HER ALANDA AHLAK, HER ALANDA MANEVİYAT

Müslümanların küresel anlamda güçlerini kaybetmesiyle birlikte insanlık her noktada kriz ve buhranlar yaşar hale gelmiştir. Kriz ve buhranlara çözüm olacağı umulan Batılı ve batıl ideolojiler, insanlığı kurtarmak yerine daha çok hüsrana ve buhrana sürüklemiştir. Özgür, modern ve müreffeh bir hayat vadeden Batı uygarlığı, kan, zulüm, gözyaşı ve ahlaksızlıktan başka bir şey ortaya koyamamıştır.
 
Durumumuz

Müslümanlar, imamesini kaybetmiş tespih taneleri gibi dağılırken kendilerini üstün kılan her türlü değeri terketmeyi ilerleme sanarak özbenliklerinden uzaklaşmışlardır. Böylece İslam ülkelerinde idari, sosyal ve ahlaki çöküş başlamıştır. Bu çöküşü önleme noktasında ortaya konan gayretler maalesef yetersiz kalmış ve İslam alemi bütün unsurlarıyla Batılı ve batıl düşünce ve hayat tarzının tahakkümüne teslim olmuştur.

"Modernizmden Etkilendik"

Modern düşünce ve hayat tarzı, kendisini merkeze alarak kendi dışındaki düşünce ve hayat tarzını çağdışı, gerici, yobaz gibi tanımlamalarla devre dışı bırakmaya, itibarsızlaşmaya çalışmış ve maalesef büyük oranda başarılı olmuştur.
 
“İlim Erbabı ve Aydınlara Büyük Sorumluluk Düşüyor”

Yeniden İslam’ın her alandaki hayat veren ilkeleriyle insanlığın hayat bulması adına en başta Müslüman yöneticilere; “Oku!” emrine iman eden, “Kulları içinden ancak âlimler, Allah'tan (gereğince) korkar.” (Fatır, 35/28), "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu!", “Doğrusu ancak akıl iz’an sahipleri bunu anlar.” (Zümer, 39/9) ilahi fermanları gereğince ilim yolunda hayatlarını ortaya koyan ilim erbabına ve aydınlara çok büyük sorumluluklar düşmektedir: Toplumda yaşanan olumsuzlukları önlemek; toplumda maruf olanı yaymak; adil, müreffeh ve huzurlu bir toplum oluşturmak, toplumun genel inanç ve ahlaki değerlerini korumak, bu değerlere yönelen her türlü saldırıyı hukuk içerisinde bertaraf etmek...

"İlkelere Uymalıyız"

Müslüman yöneticilerin, adalet, liyakat ve ehliyet gibi temel ilkeleri yönetim tarzı olarak benimsemek; toplum içinde de kötülüğü, fuhşiyatı, günahı ve ahlaksızlığı önlemek gibi ahlaki sorumlukları vardır. İlim adamlarının ise kendi alanlarında ilmi bir disiplin içerisinde çalışmalarını sürdürme, topluma ilim, amel ve ahlaklarıyla örnek ve önder olma vasıflarının yanı sıra toplumdaki yanlışları düzeltmek, doğruları yaymak adına “Emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münker (iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak)” gibi bir insani ve İslami sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklarını yerine getirmeyen yöneticiler, ilim adamları ve aydınlar tarihi bir vebal altındadırlar.

“İlim Adamlarına Yönelik Linç Kampanyaları Kabul Edilemez”
 
Halkının kahir ekseriyeti Müslüman olan ülkemizde son dönemde toplumda var olan yanlışlıkları, ahlaksızlıkları, aksaklıkları; “Emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münker” görevlerinin bir gereği olarak dile getiren ilim ve vicdan sahibi ilim adamlarının sözleri, belli mihraklar tarafından çarpıtılarak, bağlamından koparılarak bir linç kampanyasına dönüştürülmektedir. Söylenilen sözlerde bazen üslup sorunu olsa da bu, hakikati değiştirmemektedir.

"Âdil Şahitler Olmalıyız"

Müslümanlar kendisi, sevdikleri, partisi, lideri aleyhine de olsa Hakkı ayakta tutan şahitler olmak zorundadır. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”(Nisa, 4/135)
 
“Ahlaksızlıklara karşı halkı ve yöneticileri uyarmak akıl, vicdan ve iman sahibi her Müslümanın görevidir”
 
Ülkemizde yaşayan herkes şu gerçekleri kabul etmelidir ve ona göre hareket etmelidir:

Bu topraklar, şehit kanlarıyla elde edilen aziz İslam topraklarıdır. Herkes İslam paydası altında kardeşçe yaşamak durumundadır. Kendisini Müslüman olarak tanımlayan herkes, aziz İslam dininin ve Müslümanların kutsal değerlerine saygı duymalıdır. Kendisini başka bir dine ait hissedenler de aynı şekilde saygı duymalıdır.
Müslümanların kutsal değerlerine saldırmak,  düşünce ve fikir özgürlüğü olarak değerlendirilemez. Hiçbir özgürlük, başka birinin kutsalına saldırmayı mazur ve makul gösteremez.
Toplumda yaşanan ahlaksızlıkları, aksaklıkları, yanlışlıkları izale etmek öncelikle bu ülkenin Müslüman yöneticilerine düşmektedir. Üslubunca bu ahlaksızlıklara karşı halkı ve yöneticileri uyarmak akıl, vicdan ve iman sahibi her Müslümanın görevidir; toplumu aydınlatmak gibi büyük sorumlulukları olan ilim adamları için tarihi bir zorunluluktur.

Yönetim kadrosundakiler, insaf ve iman sahibi ilim adamı ve düşünürlerin bu tür tavsiyelerini dikkate alıp düzeltme yoluna gitmelidirler. Ancak bazı yöneticiler bu tür tavsiyeleri dikkate almak bir yana söylem ve eylemleriyle linç operasyonuna katkı sağlamaktadır.

“Ahlaksızlıkları düzeltmek, her Müslümanın görevidir”

Ahlaksızlıkları dile getiren bir akademisyenin sözünü, linç kampanyasına dönüştürmek, birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde ancak düşmanların amaçlarına hizmet eder.

“Önce Ahlak ve Maneviyat” düsturunu kendisine şiar edinen Din Görevlileri Birliği Derneği olarak “Her Alanda Ahlak, Her Alanda Maneviyat” diyoruz. Toplumun bütün kesimlerini, İslam’a ve bizi biz yapan değerlere saygılı olmaya; ahlakımıza, ailemize ve geleceğimize karşı yürütülen her türlü saygısızlığa, ahlaksızlığa karşı topyekûn mücadele etmeye davet ediyoruz.
 
Din Görevlileri Birliği Derneği

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Bilgen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi