GÜZEL AHLAK ESASLARI: "HAYRET"

GÜZEL AHLAK ESASLARI: "HAYRET"

‘Hayret’,  Müslümanın Allah (c.c.)’ın evrendeki yarattıkları ve koyduğu akıllara durgunluk veren sistem karşısında acizliğini anlaması ve (Halık olan) Yaratıcı’nın gücünü anlatmada zorluk çekmesi demektir.

Kur’an-ı Kerim’in bir çok âyetinde, insanlar gökler ve yerin, canlı ve cansız varlıkların yaratılışı ile bunların özellikleri üzerinde düşünmeye, bunlardan ders alınmaya çağırılmakta ve ders almayanların akıllı olmadıkları bildirilmektedir. İşte Hayret ve Dehşet, Allah (c.c.)’ın insan aklının alamayacağı bu evrenin yaratılışı, yeryüzünde ve denizlerde yaşayan varlıklarının tür ve özellikleri, benzersiz bir varlık olan insanın fiziki ve ruhsal özelliklerinin düşünülerek Allah (c.c.)’ın bu sınırsız gücü karşısında O’nu tesbih ve tekbir etmesidir.

 Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor:

“Bakmıyorlar mı develere nasıl yaratıldı? Göğe nasıl yükseltildi? Dağlara  nasıl dikildi? Yere nasıl döşendi. Sen (bunları) hatırlat. Çünkü sen hatırlatıcısın!” [1]

‘Hayret’in bir övülmüş ve güzel olanı, bir de kötü olan kısmı vardır. Övülen kısmı, yukarıda anlatıldığı gibi, kalbin hikmet düşüncesi ile haz ve sevinç içinde yayılmasıdır. Bu, Allah Teâlâ’nın, eşi ve benzeri olmayan sanat eserlerini, güzellikleri seyrederek veya aşırı dereceyi bulan aşktan doğar. Çirkin olan kısmı ise, ruhsal hastalıklar arasındadır. Şeref ve haysiyetin, bir makam veya mevkinin kaybından veya nefsin istemediği şekilde gelişen bir olaydan dolayı ortaya çıkar. Halbuki böyle şeylerde uzun uzadıya şaşıp kalmak gerekmez. Çünkü kaybolan geri gelmez. En iyisi onun yenisini elde etmeye çalışmak ve istenmeyen şey olmuş bitmiş ise hoş görüp diğer hayırlısını Cenâb-ı Haktan istemektir .

Allah (c.c.), Kur’an-ı Kerim’de buyurur:

“Kadınlar Yusuf’u görünce O’nu gözlerinde o kadar büyüttüler ki, güzelliği karşısında hayrete düşerek ellerini doğradılar ve bunun farkına varamadılar.” “Bu başka bir şey değil, asil bir melektir.” [2] demişlerdi. Halbuki Yusuf (a.s.) bir melek değildi.

 Hayret, Müslüman için güzel ahlâk esaslarındandır. Çünkü hayret, Allah Teâlâ’yı tazim, tekbir, hamd, tesbih ve şükrün eda edilmesine de vesile olur. Bundan dolayı hayret bir yönüyle de zikirdir, şükürdür, tekbirdir ve teşbihtir. Hayret ahlâk ve şuurundan yoksun insanlara da rastlamak mümkündür. Bunlara dikkatle baktığınızda hislerini kaybetmiş kişiler olduklarını görürsünüz.

Allah Teâlâ bizleri hayret ahlâkından mahrum etmesin. Amin.

 

-------------------------------------

[1] Ğaşiye sûresi,  88/17-20.

[2] Yusuf sûresi,  12/31.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Bilgen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi