Avrupa modernitesi ve aile kurumumuz

Değerli arkadaşlar;

Din, ahlak, tarih ve geçmişte bilim adına yaptığımız her şeyi inkar eden; eline geçirdiği imkanlarla Milletimizin gözünde onu aşağılayan, yok sayan; böylece ‘KİMLİĞİMİZİ değiştirmeğe, bizi bölmeğe ve birbirimize düşürmeğe çalışan; monolistik, tekelci ve tahakkümcü; nesnel olamayıp hep öznel kalan; içerisinde, insanlığın maddi ve manevi bütün varlıklarına göz dikmiş, koyu bir Avrupa ideolojisini taşıyan; kendisini çok büyük gören, ama aslında bir grup Avrupa burjuvazisinin, insanlığı istismar ve sömürü aracı olarak kullandığı; insanlığa kendisini hep melek yüzlü olarak göstermeğe çalışan ama aslında ‘kuzu postuna bürünmüş VAHŞİ bir AYI olan Avrupa Modernite’si, bütün dünyaya yaptığı gibi, iki asırdır eğitimsel, kültürel, bilimsel ve teknolojik olarak bize de saldırmaktadır. Bu saldırıyla o, hem insanlığı inançlarından ve geleneklerinden koparıp kimliksizleştirmek ve böylece daha rahat sömürülür noktaya getirmek, hem de ellerindeki maddi ve manevi bütün imkanları, çeşitli yollarla alıp götürmek, böylece sömürü makinesini daha da kuvvetlendirmek istemektedir.
Son iki asırda O saldırırken, bizim de Medeniyetimiz ve kurumlarımız zayıflamış, 20. Yüzyılın başında da kültürel anlamda kaybetmiştik.
Yeni yeni belli kurumlarımızı yeniden kazanmağa başladık ama, Millet olarak elimizde uzun zaman sadece AİLE kurumu kalmıştı. GÜÇLÜ AİLE YAPIMIZ İLE İKİ ASIRDIR BU EMPERYALİST SALDIRIYA karşı koymuştuk. İnancımızın, tarihimizin ve dünya görüşümüzün İstiklal ve koruma mücadelesini ‘pasif direniş’ şeklinde de olsa BÜYÜK ÖLÇÜDE AİLE KURUMU ile vermiştik. İstiklal Marşımız’da bahsedilen o ‘en son ocak’, işte bu ailedir. Her millet içi öyledir ama AİLE Bizim için çok daha önemlidir. İŞTE Bugün o Ocak yani ÜLKEMIZDEKİ AİLE KURUMU, hem kendi varlığını sürdürme yönünden sorunlar yaşamakta, hem de medeniyetimizi yaşama, yaşatma ve yeni nesillere aktarma yönünden zayıflamaktadır. GİDEREK BU İŞLEVİNİ yerine getiremez, hale glmektedir. O yüzden AİLE’yi ve Ailenin İnancımızı, tarihimizi ve kültürümüzü yaşama, yaşatma ve yeni nesillere aktarma yönünü daha da kuvvetlendirmemiz gerekmektedir. Toplum ve Devlet olarak bunu yapmak ve başarmak zorundayız. Aksini düşünmek bile çok çok kötü. Allah korusun
Selam, sevgi ve dualarla

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Özyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi