KUR'AN-I KERİM'DE HARAM OLDUĞU İSMEN BELİRTİLEN TEK HAYVAN: "DOMUZ"

KUR'AN-I KERİM'DE HARAM OLDUĞU İSMEN BELİRTİLEN TEK HAYVAN: "DOMUZ"

Hiç şüphesiz insana en fazla değer veren din İslâm’dır. Şerefli ve en güzel şekilde yaratılan insanın, Allah-u Teâlâ’ya hakiki manada kul olabilmesi için yeryüzündeki en mükemmel varlık olarak yaratılmış, sorumluluk sahibi kılınmıştır. Diğer canlılara göre mükemmel özellikleriyle temayüz etmiş insanoğlunun hayatını en sağlıklı şekilde devam ettirerek kulluk vazifesini yerine getirebilmesi için nasıl beslenmesi gerektiği konusunda da belirli kıstaslar ortaya konulmuştur.

Kur’an-ı Kerim’de besinler hakkında temel vurgulanan şey “helallik ve temizlik”tir. Bu bakımdan hangi besinlerin temiz, sağlıklı ve helal; hangilerinin de pis, sağlıksız ve haram olduğuna dair kurallar getirmiştir. Yiyeceklerin helal ve temiz olması gerektiği şöyle anlatılmaktadır: “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helal ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin için apaçık bir düşmandır” (Bakara, 168).

Yiyeceklerin helal ve temiz olma vasfına haiz olma vasfına haiz olması genel bir tanımlamadır. Bu tanımlamadan sonra haramlar zikredilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de dört tür ve özellikteki besin haram kılınmıştır. Bunlar “leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlardır” (Bakara, 173; En’am, 145; Nahl, 115). Genel olarak eti helal bile olsa meşru şekilde kesilmeden ölmüş ölü hayvan (leş), kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar haram kılınmıştır. Bunlara ilaveten Maide Suresi 3’üncü ayette bazı kıstaslar da sayılmıştır. Ancak, vasıfları sayılarak değil, adı belirtilerek vurgulanan hayvan “domuz”dur. Kur’an-ı Kerim’de bu kıstaslar hakkında şöyle buyrulmaktadır:

“Size şunlar haram kılındı: Kendiliğinden ölen murdar hayvan (leş), akmış kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilen hayvan, bir de henüz canı çıkmadan yetişip şartına uygun tarzda kestikleriniz dışında boğularak, bir şey vurularak, yukarıdan yuvarlanarak, boynuzlanarak yahut yırtıcı bir hayvan tarafından parçalanarak ölen hayvanlar, ancak yetişip (besmele ile) kestiğiniz hayvan müstesna, putlara ait sunaklarda kesilen hayvanlar ve zar atarak, kumar oynayarak elde edilen etler, yiyecekler. Bunları yemek, Allah’ın yolundan çıkmaktır. Bugün kâfirler dininizi söndürmekten ve sizi dinden döndürmekten ümitlerini kesmiş durumdadırlar. O halde onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim. Ancak kim açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa, günaha meyletmeksizin haram olan bu etlerden yiyebilir. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir” (Maide, 3).

Kur’an-ı Kerim’de Allah katında cezaya uğrayanların en kötüsünden bahsedilirken Allah’ın lanetlediği, gazaba uğrattığı, maymuna ve domuza çevirdiği topluluklardan bahsederek onların dosdoğru yoldan en çok sapanlar olduğu anlatılarak şöyle buyrulmaktadır: “De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah’ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâğuta tapanlar çıkardığı kimseler. İşte bunlar, hali/durumu daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır” (Maide, 60).

Kur’an-ı Kerim’de “domuz” hakkında temel iki vurgu vardır. Bunlardan birincisi “domuz”un isim olarak belirtilerek haram kılınmış olmasıdır. Yani Kur’an-ı Kerim’de haram olduğu ismen belirtilen tek hayvan domuzdur. Diğer hayvanlarla alakalı yasaklar sünnet ve içtihada dayanmaktadır. Yani domuzun haramlığı hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde kesindir. İkinci vurgulanan ise, Allah’ın lanetlediği, gazap ettiği bir topluluğun maymuna ve domuza çevrilmesi anlatılarak maymuna ve domuza çevrilmenin aşağılık bir hâl olması yönüyle de verilen mesajdır.

Kur’an-ı Kerim’de, sadece domuz etinin haramlığı üzerinde durulmaz. Domuzun “fısk” ve “rics” yani maddi ve manevi olarak pis ve murdar olduğu da anlatılır (En’am, 145). İslâm toplumu da Kur’an-ı Kerim’de özellikle ismi belirtilerek haram kılınan “domuz eti” konusundaki mesajı tam manasıyla algıladığından yüzyıllardır toplumumuzun en fazla uzak durduğu, pis gördüğü, tiksindiği “domuz”dur. Dini vazifelerini tam olarak yerine getirmeyen Müslümanların dahi “domuz eti” konusundaki duruşu sabittir ve bu konudaki hassasiyeti toplumun genlerine işlemiştir. Ancak, ırkçı emperyalizm bu konuda da toplumu ifsad etmek ve domuz etine bakışı değiştirmek için meşrulaştırma yoluna gitmektedir.

Türkiye’de faiz konusundaki hassasiyet, faizi meşrulaştırma gayretleriyle belirli bir noktaya gelmiştir. Gerek teşvik edici reklâmlarla, gerek ekonomik sıkıntı hengâmında insanımızın yönlendirilmesi, gerekse devletin faizsiz borçlanma alternatiflerini üretmemesi ve faizi teşvik edici hamleleri faiz konusundaki hassasiyeti giderek ortadan kaldırmaktadır. Aynı tehlike “domuz eti”nde de mevcuttur. Gelecek yazıda ondan bahsedelim, nasip olursa.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi