KANUN KOYUCU SİYASİ İRADE NE YAPMALIDIR

Hayatın her dalının bir teorik yönü, bir de pratik yönü vardır.
Çok fazla uzatmayayım. Yasa çıkarıcılar genellikle işin teorik yönünde emek vermiş değerli insanların fikirlerine dayanarak, onları temel alarak yasa düzenlemektedirler. Bence yeterli değil.
Şimdi eğer Hal yasası çıkarıyorsanız, üretici çiftçiden, tüketiciye kadar arada görev yapan ne kadar insan var ise, görüşünün fikrinin alınması gerekir. Uygulamanın sahada nasıl olduğuna dair bilgilendirilmesi gerekir. Genelde öyle olmuyor...
Tepeden inme sahada uygulamanın her anının içerisinde olan insanlar dinlenmiyor. Aksaklıklar da alıp, başını gidiyor. Yasa düzenleyiciler, yasayı düzenlemeden önce bu işin mutfağında görev alan insanların mutlaka fikirlerine baş vurmalıdır. Uygulamada olan başarılı ya ada başarısız olan durumları öğrenmelidir. Nerde açık var, nasıl açık bulunuyor, bu konular hakkında mutlaka detaylı çalışma yapmalıdır. Bu işin uygulamacısından işin nasıl yürüdüğünü öğrenmek gerekir. Hem iyilik olarak, hem yanlış olarak, yapılan uygulamalar...
Geçen senelerde eski Maliye Bakanı zamanında Maliye bakanlığının saha alanında görev yapan bürokratlar başkentte toplanılarak, bir geniş mevzuat hazırlanmak istendi. Epey merhale kat edildi. Ancak Bakan değişince, işi askıya alındı. Eğer bugün adil ve gerçekten memleketin kasasına hak edilen para girsin istiyorsanız, en küçük esnafından, en büyük esnafına kadar işlerin nasıl döndüğünü öğrenirsiniz. Çünkü, hala bu ülkede en önemli eksikliklerden bir tanesi kayıt dışı ekonomi ile verilen mücadeledir. O alanda daha çok kat edilecek yol vardır. Çalınan memleketin parasıdır, geleceğidir, kalkınmışlığının önündeki en büyük engeldir. O, kadar... Ona göre tedbir alırısınız. Ondan sonra sahada uygulamak üzerine yasa çıkarırsınız. Öyle olmuyor. Genelde yasa koyucular, yasa düzenleyiciler, sahadaki küçük ayrıntılar hakkında bilgi edinemedikleri için, fiyat artışına, gereksiz zam konulmasına, halkın tarlada olan 1 liralık ürünü, 10 liraya almasına bir türlü engel olamıyorlar.
Neden? ÇÜNKÜ BİR ÜRÜNÜN,TARLADAN MARKETE KADAR GELEN SERÜVENİ HAKKINDA PEK BİLGİ SAHİBİ DEĞİLLER. Yahut sanayide üretilen bir ürünün ham madde aşamasından, son haline kadar gelişim sürecinde sahada neler olduğun yeteri kadar bilmiyorlar. Sonrası fiyat kontrolü sağlanamıyor. Zamların önüne geçilemiyor. Haksız kazanç alıp, başını gidiyor. Olan halka oluyor. Bu iş, Halk ile Devletin arasını açan adamların lehine oluyor.
Bunlara geçici tedbirde alınabilir. Nasıl? GIDA Denetleme cezaları, kesinlikle artırılmalıdır, yoksa; caydırıcı olmaz... HATTA HAPİS cezası verilmelidir. Israr ederse, ticari mekanı kapatılmalıdır. O insanın bir daha ticaret yapmasına müsaade edilmemelidir. Denetim için bu da yetmez. Denetleme görevi; başta zabıtalara ve bir süreliğine geçici yetkiyle tüm devlet memurlarına verilmelidir... Piyasa tabiri caizse haksız zammın önüne geçilmesi için, ablukaya alınmalıdır. Yoksa gidişat kötü. Kimi büyük şirketlerin derebeylikleri aldı başını gidiyor. DEVLET VE HALK KARŞI KARŞIYA GETİRİLMEK İSTENMEKTEDİR.
Evet, yasa hazırlayıcılar bu hatayı sadece Maliyede, Tarımda, yapmıyorlar. Her alanda bu eksiklik göze çarpmaktadır.
MEB konusu da aynıdır. Bu ülkede MEB, bakanlık ve uygulamaları olarak hep bir takım güçlerin kontrolünde olmuştur. Hala o güçler, bu işin takibindeler. Buna rağmen mücadeleye devam etmek gerekir. Mevzuat, orada bulunan bürokratlar ve bu alanda fikir üreten teorisyenlerden oluşan bir ekiple hazırlanmaktadır. Peki sahadaki insanlar nerede? Okul idarecileri nerede? Öğrenci velisi nerede? Öğrenci nerde? İşte tüm paydaşların, tarafların olmadığı bir ortamda hazırlanan yasalar uygulama alanında bir-çok eksik ve noksanlıkla karşımıza çıkıyor. Bu konuda SAYIN HAYRETİİN KARAMAN Hocanın uyarılarını ciddi buluyorum. Bu işin, Her geçen günün de aleyhimize olduğunun farkındayım.
Talim Terbiye kuruluna önemli görevler düşmektedir. Kabaca MEB, öğrencilere yönelik disiplin temin edilmesi için, çaba sarf edilmemiş olursa, bütün gayretler çöpe gidecektir. Bu dengesizliğin en başında disiplinsizlik gelmektedir. Öğretmen öğrenci karşısında aciz duruma düşürülmüştür. Şahsiyetini ve karakterini koruyamayan bir insan nasıl olur da karşısındaki insanlar faydalı olabilir? Bugün öğretmen arkadaşlar, eğer görevini bir ideal uğruna yapıyorlar ise, bu sıkıntıları göğüslemektedirler. Yoksa, mesleğini ciddiye almadan sadece görevini yerine getirmiş olmak için çalışan çok öğretmen olduğunu biliyoruz. Çünkü eli kolu bağlı durumdadır. Siz hangi değişikliği yaparsanız yapınız, bunu sınıfta uygulayacak olan öğretmendir. Böyle bir temel asıl olan ögeyi nasıl atlarsınız? Öğretmenin ağırlığını sınıfta tekrar yerine koymamız lazım. Gerisi boş laftır.
Bu işin ana başlıkları uzadıkça uzar. Öğretmen yetiştirmeden, mevzuatın düzenlenmesine kadar, sıkıntılı bir ortamdır. Her başlık altında saatlerce konuşursunuz, yazarsınız, fikir üretirsiniz...Ancak sabırla aldığınız kararların arkasında durarak, gençlerin ve Ülkenin geleceğini düşünerek, önce okul disiplininden başlayıp yola çıkmak gerekir. Disiplin yönetmeliği hayata geçirilmelidir. Buna ilave olarak ödüllendirici, teşvik edici uygulamalar da hayata geçirilebilir. Bu arada rehberlik öğretmenleri konusu çok önemlidir. Bu konu ile ilgili onlarca makale yazdım. Sonuçta okulda öğrencinin sığınacağı bir sırdaş olarak, kabul etmek gerekir.
Her şeyden önemlisi iyi niyettir. Eğer, siz hizmet etmek ve bu uğurda gelecek her türlü sıkıntıya katlanacak konumda yola çıkarsanız, başarmamanız için bir neden yoktur. Hadi o zaman ALLAH yardımcınız olsun...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi