TÜRK DEVLET AKLI VE AYASOFYA CAMİİ:

Toplum arasında bir söz vardır; bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır.Bu bakımdan bilmeyenler için Türk Devlet Aklı'ndan önce tarihte kurulan Türk D...

Toplum arasında bir söz vardır; bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır.Bu bakımdan bilmeyenler için Türk Devlet Aklı'ndan önce tarihte kurulan Türk Devletleri ile ilgili biraz izahat vermek istiyorum.Türk Devletleri iki kola ayrılan bir gelenekle var olmuşlardır. DOĞU ve BATI TÜRK DEVLET gelenekleri...Dolayısıyla tarihte sadece iki TÜRK DEVLETİ kurulmuştur. DOĞU ve BATI TÜRK DEVLETLERİ... "Doğu Türk Devleti" METE HAN'ın BÖRÜ BUDUN (Türk Tarihinin ilk istihbarat ve özel harp teşkilatlanması) teşkilatıyla birlikte kurduğu BÜYÜK HUN DEVLETİ'nden başlar, sırasıyla, Göktürk, Uygur, Karahanlı, Gazneli, Büyük Selçuklu, Timur, Babür, Altınordu (Günümüzde Kazakistan ve Azerbaycan) devletleri vb. devam eder.Batıya doğru ilerleyen Türkler de gittikleri yerlerde kendi devletlerini kurmuşlardır.Selçuklu ve Osmanlı Devletleri ile Türkiye Cumhuriyeti de "Batı Türk Devletleri"dir.SÜLEYMAN ŞAH nasıl kendi tarafından, 1075 yılında İznik'te kurulan ve bugün de Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak devam eden BATI TÜRK DEVLETİ"nin (Anadolu ya da Türkiye Selçukluları olarak da bilinmektedir.) başlangıç sisteminin temeli olan Türkiye Selçukluları'nın mührü ise, nasıl OSMAN GAZİ Osmanlı Hanedanı'nın mührü ise, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK de büyük bir Türk Komutan ve lider olarak Türkiye Cmhuriyeti'nin değişmez ebedi mührüdür.Anadolu'daki bu Devlet 1000 yıldır BATI TÜRK DEVLETİ'dir.Selçuklu da Osmanlı da birer hanedandır.1923'te gerçekleşen sistem değişikliği bir zaruretten doğmuştur.Anadolu Türklüğü'nün kuruluşunda can verdiği BATI TÜRK DEVLETİ'nin Türkiye Cumhuriyeti adıyla sağlıklı bir şekilde devamı ve bekası için sistem değişikliği gerekli ve rasyonel bir hareket olmuştur.Bu konuda Prof.Dr.İlber ORTAYLI Hocamızın şu sözüne kulak vermekte fayda var."Şu bir gerçek ki Türk Milleti olarak Osmanlı da biziz, Cumhuriyet de. Osman Gazi de Atamız, Fatih de Atamız, Atatürk de Atamız.Unutmamak gerekir ki, DEVLET-İ ALİYE'yi asırlarca ayakta tutan temel güç; TÜRK DEVLET AKLI' nın tarih boyunca başarıyla kurgulanabilmesidir.Ankara Savaşı öncesi Yıldırım Bayezid Han veziri Çandarlı Ali Paşa'yı dinlemedi; soydaşı Timur'la savaştı ve yenildi.Bu yenilgiden ders çıkaran Osmanlı 2.Murad Döneminde Timurlular'la dost oldu.Yıldırım'ın torunu ve 2.Murad'ın oğlu olan FATİH sultan Mehmed Han ise İstanbul Kuşatması öncesi, sefere karşı çıkan sadrazam Çandarlı Halil Paşa'yı (Çandarlı Ali Paşa'nın torunu) dinlemeyerek bir çağı kapatıp diğerini açtı.Sonrasında Timurlu Türk Devleti zayıflayınca, FATİH Timurlu'ların büyük bilim ve devlet adamı Ali Kuşcu'yu İstanbul'a getirip kendisine başdanışman yaptı.DEVLET AKLI denilen kavram tam olarak budur.Koşullara ve zamana göre hareket etmek ve basarılı sonuç alabilmektir.AYASOFYA konusuna gelince; Türkiye Cumhuriyeti Devleti Camiyi önce 1934 yılında müzeye çevirmesi ve içerisinde olduğumuz bu günlerde de yeniden Camiye dönüştürdüğü iki tasarrufta bulunmuştur.Her iki tasarruf da DEVLET AKLI ile yapılan uygulamalardır.Ayasofya'nın müzeye çevrildiği yıllarda tüm Ortodoks Hristiyan Dünyası, Rusya, ve Katolik Avrupa'nın dayanılmaz baskıları vardı ve Kiliseye çevrilmesini istiyorlardı.Hatay Sorunu önümüzde duruyordu, Musak-ı Milli sınırları içinde olmasına rağmen Musul'dan ve Halep'ten neden vazgeçildiği Batı Trakya'dan neden ileri gidilemediği, Hitlerin yükselişi, Versailles Antlaşmas'ının Almanya'da meydana getirdiği milli infial, İngiliz ve Fransızlar'ın emperyal hedefleri, bir tek dost komşumuzun olmaması,ayrıca 93 Harbi, Yunan Harbi, Balkan Harbi, Çanakkale ve İstiklal Harbi vs.nedeniyle neredeyse yarım yüzyıla yakın süren kıtlık ve yokluk yılları zamanın konjonktürünü belirliyordu.O yılların şartlarını Atatürk'ten daha iyi bilecek bir kimsenin olmadığını vicdan ve akıl sahibi her Türk insanı kabul etmek durumundadır. Baskılara göğüs geren Atatürk Ayasofya'yı müzeye dönüştürerek Kiliseye çevrilmesini engellemiştir. Bu kararı kendisi de Türk Milleti de asla tasvip etmemiştir.Ancak konjonktür ve Devlet Aklı gereği böyle stratejik bir karar verdirmiştir.Atatürk elbette günün birinde yeniden cami olacağının da bilincindedir.Allah'a hamd olsun o gün de gelmiş ve Ayasofya'mız tekrar ve ebediyen Cami olmuştur.Şu iyi bilinmelidir ki, Atatürk olmasaydı Ayasofya şimdi Kiliseydi...Sadece Ayasofya değil, Sultanahmed Camii de, Süleymaniye Camii de, Edirne'deki Selimiye Camii de, Bursa'daki Ulucamii belki kilise olacaktı.Hayır mı? Selanik'te kaç Camii kaldı, sayın bakalım...Anadolu'yu da, Doğu Trakya'yı da, bize veren ve aziz Yurdumuzdaki Camilerimizin selametini de sağlayan Atatürk'tür. Tarihi gerçekleri bilmeden iddialarda bulunan insanlarla bir işimiz olmaz. Gelinen noktada Ayasofya'nın ibadete açılmasının da bir Devlet Aklı uygulaması olduğu bilincindeyiz ve bundan dolayı çok mutluyuz.Hükümetler Devlet Aklı uygulamalarının yasal alt yapısını hazırlamak mükellefiyetindedirler.Yöneticilerimiz de bunun gereğini yapmışlardır bu vesile ile kendilerini tebrik ediyorum. Bize düşen hangi siyasi parti olursa olsun bizi yönetme yetkileri süresince Vatana ve Millete hizmet konusunda kendilerine dua etmektir.Ayasofya konusunun siyasi çıkar konusu yapılmasını da asla tasvip etmiyorum.Sözlerime merhum dedem Bavuko'nun Artan Camii'nde Cum'a Hutbelerinde yaptığı kapanış duasıyla son veriyorum."Allah'ım Kahraman Ordularımızı Karada, Havada ve Denizde mansur ve muzaffer eyle.Devlet Adamlarımızı Din, mülk ve millet hakkında hayırlı işler yapmaya muvaffak eyle.Amin." Selam ve sevgilerimle. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrullah Şanzumi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi