İslam Ahlak Esasları "DİYANET"

‘Diyanet’, sözlükte din, dini emirlere uymak, dindarlık anlamlarına gelmektir.
 
İslâm dini esaslarının başı ‘şehadet’ cümlesidir. İslâm’a girmek için iki şehadet kelimesini birlikte söylemek şarttır. İki şehadetten birincisi, “Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığına” ikincisi ise “Muhammed (s.a.s.)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna"
inanmak,şehadet etmektir. Kelime-i şehadet dediğimiz bu cümle İslâm dairesine girişin ilk kapısı ve ilk cümlesidir. Kelime-i şehadetin şehadet olabilmesi için de dil ile söylenen bu cümlenin kalp ile de tasdik edilmesi gerekir.İslâm dini, İtikad (İnanç sistemi), İbadet (Kulluk görevleri), Muamelat (Hukuk sistemi), Ukubat (Cezalar) ve Ahlâk esaslarıyla bir bütündür. Bunlardan bir tanesini dinin içerisinden çıkardığınızda ona İslâm demek mümkün olmaz. İslâm âlimleri, İslâm’ı büyük bir ağaca benzetmişler; ağacın köklerinin iman ve itikadı, gövdesinin ibadet ve muamelatı, onu budamanın ukubatı ve meyvelerinin ise güzel ahlâkı temsil ettiğini söyleyerek bu esaslardan herhangi birisinin olmadan İslâm olmayacağını kesin delillerle ortaya koymuşlardır.

İslâm’ın itikadî nizamı, muamelat hükümleri, emirleri, yasakları, cezaları ve ahlâk sistemini tam olarak bilmeyen ve yüzeysel bilgilerle İslâm’ı bildiğini zanneden kimi yarım hocalar, İslâm’ın İtikad, İbadet ve Ahlâk’tan ibaret olduğunu söyleyerek hatta bunu Cuma hutbelerinde dahi dile getirerek İslâm’ın ahkâm (muamelat) ve ukubat (ceza hukuku) hükümlerini bilerek veya bilmeyerek yok saymaktadırlar. Bu ise çok büyük bir hata olup bilerek yapılırsa o insanı iman dairesinden dışarıya çıkarır.
 
Allah (c.c.) katında geçerli tek din ve ‘Allah’ın başkasını kabul etmeyeceği din’ özellikleri, yalnızca son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’in tebliğ ettiği ‘İslâm Dini’nde vardır.Bunu ifade eden âyet-i kerimelerden bir kısmı şöyledir:
 “Bugün dininizi kemale erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm’ı seçtim!” 1
 
“Kuşkusuz ki, Allah katında geçerli din İslâm’dır!” 2
 
“Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, ondan asla kabul olunmaz ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur!” 3
Yukarıda mealini verdiğimiz bu üç âyet-i kerimeyi Müslümanlar her daim hafızalarında tutmalı, Hıristiyan ve Yahudilerin de kitapları muharref (değiştirilmiş) olsalar bile esas olarak ilâhî din mensubu (Ehl-i katap) olduklarını söyleyerek onları dost kabul etmeye çalışanlara bu âyetlerle cevap vermelidir. Kaldı ki onlarla dost olunamayacağına dair açık bir çok âyet-i kerime vardır.Müslümanların sürekli olarak yapmaları gereken ibadetlere ilişkin bazı âyet-i kerime mealleri ise şöyledir:

“... Güvene kavuştuğunuz zaman namazı tam kılın, çünkü namaz müminlere vakitli olarak farz kılınmıştır!” 4  âyet-i kerimesinin bildirdiği üzere belirli vakitlerde farz kılınan namaz, zekât ve İslâm’ın diğer farzları gibi şehadet kelimesi de İslâm’da kalmanın şartıdır.
Yüce Allah (c.c.) zekâtı, şirk ile küfür arasında zikrederek zekât vermemenin, şirk ve küfür türünden bir günah olduğuna işaret etmiş bulunmaktadır.
 
“…O ortak koşanların vay haline! Onlar ki zekât vermezler ve âhireti inkâr ederler!” 5
 
Kur’an-ı kerim’de salât (namaz) ve zekât ibadetleri çoğu kez beraber anılır ve aynı hükmü taşırlar. Örneğin: “Sizi şu yakıcı ateşe ne sürükledi? Derler ki: Biz namaz kılanlardan olmadık. Yoksula da yedirmezdik!” 6
 
Hac ibadetini terk etmek de kâfirlerin sıfatlarından sayılmıştır. “Yoluna gücü yeten herkesin o Ev’e gitmesi (haccetmesi) insanlar üzerinde Allah’ın bir hakkıdır. Kim inkâr ederse şüphesiz Allah bütün âlemlerden zengindir. (kimseye muhtaç değildir!)” 7

Bakara sûresinde, takva (Allah’ın azabından korunma ) oruç tutmaya bağlanmıştır. “Ey inananlar, öncekilere yazıldığı gibi (Allah’ın azabından ) korunmanız için sizin üzerinize de oruç yazıldı (farz kılındı).” 8
 
Takva, insanın kendisiyle Allah (c.c.)’ın azabı arasına koruyucu bir siper koymasıdır.
 
Büyük günahlar Kur’an-ı kerim’de sayılmıştır. Yalan söylemek, zina etmek, adam öldürmek, faiz yemek, içki içmek, kumar oynamak, iftira etmek vs büyük günahlardandır. Kur’an-ı kerim’de, yalan söylemek, necis (pis) olan putlara tapmakla bir tutulmuştur.
 
“Artık o pis putlardan ve yalan sözlerden kaçının!” 9
 
Zina hakkında da şöyle buyurulmaktadır: “Zina eden erkek, zina eden veya puta tapan kadından başkası ile evlenemez; zina eden kadın da zina eden veya puta tapan erkekten başkası ile evlenemez. Bunlarla evlenmek müminlere haram kılınmıştır!” 10
 
Bu âyette büyük günahlardan biri olan zina, müşriklerin yapacağı işlerden sayılmıştır. Mümin bir insanı öldürmek de, insanı Allah (c.c.)’ın gazabına, lanetine ve Cehennem’de sürekli kalmaya sebep olan büyük bir günahtır. Yüce Allah (c.c.) buyurmuştur: “Her kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası, içinde ebedi kalmak üzere (gideceği) cehennemdir!” 11
 
Faiz yiyenler de Allah (c.c.)’a karşı savaş açmış olur. İşte âyet-i kerime: “Ey inananlar, Allah’tan korkun, eğer inanıyor iseniz faizden (henüz alınmayıp) geri kalan kısmı bırakın! (artık faiz almayın). Eğer böyle yapmazsanız Allah ve Rasûlü ile savaşa
girdiğinizi bilin!” 12
 
İnsanoğlu, huzur ve rahatını sağlamak için Allah (c.c.)’ın dinini bizzat yaşamaktan, hayatını O’nun sistemine uydurmaktan, toplum nizamını Allah nizamına uydurmaktan başka bir tarafa yönelmemelidir. İnsan kendi başına bir nizam kuramaz, kurduğu takdirde kesinlikle Allah Teâlâ’ın evrende geçerli olan kanunları ile çatışacaktır. O zaman insanoğlu ezilmek durumunda kalacaktır. Bugün insanlık acı bir boşluğun huzursuzluğu içinde kıvranıp duruyorsa bu, ruhlardan iman gerçeklerinin silinmesinden ve beşer hayatının Allah (c.c.)’ın nizamından yoksun kalmasındandır.

Türkiye’de nüfusun %99’unu oluşturan Müslümanların dinî ihtiyaçlarının karşılanması, halkın batıl inançlardan korunması amacıyla bir devlet kurumu olarak Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur. Bu kurumun memurları İmam Hatip Lisesi ve İlâhiyat Fakültesi mezunlarından sınavla seçilerek alınmaktadır. Başkanlık ülkemizin en önemli ve büyük kuruluşlarından biridir.İşte diyanet, bir Müslüman’ın inandığı İslâm dininin bütün emir ve yasaklarına uymasının, bunun gayreti içinde olmasının, başka yönlendirme ve safsatalara itibar etmemesinin genel adıdır.

1 Maide sûresi, 5/3.
2 Al-i İmran sûresi, 3/19.
3 Al-i İmran sûresi, 3/85
4 Nisâ sûresi, 4/103.
5 Fussilet sûresi, 41/6-7.
6 Müddessir sûresi, 74/42-44.
7 Âl-i İmran sûresi, 3/97.
8 Bakara sûresi, 2/138.
9 Hac sûresi, 22/30.
10 Nûr sûresi, 24/3.
11 Nisâ sûresi, 4/93.
12 Bakara sûresi, 2/278-279.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Bilgen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi