DUALARIN MİRACI

DUALARIN MİRACI

Tak tak tak,
Kalkın,kapı çalınıyor.
Hayırdır,bu saatte kim olaki.
Kim oooo.
Benim ben Cebrail,depremde ruhunu teslim edenler ve geride bıraktıkları için yaptığınız duaları Rabbimin emriyle toplamaya geldim.

Bu ne şeref ya Cebrail,dualarımız Rabbimizin katında bu kadar mı değerliydi.
Haydi,haydi, kim de ne varsa toplayıp şu sandığa koysun.
Ya Cebrail,bizim bedenimiz yaşıyor ama ruhumuzun onlarla birlikte öldüğünü,parçalanan yüreğimizi hala toparlayamadığımızı ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığımızı da Rabbimize söyler misin.
Elbette ki,dualarınız kadar değerli çabalarınızı Rabbimiz boşa mı çıkartır.Zaten toplanmaya değer dualar sadece sizlerin duaları.

Bu ne telaş Burak,az sabırlı ol.

Ümmeti Muhammet’in dualarını yüklendin,sanki alemlere rahmet olarak gönderilen Hz Muhammet Mustafa’yı yüklenmiş gibi heyecanlısın.
O zaman haydi bismillah,İsra yolculuğu başlasın.

Kudüs;İlk kıblemiz,ikinci mescidimiz,üçüncü haremimiz.
Hazreti İbrahim’le başlayan peygamberler ve Hazreti Musa ile başlayan tevhit şehri.
“biz o beldeyi ve çevresini mübarek kıldık”hükmüyle vahyin kutsadığı şehir.

İlk durak Beytül Makdis.Yahudilere göre Hz Musa’ya verilen on emir sandığının muhafaza edildiği,Hristiyanlara göre Hz İsa’nın cennetin krallığını ilan edeceği ve Hz Peygamberin miraca çıkmaya başladığı mukaddes yer.

İsminle anılan duvarın önünde yeterince soluklandık Burak,yol uzun,vakit dar.
Derdemez zaten Burak semanın birinci katına ulaşmıştı bile.

“sen kimsin”diye bir ses geldi semadan.
ben Cebrail’im,
yükün nedir ?
deprem şehitleri için yapılan dualar.

Göğün kapısı açıldı ve Adem göründü, “merhaba diye selamladı ve biz 14 Bedir şehidi için üzüntümüze hüznün sonu demiştik,bu kadar ölü beden görünce,meğer hüznün başıymış” dedi.

İkinci semada İsa ve Yahya,
“bu amel defterleri tertemiz olan şehitlerin günahlarını acep kimler üstlendi” diye sual ettiler.
Üst semalardaki Yusuf,İdris,Harun Musa ve İbrahim peygamberler de tazim de bulundular.

Ardından dualarla birlikte göğe çıkan ruhlar,peygamberlerin bağlandığı halkaya bağlanarak hep birlikte zikrettiler ve sonra yolumuzu aydınlatan bütün peygamberlerin elleri üstünde Sidret-ül Münteha’ya taşındılar.
Ki o ağacının gölgesi şehitlerin kötü amellerini örtsün,
Ve bütün günahları bağışlanmış olan bu ölüler yeniden doğmuş olsunlar.

Ve ardından ,semanın bütün katlarını yaran bir ses “ümmeti muhammedin dualarıyla benim makamıma çıkma şerefine nail olan ey şehit ruhlar,Rabbimin izniyle artık çepeçevre emniyete alındınız,
Tevbe kapısından girip,rahmet kapısından çıkarak pirü pak oldunuz.

Sizler Dualarla Miraca çıktınız,Rabbimin cemaliyle müşerref olunan perdenin önünde,bir kulun ulaşabileceği son noktadasınız.
Ne mutlu sizlere.

Bu sesin sahibi,son peygamber Hz Muhammet Mustafa (sav) idi.

Geçin,bütün peygamberlerin ardımda saf tuttuğu cemaatime sizler de katılın.

Ardından bana gösterilenleri siz de görün.

Buyrun işte Cennet,
Rabbim sevdikleri arasında bir yer edinmenize izin verdi, peygamberler,alimler ve salihlerin hemen yanıbaşında oturun.
Şu özel makamda,daha yaşamaya başlamadan ölmeye başlayan sabiler ve bağırları da deprem kıtmirleri için ayrıldı.
Tabii temiz bir kalple yola çıkan,canını ve malını ikram eden,toprak altından çıkardığı her ölü beden kendi bedeniymiş gibi acısını yaşayanların makamları da hazır.Onlarda şu kapıdan girecekler.
Yaşarkende Rabbim onların eksikliklerini tam,parçalarını bütün kılacak.
Ara sıra yüreklerini kontrol edecek,dara düştüklerinde,”Rabbiniz yanınızda”diye yüreklerine fısıldayacak,düştükleri yerden kaldıracak,
Üzerlerine sabır,şifa ve rızık dökecek.

Geride bıraktığınız;anneniz, babanız,eşiniz, çocuklarınız,dostlarınız ve sizi sevenleriniz için de endişe etmeyin,Rabbim onlara ferahlık,inşirah verecek ve makamınız onlara ayan olduğu için artık ruhları da huzura erecek.

Mahsun da olmayın,size bu yıkımı reva görenlerin akibetine gelin şahit olun.
Açın cehennemin kapılarını.
Bakın hepsinin amel defterleri sol taraflarından verildi.
İşte binaları size mezar yapan müteahhitler, ateşler içinde derileri soyuluyor,
şu sürekli karanlıkta kalan ve cennetten ebediyyen mahrum kalanlar,bu suça dahli bulunan yetki verdiklerimiz,
ve tabii seyirci kalanlar da unutulmadı.
Şu irin içenlerde,felaketi istismar eden,kirli zihinleri ve çıkarları için kullanmaya çalışanlar.

Onları hiç bir uyarı uyandırmaya yetmemişti.
Sanki ölüm onlara hiç ulaşmayacak,yapıp ettikletinin hesabını vermeyecek gibi mallarıyla birlikte günahlarını da biriktirmeye devam ettiler ve “ama biz daha doymadık ki” dediler.
Bu acılardan en acı akibeti hak etmişlerdi.

Bakın,yapıp ettiklerini kendilerini ayan beyan gösterdiğimiz halde,cehennem de bile hala birbirlerini suçluyor,sorumluluklarını üstlenmiyorlar.
Hepsinin gideceği son nokta,içinde ebediyyen kalacakları ğayya çukuru olacak elbette.

Ey insanlar,hiç kimsenin karşısında duramayacağı ve hiç kimseye zerre miskal haksızlığın yapılmayacağı o gün gelmeden yüzünüzü Allaha dönün,
ahlak,adalet,nezaket,zerafet ve güzellik elbisesini üzerinizden hiç çıkarmayın.

Ve İnsan olarak yaratıldınız,insan olarak kalın.

Mahmut Esfa Emek
17 Şubat 2023
Miraç gecesi
Kudüs

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Esfa Emek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi