HEKİMBAŞILIK - 2

Osmanlı Devleti’nde Ser Etibbâ, Ser Etibbâ-i Hassa, Reîsü’l- Etibbâ, Reîsü’l- Etibbâ -i Sultanî, Ser Etibbâiİ Sultanî, Ser Etibbâ-i Şehrîyârî ve Hekimbaşı adıyla anılan görevli, hükümdar ve alisinin özel hekimliğinin yanında bütün hekimlerin başı olarak sarayın ve devletin sağlık işlerini yürütmekteydi.[1]

Osmanlı devleti ’de hekimbaşılık kurumunun ilk olarak ne zaman ortaya çıktığı ve ilk hekimbaşının kim olduğu tam olarak bilinmemektedir. Orhan Gazi’den II. Bayezid’e kadar her padişahın kendi şahsi hekimi vardır. Ancak bu hekimler ülkenin sağlık işleriyle ilgilenmemişlerdir. Bu sebeple II. Bayezid Dönemi’nden önce bu kurumun tam olarak oluşmadığını söyleyebiliriz. II. Bayezid Dönemi’nde bu kurumun oluştuğunu ve ilk hekimbaşının Mehmet Muhyiddin Efendi olduğunu söylenebilir.[2] Ancak Mehmet Muhyiddin Efendi ve ondan sonra hekimbaşılık yapmış olan Hacı Hekim arşiv kayıtlarında reis-i etıbba olarak geçmemektedir.[3]

Şekil 1.Hekimbaşıları tasvir eden bir resim
“Hekimbaşılar statü olarak başlalalığa bağlıdırlar. Bu kişiler Enderun’da yetişmeyip yeteneklerine göre dışardan alınırlardı. Bu kişilerin sarayın ileri gelenlerinden olup sarayın Enderun kısmında bulunan Lala Kulesi’nde ikamet ederlerdi.”[4]

Hekimbaşılığa tayin edilen bir hekime ilk önce sadrazam sonra darüssaâde ağası ve 18. asrın sonlarında da padişah huzurunda hil’ât giydirilip vazifeye tayin edilirlerdi. Sadrazam tarafından hil’ât giydirilme sebebi hekimbaşıların Birun ricalinden olmalarıdır.[5]

Başlala’nın emrinde “Birun” ricalinden biri olarak çalışan hekimbaşılar, ihtisas ve şöhretleri dolayısıyla medreseden mezun ilmiye sınıfından, tıp sanatına vâkıf kişiler arasından seçilirlerdi. [6]

Cerrahane müdürü Ahmet Necip Efendi (1837-1839) ile İsmail paşa (1845-1848) dışında hiçbiri resmi olarak tıp eğitimi görmemişlerdir. Topkapı Sarayı’ndaki bir vesikada bu konudan şu şekilde bahsedilmiştir. “Hekimbaşılık işaret ve telhis ile değildir. Her kime murad-ı hümayunları olur ise huzur-ı hümayunlarında kürk ilbas buyurulurlar. Ba’dehü padişah kullarına gönderülüb onda kürk ilbas olunur. Ba’dehü bu dairelerine geldikten sonra Tekfurdağı hekimbaşılarına mahsus arpalık olmağla tevcih-i içün rikâb-ı hümayunlarına telhis olunur. Kâide-i kadim budur…” hükümdarlar istedikleri kişiyi hekimbaşı olarak atamışlardır. [7]

Göreve tayin edilen hekimbaşılar daha sonra ruûs defterine kaydedilirlerdi. İlk dönemlerden itibaren padişahın eceli ile ölmesi durumunda hekimbaşı başarısız sayılır ve görevden azledilirdi. Ancak padişahın tahtan indirilmesi halinde ortaya çıkan padişah değişikliği durumunda hekimbaşı görevine devam ederdi.[8]

Hekimbaşılık 500 akçe mevleviyetlik bir memuriyettir. Hekimbaşılar ilmiye sınıfı mensupları olduğu için Anadolu ve Rumeli kazaskerliği görevine kadar yükselebilirdi. Ayrıca müderrislik, kadılık gibi görevlerde yaparlardı.[9]

Şekil 2. Topkapı Sarayı'nda bulunan Başlala Kulesi
19. yüzyıla kadar Topkapı Sarayı Enderun kısmında bulunan Başlala Kulesi’nde ikamet eden hekimbaşılar, padişahın ve ailesinin ilaçlarını buradaki eczanede Başlala Kullukçusu ve Zülüflü Baltacının idaresinde kendi yazdıkları tarife göre hazırlatırlardı. Yapılan ilaçlar kâse, hokka veya kutulara konup sarıldıktan sonra üzerine kullanma tarifnamesi yazılarak Başlala ve Hekimbaşı tarından mühürlenirdi.[10]

Hassa hekimleri, cerrahları ve kehhallerin tayin, azil ve ücretlerinin arttırılması hekimbaşının arzıyla olurdu. Müneccimbaşı ve müneccim-i sâninin tayini de hekimbaşının arzıyla yapılırdı.[11]

Savaş dönemlerinde eğer padişah ordu ile sefere çıktıysa hekimbaşı da sefere padişah ile sefere birlikte iştirak eder. Eğer padişah sefere katılmayıp yerine sadrazamı sefere gönderir ise hekimbaşı sefere katılacak olan hekimleri belirlerdi ve bunların tayinini yapardı.[12]

Devamı gelecek...



[1] BAYAT, “a.g.e”, s.3
[2] İHSANOĞLU, “a.g.e”, s. 256
[3] Erhan AFYONCU, “Osmanlı Hekimbaşıları Ve Hassa Hekimleri”, Osmanlılarda Sağlık, C.1, Coşkun Yılmaz-Necdet Yılmaz Ed., Biofarma Yay., İstanbul, 2006, S. 85
[4] Ali Seydi Bey, “Teşrifat ve Teşkilatımız”, Tercüman 1001 Temel Eser, Kervan Kitapçılık, s.119
[5] İsmail H. UZUNÇARŞILI, “Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı”, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1998, s.365-366
[6] Erhan AFYONCU, “Osmanlı Hekimbaşıları Ve Hassa Hekimleri”, Osmanlılarda Sağlık, C.1, Coşkun Yılmaz-Necdet Yılmaz Ed., Biofarma Yay., İstanbul, 2006, S. 85
[7] Ali Haydar BAYAT,”Osmanlı Devleti’nde Hekimbaşılık”, Osmanlı ansiklopedisi, c.8, Ankara, 1999 s.490
[8] İHSANOĞLU, “a.g.e”, s.256
[9] SARI, “a.g.m.”, s.163
[10] İHSANOĞLU, “a.g.e”, s.257
[11] AFYONCU, “a.g.m.”, s.85
[12] BAYAT, “a.g.e.”, s.8

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail AY - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.

04

Lawyer - Tarihimiz konusunda bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkürler hocam. Devamını bekliyoruz.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 14:51
03

Özlem Köç - Yine başarılı bir çalışmaya daha imza atmışsınız hocam . Hekimbaşılık müessesini bu faideli bilgiler eşliğinde yazmışsınız emeğinize sağlık.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 12:59
02

Cemil İneuçu - Maşallah hocam biran önce devamını bekliyoruz ?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 12:57
01

Zeynep Küçükoğlu - Merakla devamını bekliyorum hocam…

Faydalı bilgiler için çok teşekkür ederim emeğinize sağlık…

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 12:31


İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi

Anket Erzurumspor Süper Ligde kalabilirmi ?