Acımasız bir sistem

Müslüman bir halkın içinde bulunduğu durumun ironisi aslında oldukça düşündürücü. Halkı Müslüman olan, yaşanan hayatın İslâm inancıyla birebir örtüşmeyen bir dünya. Genelde Batıcı ruha mensup olanlar eleştirilerini yaşanan sistemden çok insanların inançları üzerinden yapıyorlar. Kişinin özelde Müslüman olması sistemi asla aklamaz ve olumlamaz. Tuhaf bir biçimde yaklaşık yüz yıllık bir eğitimden geçmiş insanların, kültürleri, aile ilişkileri, cinayetleri, kapkaçları, hırsızlık ve yolsuzlukları sistemden değil de gelenekten olduğu sanısı uyandırılıyor. Kadın cinayetleri, sapkınlıklardan kaynaklananlar sanki İslâm’dan ve Müslümanlıktan kaynaklıdır gibi bir algı oluşturuluyor. Oysa bunlar bu sistemin çocuklarıdır.

İslâm inanç ve düşünüşünün insan üzerindeki etkileri, yaşama biçimleri göz ardı oluyor.

İslâm insanı kurtarma ve yaşatma ilkeleri üzerine kuruludur. Şair ruhlu olan, şiirin güzelliklerini yaşayan bir milletin acımasız katil ruhlu olması beklenemez.

Batı’nın hümanizmi ile insan olma birbirine karıştırılıyor. Bu da yanlış sonuçlara götürüyor. Hümanizm genel anlamda insan severlik ve insana değer verirlik olarak görülür. Batı insanı zaten kendisini üstün görüyor, kendisinin dışındakileri alt katmanlarda görüyor ve öyle bakıyor.

Savaşlar asla istisna olarak kabul edilemez. Batı emperyalizminin savaş alanları, öldürdüğü veya öldürttüğü insanların daha çok nerelerde olduğu görülmeli. Yüzünü Batı’ya çevirenler genelde Batıcı bir bakışla kendi insanını eleştiriyor ya da ön yargıyla bakıyor. Müslümanların birbiriyle olan savaş ve çatışmaları daha çok öne çıkarılıyor. Geçmiş on yıllar öncesinde Filistin sorununda Araplar küçümsenirken, kendilerini büyük görenler yakın zamanda Türkiye’de yaşananları ne yazık ki hâlâ hesaba katmıyorlar. Görmezlikten ve bilmezlikten geliyorlar.

Dünyayı sömürenler sadece maddî olarak sömürmüyorlar. Kültürel sömürgecilik çok daha baskın ve tehlikeli. Batı ruhuna teslim olmak onların yanlışlarını görmemek, emperyal gücü hesaba katmamak, silâh ve ilâç sektör ve sanayisini bilmezlikten gelmek ancak körlükle izah edilebilir.

Terör örgütleri dahası günümüz siyasal anlayışları İslâm ve Müslümanları temsil edemez. Laik, jakoben, sosyalist, kapitalist sağ, sol, muhafazakârlar aynı ruhun temsilcileridirler. Görünümde elbette farklılıklar vardır. Faizci sistemin koruyuculuğu ve sürdürücülüğü nasıl izah edilebilir?

Haram bir sistemin, yapının üzerinde bulunmak ve hele hele Müslüman olmak sistemi kurtarmaz. Faizci sistemden insanilik ve iyimserlik beklenmemeli. Çünkü insanı sömüren ve acımasız olan, haksız kazançlar elde eden bir sistem. Haram deyişimizin nedeni de budur. Çünkü bu sistem acımasızdır.

Gelirleri düşük olan insanlar korumasızdırlar. Ellerindeki az miktardaki nakitleri bile güvende değil ve olamaz. Faize ve enflasyona dayalı bu sistem karşısında her geçen gün küçülüyor. O azıcık mevduatını da götürüp faiz kurumlarına teslim ediyor. Bununla elindekini koruduğunu düşünüyor. O da devlerin bir yemi oluyor. Ne yazık ki bu insanlar bu küçücük mevduatlarını koruma altında tuttukları için de kendilerini güvende görüyor ve mutlu oluyorlar.

Biz kendimizi bildik bileli bir derin güç var. Bu güç insanlara nefes aldırmıyorlar. Görünürdeki sistem seçeneksizliği de tam anlamıyla bir başka çıkmazı oluşturuyor. Derin gücün gücü kimi zaman su yüzüne çıkıyor. 1970’li yıllarda gladio, belli bir dönemdeki patlayan Susurluk olayı, mafya ilişkileri, jitem gibi keskin ve ağır yapılar. Şu son zamanlarda ortaya çıkan skandallar. Bunlar bu sistemin iç ruhunu oluşturuyor. Bu jakoben güç her şeyin üzerindedir. Demokrasi, seçimler, insan hakları, hukuk bunların gölgesinde varlığını koruyor. Sistemin asıl yapısını oluşturuyor. “Militan demokrasi” sistemi asıl ruhunu jakobenlikle sürdürüyor. Onun asla dışına çıkılmasına izin verilmiyor. Bu İttihat ve Terakki ruhudur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi