ÇIRÇIR MAHALLESİ – 3

Mahallede benim çocukluğumdan tanıdığım ve isimlerini hatırladığım mahalle sakinlerini gelecek nesillere bir not bırakmak ve onları anma babında yazmaya devam ediyoruz.. Mahalle ile ilgili üçüncü bölüm olan bu yazımızda diğer aklımıza gelen büyüklerimizi, yaşıtlarımızı da eklemek istiyorum. Çırçır mahallesinin Yoncalık tarafında çıkan köşede Köşe bakkaliyesi Bakkal Naim Emiyi ve oğlu Ticaret Lisesinden sınıf arkadaşım Orhan’ı da anarak devam edelim. Bu meyanda Terzi Feğo abi, Kayakçı Yıldırım abi, Kardeş olan Sedri ve Bedri ağabeyiler, Necip ve Celal ağabeyiler, Fotoğrafçı Hayati abi, Kamyoncu Mevlüt emi, oğulları  ilkokul arkadaşım olan Turgay ve ağabeyisi Tuncay abi, Kızılaycı Fayığ emi ile oğulları Metin ve Çetin, Kervancıoğulları ve oğlu Osman, Canbaz Möhsin emi ve oğulları Südo emi ve oğulları, Kürt Ehmo ve oğulları Selahattin ve Necati emiler, Nuri emi, Bekir emi, Dadaş İlhami ve oğlu Harun,  Dadaş Necati, Sesi güzeldi, Cuma günleri salası meşhurdu.( Geçtiğimiz haftalarda rahmetli oldu. ) Kasap Tahsin emi, Kasap Nurettin emi ile oğulları Arif, Kerim, Erdoğan, Rehem emi ve oğlu İbo, Talip emi ve oğlu Fotoğrafçı Lütfi, Nejmi emi ve oğulları Fahrettin. ( Mavi gözler ) Gazeteci Ramis emi. Zöhre Hoca, Davulcu Daştan, Sebzeci Seleheddin emi, Elektrikçi Zeki emi, Kayakçı Nejdet Tosun, İlyas eminin oğlu Burhanettin abi, Duvar ustası Şaban emi,  Limoncu Memmet Emi, İtfaiyeci Ramis Emi, Oğlu Sedo. Marancı, kadayıççı Bahaddin ağabeyi, Adliyede Katip Hüseyin Emi, Rençber Naim Emi, Tuğlacı Rüstem ağabeyi, İnşaatçı Hilmi Ağabeyi, Askeriye Hamamında Muheddin Emi, Oduncu Bahattin Ağabeyi, Bekir Ağa Çeşmesinin orada Tuğlacı Cazim ve oğlu kunduracı Abamüslim, Etem Karakuş ve oğlu Yusuf Karakuş. Aynı sokakta Almancı Kıyas, Eleketrikçi Yusuf  ( Aşağı mumcuda elektrikçi dükkânı vardı ) Çiftçilik yapan Haydar emi, Kasap Memmet emi, Elektrikçi Kemal, oğlu Nejdet, Servet, Nihat, Zati, Fahrettin. Terzi İhsan ve oğlu Emin. Yük taşıyıcı Murat Emi, Maksut Ağabeyi oğulları Mensur, Sırrı, Rıfkı, Lütfü, Metin. Sıtkı Leylek, onun oğulları Çetin ve Aslan Leylek. Yük taşıyıcı Ali Emi. Kara Turan ve oğulları Raci. Haci Durdağı oğulları Tahsin Erol. Radyo Tamircisi Zeki Uçar ve oğulları Ömer Uçar. (Ulucami’nin arada radyo tamircisi dükkânları vardı.) Hasan Ördek Emi, oğlu Burhan, Turgut ve Baki ağabeyiler, kardeşi Ekrem, Aydın. Albayrak Matbaası sahibi Hurrem Tutar. Arabacı Rezzak emi. Aziz Yuvaşen ( Tarihi evde oturan oğlu İdris Yuvaşen. Ramiz eminin dükkânı vardı, Remzi eminin evini alan Hacı Salih Efendi. Hadi Vuraler, Casim Vuraler’lerin evleri. Çırçır meydanında Görçeklerin evi. Saatçilerin evin bahçe duvarında tarihi çeşme. Burada küçük bir dükkân vardı. Leblebi tozu, keçiboynuzu vs. satılırdı. Yeşil renkli 66 şavrelesi olan Memmet Emi. Suci Memmet emi ( Belediye de çalışırdı. 93 Yaşlarında. Çeşmeler ve su ayakları hakkında bilgi sahibiydi. ) Behçet Mahir ( Meşhur Meddah ), Bahattin Kantarcı ( Fötor Bahattin ) İnşaatçıydı, lüks ve temiz giyinirdi. Oğulları Sabahattin, Selehattin, Sabahattin ( Fındık ) İller Bankasının arka tarafında Şeref Tutaç ( Necati, Yılmaz, Hasan kardeşlerin babaları ) Alt tarafta arabacı Salim Emi, tuğla ocaklarından tuğla çekerdi. Yine onların alt tarafında Duduligil. Onların evin karşısında Hanım abla. Hanım ablanın oğulları Ekrem ve Şadi ağabeyiler. Zanka Niyazi pala bıyıklı payton koşardı. Kış aylarında paytonu kızaka çevirirdi. Yan taraflarında arabacı Ziyettin ağabeyi. Onların yanında Ehramcı Lütfi oğlu Adnan. Sokağa ehram tezgahı kurardı. Zabit emi ve oğulları, Fikri, Şükrü, Fevzi, Lütfi. Demirci Hüsnü Ağabeyi Bayram Tutaç’ın halasının oğlu. Hüsnü ağabeyinin oğlu Zafer.  Abamüslim emi, at arabası ile tuğla taşırdı. Oğulları Kadir, Abit, Alaaddin, Seco, Bitişiğinde Muhtar Yaşar emi. İlerisinde Uzun boylu Felek.  Halde çalışırdı. Karşılarında Çatılı ev. Çatılı evin arka tarafında Feramuz ağabeyi. Oğulları Zeki, Şakir Zakir. Demirci Abit Emi. Fariğ Emi Oğulları Memmet, Hadi, hanımı sınıkçı idi. Ayakkabı kundura tamircisi Casim emi, oğlu Turgut ( gugi ) Atilla ağabeyi. Hotelci Yusuf. Oğlu Molo, Hayrettin. Talip, Galip, Metin. Zeki ve Zekayi ağabeyiler. Şahmettin Tutaç ( Gobbik Şahmettin ) Oğulları Bayram ve Sadrettin Tutaç. Sadrettin ortaokuldan sınıf arkadaşımdı. İyi saz çalardı sesi güzeldi. Rahmetli oldu. Ve adını şimdi hatırlayamadığım nice Çırçır Mahalleliler. Bu büyüklerimden ve yaşıtlarımdan hayatta olanlara sağlıklı uzun ömürler, vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum.

Hanımlardan şu an aklımızda olanları yazalım. Sultan abla, Zennure abla, Lutiye  abla, Rukiye abla, Ruhuye abla, Azize abla, Türkan abla, Refiye abla, Telehe abla. Ganime abla. Perihan abla.

Yaşlılardan Sayali nene, ifakat nene, Möhdo nene. Asırlık bu büyüklerimiz ebedi âleme göç ettiler. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum.

Sözün burasında Çırçır’ın her sokağı ayrı bir alemdi, kendine has özellikleri, güzellikleri vardı. Kiminde top, kiminde holla çelik, kiminde biliya, kiminde aşşığ, kimide fırfırık oynardık. Kızlar yere çızdıkları çızgıda oynar, ip atlardılar. Tek ayak çizgiye basmadan sekerken ağızlarında kafiyeli cümleler söylerdiler. Yine ip atlarken saydırırlar, saydırırken manalı, hoş sözlerle oyunlarını süslerdiler.  Çocuklarda oyuncak namına şunlar vardı: Hıfzısıhhanın oradan topladıkları iğnenin mantar tapaları, demir telden yapılmış gındillik ve çember, bezden yapılmış bebeklerdi. Tahtadan yapılmış altları çemberli yada demirli ğızzek ( kızak ) bu ğizzeklerin üstüne post sarılı ve gösterişli yapılanlarına posta denilirdi.

En meşhur oyunlarımız itti bitti, elim sende, here here hestani, holla çelik, yakan toptu. Mahallede birbirimizi ıslatma yarışları yapardık. Hatta işi biraz daha ileri götürür, havuz başındaki havuza bile atardık birbirimizi. Çok dövüşürdük ama küsülerimiz çok çabuk biterdi. Çocukların dövüşüne büyükler taraf olmazlar, karışmazlardı. Çocuklar mahallenin bütün büyüklerinden korkardı, sayardı. Mahallede yoksul insan yoktu. İyi kötü herkesin hali vakti yerindeydi. Yardımlaşma ve dayanışma vardı. O zamanlar yılbaşı kutlamaları yapılırdı. Birkaç ev bir eve toplanırdı. Meyveler yenir, hindiler pişirilir, dolmalar hazırlanırdı. Börekler açılır, baklavalar tepsi ile gelirdi önümüze. Televizyon yoktu. Gençler yüzük oynardı. Çocuklar tüddi ( Tüttü ). Kavurga kavrulur, sokaktan godide beşe ( mısır patlatması ) godi ile kupa, kupa alınırdı. Kurban bayramlarında kesen kesmeyen ayrımı yapılmadan et sini sini dağıtılırdı. Aşure günlerinde tabak, tabak aşureler komşu komşu gezilirdi. Pişen yemeklerin kokusu sokağı sarardı ve kokusu ulaşan evlere pay gönderilirdi. Mahalleden ölen oldu mu yası tutulurdu. Haftalarca radyolar açılmaz, düğünler ertelenirdi. İnsanların kaynaştığı, hemdert olduğu güzel günlerdi o günler.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nizamettin KORUCU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.

03

Burhan Örten - Arkadaşım maşallah bu nasıl hafıza ben doğma büyüme çırçırlıyım saydıklarının çoğusu aklıma gelmiyor.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 10:53
02

Zafer Aras - Dede evlerini atlamışsınız amcam ELBEYİ ,TURGUT , HASAN ,HÜSEYİN,ZÜLKÜF BABAAM FİKRET DEDEMİN İSMİ HACI İDİRİS

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 00:11
01

Hilmi Dabak - Kardeş güzel olmuş ama ben birini bile hatırlamadım. Sen nereden buldun nasıl hatirladın bu kadar ismi. Şu bizim mektebinde anlatabilirmisin.ticaret lisesi ve 6D sınıfını. selamlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Mayıs 23:36


İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi