ÇIRÇIR MAHALLESİ – 2

Mahallemizin farklı özellikleri olan bakkalları vardı. Lemiye ( Lamia ) ablagilin bakkalı; keçiboynuzu, kırık leblebi, leblebi tozu, sımışka aldığımız yerdi. Bakkalın asıl işleticisi Hacı Mahmur ( Ahmet ) emi; sakalı, başındaki mahraması ile tam bir Erzurum ihtiyarı idi. Elimize sarı 5, 10 kuruşlar geçti mi, soluğu burada alırdık. Bakkal Dursun eminin dükkânı çeşit olarak daha zengindi. Bir evin gıda ve zaruri ihtiyaçlarının çoğunu karşılayabilecek durumdaydı. Babam yaz kış Dursun eminin dükkanından ayrılmazdı. Güzel sohbetlerini sobada demlenen çay ile süslerlerdi. Diğer bir bakkalımız da, Çırçır camisi meydanına yakın yerdeki Fındıkçı Feğo’nun dükkânıydı. O zamanlar bakkalların veresiye defterleri vardı. Mahallede her evin de ayrıca bir cep hesap defteri vardı. Bir ay boyunca yapılan alışverişler hem müşterinin küçük defterine, hem bakkalın büyük defterine işlenirdi. Ay sonu hesap toplanırdı. Aylıkçıların masraf kalemlerinin başında bakkal hesabı vardı. Aybaşlarında bu hesap kapanır, yeniden açılırdı. Sıkıntısı olanı, hasta olanı bakkal bir, iki hatta iki, üç ay idare ederdi. Fındıkçı Feğo;nun dükkanı büyük bir bakkaldı. O ikram sever, güler yüzlü bir insandı. Dükkânına babamla beraber her gittiğimde mutlaka elime bir şey tutuştururdu. O zamanlar deterjan ve yağ firmalarının hediye çekilişleri olurdu. Büyük bakkallarda bunun reklamlarını ve çekiliş hakkında “ Şuna araba çıkmış, buna para çıkmış “ gibi efsaneleşmiş rivayetleri dinlerdik.

Mahallemizde iki üç tane de gaz ve ispirto satan dükkânımsı küçük kulübeler vardı. Bunlardan İlhami emi ve kardeşi Hafız Ömer Eminin gaz yağı kulübesini hatırlıyorum. Halkın enerji ihtiyacı buralardan karşılanırdı. Evlerde yemekler gaz ocağında pişirilir, yıkanılacak su, yıkanacak çamaşırın suyu gaz ocağında kaynatılırdı. Aydınlanmada cam borulu gaz lambası kullanılırdı. Eskiden elektrikler sık sık kesilirdi. Elektriğin bazen bir iki gün gelmediği olurdu. Dolayısı ile gaz yağı her evin vazgeçilmez bir ihtiyacıydı. 1970’li yıllarda petrol istasyonlarında benzin kuyruklarında ellerinde iki kiloluk, beş kiloluk zeytinyağı teneke kutularıyla aynı zamanda gaz yağı almak için sıra bekleyen insanlar da vardı.

Bir dönem Erzurum kombinası mahallelerde et satım bayilikleri açmıştı. Buralarda et biraz daha ucuza satılıyordu. Bir gün mahallemizin aşağısında et kuyruğuna girmiştim. Saatler sonra sıra bana gelmişti. Et satan dükkânın elemanı sıramı araya giren sosyetik genç bir bayana verince itiraz ettim. Sen misin itiraz eden suratımda okkalı bir tokat patlamıştı. Eti almış ağlaya ağlaya evin yolunu tutmuştum.

Mahallemizde birçok evin bahçesi vardı. En meşhurları “Saatçigilin ve Lazların bahçesiydi. “Sıralı ağaç dizili bazı sokaklar zaten bahçe gibi idi. Bu sokaklarda tavuk, horoz, hindi, keklik, kaz, tavşan, güvercin besleyen evler olurdu. İlyas emi Rüzgar sokakta yaz aylarında ağaçların yanı başında iskemlesinde oturur yoldan geçenlere semaverde çay ikram ederdi. Çok güzel keklikleri vardı. Keklik kulübesi hemen evin önünde idi. İlyas eminin evinin yanında Gümüşhanelilerin geniş ve güzel bir bahçeli evi vardı. Sadece bir defa kısmet olmuştu bu bahçeyi girmek. Alt sırada komşumuz Dişçi Recep eminin evinin de gül dolu bir bahçesi vardı. Çeşit, çeşit çiçekler, bitkiler, ağaçlarla bezenmiş bir sanat eseri görünümündeki bu bahçeyi çok görmüşümdür. Annem komşuya maslahata gönderdiğinde buraya giderdim. Evin hanımı Rukiye abla insanlıklı bir kadındı, tabi güzel bahçelerinin hatırı da vardı. Karşımızda Özbeklilerin de evi bahçeliydi. Bu bahçede çocukluğumda annemle beraber semaver çayı çok içmişimdir. Bahçede oyun oynamamıza izin veren Özbekli teyzeyi de unutamam. Bu bahçeden günümüze kalan üç beş garip ağaç kesilecekleri günü bekliyor. ( Onlarında yerinde şimdi betonlar yükseliyor )

Çırçır mahallesinde kuş uçurtmak ta ayrı bir zevkti. Yine karşı komşumuz Zennure ablanın oğlu Naci’nin çok güzel güvercinleri vardı. Ben sekiz yaşında iken annemin emisi oğullanın köyü olan Bayburt’un Konursu köyüne gitmiştik. Bir aylık misafirlikten sonra misafir olduğumuz hanenin ağabeyisi ben ve abime iki çift güvercin hediye etmişti. Çok sevinmiştik lakin bu sevinç, coşku ve mutluluğumuz Erzurum’da iki üç gün sürmedi. Babam güvercinleri azat etti. Çok ağladık, kuşlar bu özlemimizi ve ayrılık acımızı hissetmiş gibi günler sonra geriye geldiler. Babam yine azat etti. Bu sefer beklememiz hazin nihayete erdi, bir daha dönmediler.

Büyük bir mahalle olan Çırçır’ın Araplar düzü namıyla anılan bir sahası vardır. Buraya neden bu isim verilmiş? Bizim yazacağımız bugüne kadar ki dağarcığımıza dolan bilgilerden kaynaklanan fakat sadece bir tahmin ve yorumdan ibaret olacak. Abbasiler döneminde Erzurum fethedilmiş. Arap süvarilerinin kışladıkları veya konakladıkları bir yer olabilir burası. Yine şehir bilgisi ile donanmış bir ağabeyimizden duyduğuma göre o dönemde Arapların şehri Bizanslılara karşı kuşatması sırasında yedi sahabe burada şehit olmuş. Dördünün kabrinin Araplar düzünde olduğunu söylemişti bana. Diğer bir hususta  Muhyiddin-i Arabi’nin bir süre burada meskun olduğu rivayet olunur. Günümüzde bu düzlükte inşa edilen Muhyiddin-i Arabi Camii ismi acaba bu vesile ile konulmuş olabilir mi? İşin aslının araştırılmasını şehir tarihçilerine bırakıp Çırçır Mahallesi sohbetimize devam edelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nizamettin KORUCU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.

02

Adnan Gömleksiz - Yüreğine sağlık Nizamettin. Bir anda bizlerde kendi mahallemize gittik. Her birimizin benzeri anıları vardır tabiki. Eskileri yaşattığın için teşekkürler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Mayıs 12:30
01

Orhan Mercan - Diline, yüreğine, kalemine sağlık olsun hocam...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Mayıs 17:54


İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi