Yapıcı bir üslubun olsun

Öyle konuş ki sözün Kur’an tabiriyle kavl-i ma‘rûf olsun. Bilgiye dayalı, anlamlı, gönül alıcı, olumlu, güzel, yapıcı ve meşru sözdür kavl-i ma’rûf…

Kur’an-ı Kerim’de her bir toplumsal katmana yönelik olarak nasıl bir tavır takınmamız ve nasıl bir söz söylememiz gerektiği açıkça ortaya konulmaktadır. Cenab-ı Hak yoksullara karşı ma’rûf üzerine söylenen bir sözün bazı durumlarda sadakadan daha hayırlı olduğunu bildirmiştir. “Söylenecek güzel bir söz (kavli maruf) ve bağışlama, eziyet ederek verilecek bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah zengindir, halîmdir.” (Bakara, 263)

Burada yoksullara, fakirlere karşı, bilgiye dayalı, anlamlı, gönül alıcı ve olumlu söz demek olan kavl-i ma’rûfu kullanmamız gerektiğini ifade edilmektedir.

Altı yerde geçiyor

Kavl-i ma‘rûf, Kur’ân’da altı yerde geçmektedir. Bunlardan birincisi, dul bir kadınla evlenme niyeti taşıyan kişinin iddet müddeti içerisinde örfe uygun meşru konuşmasının caizliğini açıklayan ayettir. (Bkz. Bakara 2/235) Bu ayette kavl-i ma‘rûf doğru, usulüne uygun söylenen yapıcı, anlaşılır, kırıcı olmayan, net ve açık, kötü düşünce ve ümitlere kapı açmayan meşru sözlerdir. (Bkz. İsmail Lütfi Çakan, “Hitabet ve İrşad Açısından Kur’ân-ı Kerîm’de Söz Çeşitleri”, I. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri, (1-5 Kasım 1993) (Ankara: 1995), I, s. 251.)

Kavl-i ma‘rûfun geçtiği ikinci yer, ihtiyaç sahiplerine yardım esnasında başa kakmak ve gönül incitmek suretiyle ecri zayi edilen bir sadakadansa “kavlün ma‘rûfun” (Bakara, 2/263), yani tatlı bir sözün daha hayırlı olduğunun söylendiği yerdir.

Kavl-i ma‘rûfun geçtiği üçüncü yer, kanadı kırık bir kuş gibi himayeye muhtaç yetimlere, yakın akrabaya, yoksullara karşı yine “kavlen ma‘rûfâ/ güzel söz ve tatlı dille” (Nisâ, 4/5) konuşulması istenmektedir.

Kavl-i ma‘rûfun geçtiği dördüncü yer, miras paylaşılan bir mecliste, orada bulunan fakat mirasta hakkı olmayan yakın-uzak akrabalara, yoksullara ve yetimlere güzel sözler söylenmesinin istendiği ayettir. (Nisâ 4/8)

Kavl-i ma‘rûfun geçtiği beşinci yer, kalplerinde hastalık olanların kendilerine savaştan bahseden açık ayetler indirildiğinde yapmaları gereken şeylerin söylendiği ayettir. (Muhammed, 47/20-21)

Vakarlı konuşmak

Kavl-i ma‘rûfun geçtiği altıncı yer, Peygamber Efendimiz’in eşlerine sosyal ilişkilerinde, kalbinde manevi hastalık bulunan kimselere karşı herhangi bir töhmete, fitneye veya yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için yine “kavlen ma‘rûfâ” (Ahzâb 33/32), yani yerinde ve uygun bir söz söylemelerinin istendiği şu ayettir:

“Ey peygamber hanımları! Kendinizi kötülüklerden korumanız şartıyla, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz.  Kalpleri hastalıklı olanları heveslendirecek edalı söz söylemeyin, daima yerinde ve uygun söz (Kavl-i maruf) söyleyin.” (Ahzâb, 32) Burada Peygamber hanımlarından yumuşak, tatlı ve cilveli bir edâ ile konuşmamaları aksine yapmacıktan uzak, vakar ve ciddiyetle konuşmaları istenmektedir. (Bkz. Prof. Dr. Ömer Çelik, Hakkın Daveti Kur’an-ı Kerim Meal ve Tefsiri) Dolayısıyla burada kavl-i ma’rûf ciddi ve oturaklı söz anlamındadır.

Burada bütün mümin kadınlara yönelik de bir mesaj vardır. Zira ayetin hususi olması, anlamının umumi olmasına mani değildir. Kur’an’ın, bütün zamanlara ve mekânlara şamil bir yönü vardır. Zira İslam, çağlar üstü mutlak bir nizamdır. Bu nizamdan, her çağın insanı, kendisine bakan yönünü keşfederek; bilgi, hikmet, irfan, tasavvur ve tefekküre dayalı olarak ve en uygun dili de kullanarak, toplumsal dönüşümün sağlanmasına katkı yapar

Makul ve yapıcı

Kur’ân-ı Kerîm’de geçtiği yerlere göre ufak farklılıklar göstermekle birlikte bir bütünlük içerisinde değerlendirildiğinde kavl-i ma‘rûf genel hatlarıyla şu anlamlara gelmektedir: İçeriği ve söylenme üslûbu, muhatabın içine ferahlık ve hoşnutluk veren, doğru ve usulüne uygun söylenen, kırıcı olmayan, yanlış anlamaya götürmeyecek şekilde açık ve net olan ve herkes tarafından güzelliği kabul edilen makul, meşru, yapıcı, zamanına ve yerine uygun düşen güzel sözler ve konuşmalardır. (Bkz. Ahmet Koç, “Dînî İletişim Bağlamında Kur’ân’da “Kavl” (Söz) Çeşitleri”, Diyanet İlmî Dergi, c. 44, Sayı. 4. (Ankara: 2008), s. 36.)

Kavl-i ma’rûf yani “güzel ve meşru söz” ifadesinin, Kur’an-ı Kerim’de, genel olarak mü’minlerin kendi aralarındaki çeşitli sosyal ilişkilerini düzenlemelerine yol gösteren ve yardımcı olan ahlaki bir kavram olduğundan bahsedilebilir. Aslında bu ibarenin kullanım şekli ve açılımı, söz-eylem bütünlüğü içerisinde de değerlendirilebilir. Yani, bu ifade,  her ne kadar güzel ve meşru söz anlamına geliyorsa da aslında nihai olarak kastedilen, belki de, eylemin de ma’ruf olması ve bunun da sonuçta üsluba, kullanılan dile yansımasıdır. Dolayısıyla kavl-i ma’rûf ifadesi, geçtiği ayetlerde özellikle inanan insanların toplumsal hayattaki rollerini ahlaki bir temele oturtmalarına yardımcı olan ve dışa yansıması da üslup olarak beliren irşadi bir ifade olarak görülebilir.

Bütün bu ifade edilenlerden sonra denebilir ki, ayetlerin genel olarak bağlamları göz önünde bulundurulduğunda, kavl-i ma’ruf, özellikle inanan insanların sosyal ilişkilerinde belirleyici olan, yol gösteren, kişinin içinde bulunduğu zamana, kültürel özelliklere ve sosyo-psikolojik şartlara göre içeriği değişebilen ama özünde “ma’ruf”un mevcudiyeti bulunan; aynı zamanda eylemsel bütünlüğü de kasteden, Kur’ani bir irşad kavramı, bir irşad dili özelliği olduğu söylenebilir. Genelde bütün insanların, özelde ise irşad görevini yerine getiren kimselerin konuşmalarında kavli-ma’ruf eksenli bir üslup geliştirmeleri, Kur’an’ın hedeflediği bir dilsel gerçeklik olarak görülebilir. (Esra Hacımüftüoğlu, Kur’an-ı Kerim’in İrşad Üslubu, s.29-33)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Şemsettin DURSUN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi