6/ ŞUBAT/2023/ ASRIN EN BÜYÜK FELAKETİ

6/ ŞUBAT/2023/ ASRIN
EN BÜYÜK FELAKETİ

Şubat ayları tarihde bizim ve İslam coğrafyamız için hep hüzün ve kederlerin yaşandığı ay olarak bilinir. Milli ve siyasi tarihimizle, İslami hassasiyetlerimizin söz konusu olduğu alanlarda bir çok manevi dinamiğimizin çok acı bir şekilde aramızdan ayrıldığı bir aydır şubat.
Şeyh Şamil, İskilipli Atıf Hoca, Prof. Dr. Mahmut Esad Coşan, Cennetmekan Sultan Abdülhamid Han Hazretleri, Çalekli Hacı Dursun Efendi Hazretleri, Türk ve dünya siyasetine damgasını vurmuş, davamızın bayraktarlığını yapmış merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve nice sayısız insanımızın Hakk’a vuslatının yaşandığı şehr-i hüzün ( hüzün ve elemler yüklü ) ay olarak biliriz şubatı.
Şimdi de tüm hüzün ve kederlerimizi tarif edilemez bir ölçüde katlayan asrın en büyük deprem ve felaketinin yaşandığı ay olarak görmekteyiz, 28/ şubatın soğundan daha şedid bir soğuk ve kederle yüz yüzeyiz.
Rabb-i Rahimimiz beterinden, benzerinden ve tekrarından korusun bizleri ve tüm alem-i insaniyeti.
Rabbimiz 6/ şubat, 2023, pazartesi sabaha karşı saat ; 04.17- sularında merkez Kahramanmaraş Pazarcık olmak üzere, Hatay, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adıyaman, Adana, Osmaniye, Malatya illerimiz ve ilçelerinde yaşanan 7.7/ şiddetindeki depremle, gündüz ;13,24- sularında Elbistan merkezli 7.6- şiddetindeki depremlerde hayatlarını kaybeden tüm canlarımıza rahmet, yaralılarımıza acil şifa, halen enkaz altında kurtarılmayı bekleyen kardeşlerimize en kısa zamanda salimen kurtuluş, tüm bölge insanıyla ülkemiz ve insanlık alemine sabr u metanet ihsanıyla, maddi ve manevi yaralarımızı en kısa zamanda sarabilmeyi nasip eylesin.
Gerçek anlamda dayanılması güç bir imtihanla karşı karşıyayız. Biz biliyoruz ki hayatın her an ve dakikası bir imtihan ve ibtiladır. Allah Resulü ( sav) Efendimizin ;”ان الله ليجرب احدكم كما يجرب ا لحديد…" “ Allah sizi, demircinin örsü üzerinde ateşte kor haline getirilmiş demirin dövülüp, pik ve hasının birbirinden ayrılıp tecrübe edildiği gibi, sizleri çeşitli musibet ve imtihanlarla tecrübe eder..” buyurduğu hakikatiyle karşı karşıya geldiğimiz bir anı yaşıyoruz.
Takribi altmış saniyelik bir zaman diliminde onlarca il ilçe, kasaba, köy ve belde tanınamaz hale gelebiliyor, binlerce nefes duruyor, on binlerce can enkaz altında imdat dilenip Rabbine sığınmaktan başka bir çare bulamıyor veya imkanlar dahilinde beşer eliyle kurtuluş anını bekliyorsa, O’nun iradesinin “ kün fe yekün!” demesinin tezahürünü en acı şekliyle yaşıyorsunuz demektir.
Bu ve benzeri hadiseleri tarihte, yaşadığımız bu coğrafyada onlarca kez yaşamış yaslı bir milletiz.
Büyük can kayıplarının yaşandığı Erzincan depremi, 17/ ağustos/1999/ marmara depremi ve ardından bir çok irili ufaklı depremdeki can kayıplarımız ve en son bir bölgeyi tümüyle ihata eden bu en büyük deprem felaketi, bilmiyoruz henüz kaç canı aramızdan kopardı. Ama yıkım ve enkazın büyüklüğü endişemizi daha da artırmaktadır. Rabbim tüm imdat dilenen enkaz altındaki kardeşlerimize bir ilahi nefha ile kurtuluş nasip eylesin.
Yaramız büyük, hüznümüz tarif edilemez boyuttadır. Bizlere dayanma ve tahammül gücü ihsan eylesin.
Millet olarak tam bir dayanışma ve kardeşlik ruhu içerisinde bir an önce yaraları sarma seferberliğini başlatmalıyız. Bu sürecin sen ben davası ve tartışması asla olmaz ve olmamalıdır. Herkes el ve güç birliği içerisinde yapabileceğinin azamisini ortaya koymalı, imkanlarını seferber etmelidir.
İçerisinde bulunduğumuz seçim süreci ve sıcak siyasi atmosferden bir an önce sıyrılıp birbirimizle kenetlenip kucaklaşma, kardeşlik ve yardımda dayanışma zeminini oluşturmalıyız.
Şartların vehameti ortadayken, üzülerek - münferit te olsa- müşahede ettiğimiz bir kısım aç gözlü sefih insanların fırsatçılık hesapları içinde olması insanlık adına telin edilmesi, yaslar nezdinde de en ağır şekilde tecziye edilmesi gereken inanç ve ahlak yoksunluğunu en tipik tablosudur.
Sui emeller peşinde olmak, asparagas haberler, dezenformasyonda bulunmak, devlet millet kaynaşma ve dayanışmasına gölge düşürmek gibi zaaflar hem maddi hem de manevi hastalıktır. Bu tür hasta ruhlu insanlara asla fırsat ve pirim verilmemelidir.
Allah, milletimizi ve devletimizi en kısa zamanda bu felaketin her türlü acı, elem ve hasarından arındırarak, ölenlerimize makam-ı şehadet, yaralı kardeşlerimize gaza ecri, tüm insanımıza da sabırlar lütfeylesin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Musa Uzunkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi