan, saldırılar; bunun en güzel örneğidir. Savaş, saldırma seçeneği her zaman ellerinde bir koz olarak durmaktadır. Kendilerine göre, zayıf hissettikleri devletlere karşı, bu seçeneği hemen devreye sokarlar. Bir nevi küçük kabul ettikleri devletlerin kulaklarını çekerek, kendilerine göre hizaya getirmeye çalışırlar.

İnsanlık onuru, ayaklar altındadır...

Medeniyetin oluşması için bu kadar öneme haiz olan; insan onurunu korumak ve hayata geçirmek projesi; Yüce Yaratıcının göndermiş olduğu ilahi mesajlarla hayat bulmuştur. Böyle bir ilahi uyarıyı almaya çalışan Milletler, bu uyarıyı hayata ne kadar geçirdiler ise; izleri kolay, kolay silinmeyen bir medeniyet abidesi olarak Tarihteki yerlerini almışlardır.

İnsanlık onurunu tanımayan, zalim devletler ise; Tarihin sayfalarında yaptıkları zulümlerle anılacaklardır. Özellikle, Bu Devletler, zulme uğrayanlar Müslüman olursa; görmemezlikten, duymamazlıktan, gelmektedirler. Kendi yararları için; milyonlarca insanı öldürmekten, çekinmemektedirler. Yer yüzü bunun örnekleri ile doludur.

Bugün ortada olan gerçekler; En yetkili ağızlardan aldığımız bilgiler, birinci, ikinci Dünya savaşında, birbirlerine karşı tarihin en acımasız savaşını gerçekleştirdiklerini ifade etmektedirler. Tarihleri; kan, gözyaşı, zulüm, işgal, yağma, kavramları ile, doludur. Ekonomik hırsızlıkları da bu çağın kimlik ve kılık değiştirmiş zulüm ve işkence ile birlikteki, zalimliklerinin, son taktikleridir.

İnsan onurlu ise; bunları doğal olarak yapmamalıdır.

Ancak, Batılı adamın, zalimlik, sanki inancı gibidir. Vazgeçilmeyen özelliğidir...

Bütün bunlara rağmen, Kısacası, İslam öğretilerini ilke edinmiş kişi onurlu olmak zorundadır. Bu duyarlılık gereği; Dünyanın neresinde olursa olsun, zulüm, bizi rahatsız eder. Hele İslam adını taşıyan coğrafyalarda ise; bizi daha da çok rahatsız etmelidir. İmanımızın gereği budur. Fazla söze hacet yoktur...

Evet, imkan meselesi değil, iman meselesidir...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi