İFFETLİ VE SALİHA BİR KADIN: HZ.MERYEM

İFFETLİ VE SALİHA BİR KADIN: HZ.MERYEM

Zekeriya Aleyhisselam’ın riyasetinde büyüyen Hz. Meryem, iffet ve takvasıyla ön plana çıkmıştır. Onun iffeti, takvası, saliha bir kadın oluşu, kendisine bahşedilen nimetler yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de teferruatıyla anlatılmaktadır.

Zekeriya Aleyhisselam tarafından Beytülmaktis (Mescid-i Aksa)’de yapılan odada kendisini ibadete veren Hz. Meryem’e melekler selam vermeye, müjdeler vermeye başlamıştı. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılmaktadır:

“Hani melekler, ey Meryem! Gerçekten Allah, seni seçkin kıldı, seni tertemiz büyüttü ve bütün âlemlerin kadınları üzerine mümtaz (seçkin) kıldı.

Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secdeye kapan ve rükû edenlerle beraber rükû et! demişlerdi.

İşte bu, gayb haberlerindendir. Sana onu vahy ile bildiriyoruz. Yoksa Meryem’i hangisi himayesine alacak diye, kalemlerini (kur’a olarak) atarlarken, sen yanlarında değildin. Çekişirlerken de yanlarında değildin.

Bir vakitler melekler, ey Meryem, haberin olsun! Allah seni kendi tarafından bir kelimeyle müjdeliyor; ismi, Meryem oğlu Mesîh-İsa’dır. Dünyada da, âhirette de şanı yücedir, hem de Allah’a yakın kullardan olacaktır.

İnsanlarla hem beşikte, hem yetişkin iken konuşacak ve salihlerden olacak! demişlerdi” (Al-i İmran, 42-46).

Hz. Meryem, yirmi yaşlarına geldiğinde Allah-u Teâlâ, Cebrail Aleyhisselam’ı göndererek babasız bir çocuk doğurmasını murad etmişti. Bu hal, elbette Hz. Adem ve Hz. Havva’yı annesiz ve babasız yaratan âlemlerin Rabbi için zor değildi. Hz. Meryem, Beytülmaktis’in doğu tarafına (Beytüllahm) çekilip kendisini ibadete verdiği bir hengâmda bu olağanüstü halin tecellisi Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılmaktadır:

“Bu kitapta Meryem’i de an! Hani ailesinden ayrılıp evinin doğu tarafında bir yere çekilmişti. Onların önünde bir perde kurdu. Derken kendisine ruhumuzu (Cebrail’i) gönderdik de, ona düzgün bir insan şeklinde göründü.

(Meryem ona), ‘Eğer Allah’tan korkan biri isen ben, senden Rahman’a sığınırım!’ dedi. (Cebrail) ‘Ben, ancak Rabbinin sana bir elçisiyim! Sana tertemiz bir oğlan bahşetmek için geldim’ dedi.

Meryem, ‘Benim nasıl oğlum olur? Bana bir insan dokunmadı ki! Ben fahişe de değilim!’ dedi.

(Cebrail), ‘Evet öyle! Ama Rabbin buyurdu ki: Bu iş bana göre kolaydır! Hem onu, insanlara, kudretimizin bir delili ve tarafımızdan bir rahmet yapacağız. Zaten bu iş (benim ezelî ilmimde) olmuş bitmiştir’ dedi. (Meryem Sûresi, 16-21).

Meryem, ‘Ya Rabbi! Bana hiçbir insan el sürmemişken benim nasıl çocuğum olabilir?’ dedi. Allah, ‘İşte öyle! Allah dilediğini yaratır; O bir şeyi murad edince ona sadece ‘ol’ der. O da oluverir’ buyurdu” (Al-i İmran, 47)

Rivayete göre, Cebrail Aleyhisselam, Hz. Meryem’in yanına varıp gömleğinin yakasından üflemiş ve üfürüğü rahmine ulaşarak hamile kalmıştır. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de detay verilmediği için Allah en doğrusu bilir demekle iktifa edilmelidir.

Kur’an-ı Kerim’de Cebrail Aleyhisselam’ın Hz. Meryem’e üflemesi ve hamilelik süreci şöyle anlatılmaktadır:

“Böylece Meryem (Cebrail’in üfürmesi ile) İsa’ya gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi. Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya götürdü: ‘Ah nolaydım! Bundan önce öleydim de unutulmuş gitmiş olaydım’ dedi.

(Cebrail, yüksek bir yerde bulunan) Meryem’e aşağı tarafından şöyle çağırdı: ‘Sakın üzülme, Rabbin senin alt yanında bir su arkı yarattı. Hurmanın dalını kendine doğru silkele! Üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün! Artık ye, iç. Gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen, ‘Ben, Rahman’a oruç (susma) adadım. Onun için bugün hiç kimseye asla söz söyleyemem!’ deyiver.

Sonra çocuğu alıp kavmine getirdi. Onlar, ‘Ey Meryem! Yemin olsun sen acaib bir yaramaz iş yapmışsın. Ey Harun’un hemşiresi! Senin baban kötülük adamı değil idi, anan da fahişe değil idi (bu çocuğu nereden buldun?) dediler. Bunun üzerine Meryem, çocuğa işaret etti. Oradakiler, ‘Biz, beşikteki çocukla nasıl konuşuruz?’ dediler. Çocuk konuştu: ‘Ben, gerçekten Allah’ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı. Beni her nerede olsam mübarek (hayırlı) kıldı ve yaşadığım müddetçe bana namazı, zekâtı emretti. Beni, anneme hürmetkâr yaptı, azgın bir zorba yapmadı” (Meryem Sûresi, 22-32).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi