ÜÇÜNCÜ İTTİFAK NEDEN OLMALI

   Bugünlerde siyaset cadı kazanı gibi kaynıyor. Ne zaman kaynamıyor ki diyeceksiniz belki ama, Cumhurbaşkanının Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı’nı ziyareti ile birlikte bu kazan iyice fokurdar oldu. Burda da en çok Saadet Partisi kaynar hale geldi. İnşallah ülkemiz için hayırlara vesile olur.

   “İki partili sistem oluşturmak” amacıyla yıllardır toplumu kutuplaştırma çabaları sonucunda iki parti olmadı belki ama, iki ittifak oluşturuldu. Biri Cumhur İttifakı, bir diğeri Millet İttifakı. Siyasetin kaynayan kazanında itifaklar, yerini ve konumunu korumanın yanında bir de karşı ittifakı nasıl bozarım, dağıtırım? çabalarını da görmek mümkün. Her iki ittifak da kendi yumağını büyütmek için özellikle medyayı da kullanarak, adeta milleti kutuplaştırma, ayrıştırma ve hatta kamplaştırma durumuna getiriyorlar.

   Siyasi menfaatler söz konusu oldu mu, milletin asıl derdi malesef bir kenara itiliyor. İşsizlikti ,yoksulluktu, enflasyondu, zamlardı, koronaydı diye bir dertleri ne yazık ki olmuyor. Medya bile kendi yandaşı olduğu siyasi görüşe göre haber yapıyor. Örneğin, yüksek enflasyona, pazardaki pahalılığa kılıf uydurarak, adına “zam şebekesi” deyip birilerini itham edebiliyor. Peki bu haber kanalına sormak lazım; petrole, doğalgaza, elektriğe, özel iletişim vergisine, köprü ve otoyollara gelen zamların şebekesi kimdir? Bu soruya nasıl cevap verecekleri merak konusu değil midir? Bu habercilik anlayışıyla toplumu kutuplaştırırken, kendileri de kutuplaşıyorlar. Bir grup iktidar yanlısı, diğer bir grup muhalefet...

   Hal böyle olunca bugünlerde bazı yaşanan olaylar adeta yetmişli yılları çağrıştırmaktadır. O yıllara özenen bir grup, siyasilere sokak ortasında saldırmakta, diğer bir grup da milletin inanç ve dini değerlerini ayaklar altına alarak fütursuzca ve küstahça saldırmakta ve adeta terör estirerek toplumun huzurunu bozmaktadırlar. Bütün bu sıkıntıların çözümünün var olduğunu siyasiler söylemekte ama bir türlü nasıl olacağı hususunu ortaya koyamamaktadırlar.

   Bizim düşüncemize göre bugünkü var olan ittifakların bir alternatifinin olması gerekir. Bu da geçmişte milletin mutluluğu ve refahı için nasıl çalıştığını her alanda ispat eden Milli Görüş ve onun kuracağı ittifak olabilir. Bu suretle kutuplaşmanın ve ayrışmanın da önü kesilmiş olur.

   Cumhur ittifakı kendisini merkez sağa yerleştirmişken millet ittifakı ise tamamı olmasa da sol ağırlıklı bir ittifakdır. Milli Görüş anlayışına göre ne sağ ne sol, en güzeli hak yol.

   İşte bu anlayış hak, hukuk, adalet, adil paylaşım, insan hakkı, milli ve manevi değerlere bağlılık bağlamında kendini ispatlamış ve bugün millet bunu hasretle arar duruma gelmiştir.

   Bütün bunlara bakıldığında üçüncü bir ittifakın oluşturulması bize göre artık kaçınılmazdır. Bir an evvel bu hususta harekete geçip söz konusu ittifakı gerçekleştirmek, emeği geçenler için büyük bir fazilet ve onur vesilesi olacaktır.

  Bu dilek ve temennilerle yazımızı bitiriyoruz. Rabbimden duamız odur ki, ülkemizdeki kutuplaşmalar ve ayrıştırmalar bir an evvel son bulsun, millet huzura kavuşsun. Amin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi