SREBRENİTSA’da ;

tüm avrupanın himayesi ve BM Gözetiminde, Hollanda’lı alçak komutanın entrikalarıyla;
11.07.1995/ tarihinde;
8373/ / BOSNALI KARDEŞİMİZE,
SOYKIRIM uygulayan zalimlere dünya ve ahiretlerinin cehennem, AZİZ ŞEHİTLERİMİZ’in de makamlarının cennet olması dileklerimle,
o tarihlerde, birebir yaşanan hadiseyi anlattığım şiirimi,
aziz şehitlerimizin hatırasına, sizlerin de okumanız temennimle ıttılaınıza arzediyor,
Allah hiç bir topluma karşı böyle bir katliam ve soykırım yaşatmasın diliyorum.
Zalimler için yaşasın cehennem!....


BEN !....

Ben, Ben, ben!
Filistin’de, toprağından sürülen,
Afgan’da muzdarip,
Eritre’de, Mora’da ezilen,
Trakya’da kimliği yok edilen,
Karabağda, karaları bağlayan,
Bosna’da kendi cenazesine kendi ağlayan
Etleri lime lime doğranan ben!..

Ben, ben!..
Sessiz hıçkırıklarla,
Sahte tebessümü seyrediyorum,
Yirmibire beş kala asrın,
Medeni(!)Canavarlarının kudurganlığını
Ve dünyanın göbeğindeki bu sancıya,
Umursamazlığını, vurdumduymazlığını....
Afrika’da değil,
Antartika olamaz,
Hindistan’da Babürşah camii,
Avrupa’da Bosnalıyım ben!...

Ben!.
Tetiklerin aynasında.
BM, aldatmacasında,
Kan kusuyorum dört bir yanımdan,
Bazan ekmek kuyruğunda,
Bazan sofra başında,
Kimi kere bir çınar gibi yıkılmadan,
Düşüyorum yan üstü,
Alnım secdede çünkü.
Ellerim duada,
Duada diller!...
Yetiş ey kimsesizler kimsesi,
Son kurşunu atmadan kafirler,
Tükenmeden müminler.
Sesimi duymadı sağır,
Derdimi-dermanımı söylemedi dilsizler.
Sana sundum istidamı,
Sana’dır bu dilekçem.
Sahibim sen,
Rabbim sen,
Mevlam sen!...

Ben, ben!... Bosna’lı Aişe’n!
Daha dün kaybetmiştim evimin yiğidini,
Kucağımda emaneti
Nurtopu gibi yirmi aylık yetim Mehmedi,
Mehmedim, Yiğidim Efendim Alime,
Değil ağlayışım kendime,
Mehmedimin geleceğine idi göz yaşlarım,
Vatansız, babasız istikbaline....

Derken ansızın içeri daldı beş müsellah
Sırplı canavar!
Elleri kanlı, dişleri kanlı,
Gözleri dönmüş bu haydutlar,
Çullandılar üstüme,
Kaptı bir canavar kucağımdan
O nur gözlü emaneti,
Yirmi aylık yetim Mehmed’i!...

Bağırta, bağırta önce elleri,
Sonra bacaklarını doğradı,
Solingen marka bıçağı ve,
Alman kasabı edasıyla,
İngiliz makinasında kıydılar,
Kıyma yaptılar, yavrumun etlerini.

Şimdi Mehmed’imden kalan,
Bir yığın can parçası kıymalar,
Bir miktar da ufalanmış kemikler...
Aman Allah’ım kabus mu görüyorum ne,
Dayanmaz bu vahşete yürekler,
Hıçkırıklar boğazımda,
Hıçkırıklar kan, kan, kan!...
Yetiş ey dünya,
uyan ey vicdan,
Yavrum işte
bu satırla doğranan!...


Ve sonra,
bu da ne?
USA marka bir ızgara koydular,
Bir parça da Rus kömürü,
Helen ateşiyle yaktılar,
yavrumun kemiklerini...

Avrupalı edasıyla köfte yaptılar,
Canımın su gibi etlerini..
Sırp maşasıyla çevirdiler,
Sonra Fransız tabağına koydular..
Zorla bana sundular;
“Ölmek istemiyorsan
Yiyeceksin dediler!..”
Ölmek mi?
Bin kerre istiyordum,
Ama öldürmediler,
Biri kollarımı gerdi yana,
Biri bacaklarımı,
Sonra da,zorla açtılar ağzımı;
“Yiyeceksin” dediler bu oğul köftesinden!..

Allahım sen yetiş diyordum,
Yarım saat önce;
Gözümden akan yaşım,
Yüzüne düşer diye titriyordum,
Şimdi o yavru , o can,
Köfte olmuş ağzımda çiğniyordum,
Çiğnenen,
doğranan
bendim, ben, ben!...
Çare dileniyorum, çare Rabbim sen.

Sonra?!...
Sonra bitmedi vahşet,
Bu mu?
Bu öncekinden de dehşet!..
Dediler; “kapıda BM askerleri,
Güvencedeyiz korkma,
Teslim et nefsini hır çıkarma,
Yoksa öldürürüz diyorlardı alçakça,

Ahh ölüm!...
Sen ne güzel şeysin ki,
Bir ölebilsem,
Giden Ali’mi,
kıyılan Mehmed’imi
bir görebilsem!...


Ama öldürmüyordu canavarlar,
Lazımdı onlara kirletilmiş bedenim,
İmdat dedim,
çare dedim,
Nafile,
hepsi nafile,
Şimdi ben Bosna’da yaşıyor gibiyim,
Söyleyin ey alimler;
intihar mı edeyim?.

Ey sağır!
Ey dilsiz,
Ey densiz dünya!
Ey zalime arka, mazluma saldırgan dünya!
Irak’ta petrol,
Somali’de maden,
Yeni düzenine
destek arayan dünya!
İşte sen, işte ben...

Nerede asırlarca
haçlılara meydan okuyan,
Nerde Mohaç’taki o şanlı kıyam,
Yok mu,
kalmadı mı
sizde de vicdan?...
Ey Müslüman!
Sensin
iffeti payimal olan!
Sensin,
evladı satırla doğranan,
Uyan,
uyan,
uyan
ne olur,
Allah için ;
bari sen uyan!...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Musa Uzunkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi