İSTANBULUN FETHİ RAHATSIZLIK VERMEYE DEVAM EDİYOR

 Bulunduğumuz toprakların ne kadar önemli olduğu, yaşanan son olaylarla bir kez daha ortaya çıkmıştır. O nedenle ister etrafımızdaki komşularımızdan olsun ister bu topraklara uzaklarda olan, diğer devletlerden olsun; bu coğrafyaya bakışları hep farklı olmaktadır.

Şu Fetih günleri şunu hatırlatmaktadır. Batı İstanbul'un fethini hiçbir zaman unutmamıştır, kabullenememiştir. İNGİLİZLER İSTANBUL' U 1916’DAN İTİBAREN yaklaşık yedi yıl işgal etmelerine rağmen, istediklerini elde edememenin rahatsızlığını yaşamaktadırlar. Ektikleri tohumlar istedikleri meyveyi vermemiştir.

Bütün bunlar devam ederken; Ülkemizdeki kimi şahıs ve tüzel kişilerin, kendilerinin amacı ne olursa olsun; sözde barış yanlısı imiş gibi, Batıya destek veren açıklamalarına; herhalde batılı yetkililer kıs, kıs gülmektedir. Olayların asıl nedenini anlamak için; bu topraklar üzerinde tüm komşularımızın ve komşu olmayan devletlerin asıl amacını bilmek gerekir. Yoksa; yaptığımız eylemlerle, söylediğimiz sözlerle, açıklamalarla gülünç durumlara düşeriz.

Bugün sürekli görüşmeler yapılmasına rağmen, Yunan bakanın ANKARA' da söylediği sözleri hatırımızda tutmamız gerekir. Aslında ara sıra bu tür çıkışlar yapmaları gerçek niyetlerini ortaya koymaktadır. Bence bu densizlikleri ara sıra yapmaları, Ülke insanının dikkatini, o yöne çevirmelerine neden olmaktadır. Kıbrıs konusundaki iki yüzlülüklerini bir kenara yazmak lazım.

Devletimiz büyük bir vefa örneği göstererek, Kıbrıs açıklarında araştırma yapacak olan gemilere, şehit edilen insanların ismini vererek karşı tarafa ince bir mesaj iletilmiştir. Türkiye Petrollerine ait sondaj destek gemilerine Kıbrıs'ta şehit edilen 3 kardeşin adı verildi. Tabip Binbaşı Nihat İlhan'ın oğulları Murat İlhan, Kutsi İlhan ve Hakan İlhan artık Mavi Vatan'da yaşatılacak. Teşekkürler...

Bir zamanlar Kıbrıs, dizisi de bu mesajın daha kuvvetli olduğunu hatırlatır.

Çünkü orada iki adet hava alanı vardır. Bu alanların Ülkemiz tarafından kullanılması gerçeği birilerini üzmektedir. Öyle ya, İHA ve SİHA’ların üssü olarak kullanılması o bölgedeki dengelerin değişmesine neden olacaktır.

Taksim camii açılışı birilerini rahatsız etmiştir. Neden? Aslında o bölgede oldukça yoğun kilise ve havra vardır. Onların varlığı senelerden beri kimseleri rahatsız etmezken, neden bu yapının yapılması anlaşılması güç yorumların ortaya çıkmasına neden olmuştur? Ortada bir hazımsızlık söz konusudur.

Senelerdir, Taksim bölgesi işgal edildi de haberimiz mi yoktur! Bu nasıl bir anlayıştır. O bölgedeki Ülke insanının kilise ve havraya ihtiyacı var ise; Camiye de ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç karşılanmıştır. Mesele bundan ibarettir. Yoksa O, bölgeye Türk bayrağı yerine başka bayraklar mı asalım? Yahut başka bayraklar asıldı da bizim haberimiz mi yoktur...

TÜM BU GELİŞMELER OLURKEN

Ülkemde ilginç senaryolar yaşanıyor. Ülkemizi karıştırmak adına içeriden ve dışarıdan servis edilen kimi konular, GİRİŞİMLER, aslında Ülke gündemi aslı olmayan gerçekliği olmayan konularla uğraştırarak, farklı bir mecraya çekilmek istenmektedir. Kaynakta bulunmuştur. Eski birtakım kapanmış dosyalar harlanmaya çalışılmaktadır. Bundan Ülkenin ne kazancı olacaktır? Asıl soru budur. Bunu gündeme getiren anlı, şanlı Vatan severlere bu soruyu sormak gerekir.

Bu girişimler, Batının ve ABD'nin değirmenine su taşımaktan başka işe yaramaz. Bu insanlar, Batı ve ABD kaynaklı oluşumların bölgeyi nasıl bir silah deposu haline getirdiğini görmezler. Görmek istemezler...

Devletimizin sınırımızı korumak adına oluşturduğu güvenlik koridoru birilerini epey rahatsız etmişe benzer. Son zamanlarda terör örgütüne indirilen darbeler de bu rahatsızlığın seviyesini yükseltmiştir. Artık, Suriye sınırından terörist geçişini sağlamak için yapılan, duvarın altından tüneller kazma girişimleri bunun en açık delildir. Çünkü o bölgede istediklerini yapamaz duruma düşmektedirler. Dünyanın gözü oradadır. O nedenle, bölgede ABD, RUSYA, FRANSA, İNGİLTERE, İRAN, HATTA ÇİN, hakimiyet alanını genişletme çabalarını göstermektedir. Bizim hemen yanı başımızda olan bu duruma kimi densizler, sessiz kalmamızı önerirler... O nedenle arka planlarında bağlı oldukları yabancı devletin yararına olan girişimlerde bulunma çaba ve gayreti içerisindedirler. Öyle ya beslenmelerini onlar temin etmektedirler.

Bölgede yükselen gücün TÜRKİYE olması, O bölgede hakimiyet kaygısı olan tüm güçleri bize karşı, aynı karede bir araya getirmiştir. Üstelik kimi satılık Ülke insanlarını da yanlarına almayı ihmal etmemektedirler... Öyle ya her avcının yanında mutlaka bir av köpeğinin olması gerekir.

GÖRELİM MEVLA NEYLER NEYLERSE GÜZEL EYLER...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi