Bu terazide adalet yok

Ülkemizde işsizliğin çözümünün çaresi, üretime dönük yatırımların olduğunu her aklıselim insan bilir. Lakin bunu uygulayacak kişilerde misyon, vizyon ve güçlü iradenin olması gerekir. Geçmişte ağır sanayi, savunma sanayi, yerli ve milli sanayi diyerek yurdumuzun dört bucağını fabrikalar ve sanayi tesisleriyle donatan anlayış, Milli Görüş’ün merhum Lideri Erbakan Hoca’mızın anlayışında mevcuttu. Şimdi zaman zaman bu gelenekten geldiğini ifade edenler, hatta mezarını dahi ziyaret etmeyi ihmal etmeyenler, maalesef bu anlayışın fersah fersah uzağındalar. Değil bu anlayışla yürümek, bugünkü icraatları ile bunun tam tersi bir düşüncede olduklarını ayan beyan ortaya koyuyorlar.

İşte Çevre Bakanı, “ Ankara’ya 4 milyon metrekare büyüklüğünde 19 tane millet bahçesi yapıyoruz” diyor. Şimdi sormak lazım, Sayın Bakan, yapmayı düşündüğünüz millet bahçelerinde kaç tane işsiz genç çalışacak, kaç aileye ekmek kapısı olacak? Bu ve buna benzer daha nice boşa giden, gösteriş odaklı yatırımlar yapılıyor. Ama bunların hiçbirisi işsizin, yoksulun, fakirin derdine çare değil. Bu tür park ve bahçe yapma işleri belediyelerin yapması gereken işler değil midir? Bu işleri hükümetin yapması hangi anlayışın ürünüdür? Olsa olsa makyaj yapma, göz boyama, şovlarla milleti aldatma, oyalama ve uyutma taktiklerinden başka bir şey değildir. Yani anlaşılan o ki, milletin derdine çare olamıyorsunuz, çözüm üretme yeteneğiniz yok, düştüğünüz bu durumdan çıkmak için çırpınıyorsunuz ama artık takatiniz yetmiyor. Çünkü çözüm, çare ancak Milli Görüş misyonuna dönmektedir.

Öbür taraftan bu çarpık anlayışın, taklitçi zihniyetin getirdiği bir örnek de engellilere götürülen hizmetlerdeki aksaklıklar. 2022 sayılı yasadan doğan haklarının önüne haksız ve anlaşılması zor, insani değerlerden uzak getirilen kriterler. Nedir bunlar? Engelli birey yıllarca iş aramasına rağmen iş bulamadığı gibi, söz konusu yasadan istifade etmek isteyenlere ailenin geliri asgari ücretin üçte birini geçmemesi kriteri konuyor. Hatta geçmişte hasbelkader yanlışlıkla söz konusu bu kritere uymadığı halde maaş alan engelliler tespit edilmiş ve aldıkları bu cüzi miktardaki paralar faizi ile birlikte geri alınmıştır. Bu anlaşılmaz kriter evde bakım hizmeti için de geçerli. Burada da ailede kişi başına gelirin asgari ücretin üçte ikisini geçmeme kriteridir. Konu engelli, yoksul, muhtaç olunca ince elenip sık dokuyan anlayış bir tarafa, diğer tarafta ne yazık ki bir takım burjuva sınıfı fakir fukaranın başında boza pişiriyor. Dolgun maaşla çalışan bürokrat ya da emekli bürokrat bir başka yerden de yine dolgun ikinci hatta üçüncü maaşları almaktalar. Bu ne ile izah edilebilir? Hangi adaletin terazisi bunu tartabilir? Toplum vicdanında nasıl karşılık bulur? Ya da toplum bunu nasıl sindirir? Bunu kamuoyuna bırakıyoruz.

Milli gelirin ne kadar adaletsiz ve haksız dağılımının çarpık bir örneği yukarda görüldü. Bu tür örnekleri çokça yazabiliriz. Lakin kıymetli vakitlerinizi almak istemiyoruz. Bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’ni içinde bulunduran Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi

Anket Erzurumspor Süper Ligde kalabilirmi ?