Büyüdük! Ama nasıl?

TÜİK’in açıklamalarına göre yılın ilk çeyreğinde %7 nispetinde büyümüşüz. Bu habere sevinsek mi, bravo mu desek ya da maşallah, barekallah, nazar değmez inşallah mı desek. Deriz demesine ama madalyonun öbür yüzüne baktığımızda durum tam tersini gösteriyor. Eğer dedikleri doğru olsaydı, maşallah da derdik, bravo da derdik. Takdir etmeyen de namerttir derdik. Ya Allah aşkına gerçeklere bir bakalım da hayal dünyasından çıkalım. TÜİK’in açıkladığı, iktidarı memnun etmek için ortaya koydukları bir tablo olsa gerek. Evet, büyümüşüz. Ama nerede? İşte işsizlikte büyüdük, zirvedeyiz. Mağdurlar ordusu oluştu büyüdük. Enflasyon canavarı yakamızdan düşmüyor, boğulduk. Ekonomi can çekişiyor, komada. Döviz, altın aldı başını gidiyor, rekorlardayız. Esnaf pandemiye teslim oldu, intihar vakaları hiç olmadığı kadar arttı. Diyeceksiniz ki hiç mi müspet gelişme yok. Var elbette. İşte o da gerçek manada büyümek sadece nüfusumuzdaki artıştır. Yukarıdaki olumsuz tablonun birinci derecedeki müsebbibi ise iktidarın yanlış politikaları ve söylemleridir.

Siyaset dilinin bugünkü kadar kirlendiğini tarih yazmamıştır. Hakaretvari konuşmalar, rakiplerini aşağılama, tehdit etme, hedef gösterme, kutuplaştırma, ayrıştırma gibi gayr-i insani ve ahlaki her türlü nahoş durumu yaşatıyorlar bu millete. Aslında bunu, bu millet hak etmiyor. Gün olmuyor ki gündem bir sansasyonel olayla değişmesin. Bir başka mecraya kaymasın.

Şimdi bugünlerde sosyal medyada en çok izlenen malum şahsın videolarındaki iddialar yenilir yutulur türden değil. Bu iddialara muhatap olan Bakan, hâlâ görevde. İstifa etme gibi bir erdemliliği gösterememiştir. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar iddia ve şaibeye muhatap olan kişilerin görevde kaldığı görülmemiştir. Bizde ise tam aksine bu türden insanlar mükâfatlandırılıyor. Bundan ötürü de cesaretleniyorlar ve yolsuzluğun, hırsızlığın, arsızlığın ardı arkası gelmiyor. Bu hususta da geliştik, büyüdük, hatta dünyada birinciyiz desek mübalağa olmaz!..

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un fethini kutladık. Evet, o tarihlerde dünyaya hükmediyorduk. Şimdilerde ise üç buçuk soysuza söz geçiremiyoruz. Mavi Marmara olayının üzerinden tam 11 yıl geçti. Katil İsrail’in katlettiği 10 vatan evladı şehit oldu. Ne yazık ki, bunların kanı yerde kaldı. Kimseye hesap soramadık. Milli ve şahsiyetli dış politika burada tezahür etmedi. Milli ve manevi duruşu, beraberliği, kardeşlik duygusunu kaybedince işte bunlar başımıza geldi.

Ne zaman ki söz konusu değerleri kazanırız, işte o zaman gerçek kalkınma, gerçek büyüme, milli ve şahsiyetli dış politika ve lider ülke konumuna geçeriz. Siyonist İsrail’in Müslümanlara baskı ve zulüm yapamadığı, katledemediği, çocukları öldüremediği huzurlu bir dünyaya kavuşmuş oluruz. İşte o zaman gerçek manada büyümüş oluruz. Vesselam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi