MİLLETÇE YENİDEN DOĞUŞ: 15 TEMMUZ

MİLLETÇE YENİDEN DOĞUŞ: 15 TEMMUZ

Üzerinde yaşadığımız vatan sadece bir toprak parçasından ibaret değildir. Ecdat diyarıdır. Şehitler emanetidir. Geleceğe sağlam adımlarla yürümek için bağrına yaslandığımız, uğruna canımızı verdiğimiz topraktır vatan.
Bizler tarih boyunca vatanımıza muhabbetle ve sadakatle bağlandık. Mukaddesatımız uğruna gözümüzü kırpmadan şehadete yürüdük. Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda fakirlik ve imkânsızlık içinde benzersiz bir varoluş mücadelesi verdik. Fakat hiçbir zaman geri çekilmedik. İman dolu göğüslerimizi nice hayâsız akınlara siper ettik. Allah’ın inayeti ve yardımıyla, cesaretimizle, fedakârlığımızla büyük zaferler kazandık.
Bugün 15 Temmuz. Bundan tam …. yıl önce bugün ülkemiz tarihin şahit olmadığı korkunç bir ihanet ile karşılaştı. Suret-i haktan görünerek yıllar yılı milletimizin tüm maddî ve manevi değerlerini istismar eden, dış güçlerle, şer odaklarıyla işbirliği yaparak pek çok alanda güç sahibi olduktan sonra bu gücü kendi menfaatleri için kullanan bir yapının nasıl bir ihanetin içerisinde olduğu ortaya çıktı. Anlaşıldı ki bu ihanet şebekesi FETÖ yarım asırdır kardeşi kardeşe kırdırmanın sinsi planlarını yapmış. Gençlerimizi ailesinden koparmaya çalışmış. Yüreklerinden vatan sevgisini, millet olma bilincini ve ümmet olma şuurunu söküp atmak için çaba göstermiş. Tarih boyunca nice ihaneti feraset, cesaret ve fedakârlığıyla aşan aziz milletimiz, Allah’ın nusret ve inayetiyle bu işgal girişimine de geçit vermedi, elhamdülillah.
15 Temmuz gecesi, sabaha kadar okuduğumuz salalar, getirdiğimiz tekbirler, tesbihat ve yakarışlar, dünyanın dört bir tarafından milletimizin selameti için el açıp yalvaran Mü’min kardeşlerimizin dualarıyla birleşti. Milletçe tek yürek, yekvücut meydanlara aktık. Birlik ve beraberliğimize, istiklal ve istikbalimize karşı girişilen hain saldırıya hep birlikte dur dedik. İmanımızdan ve vatan aşkımızdan aldığımız o muazzam ruhla hain emelleri boşa çıkardık. Feraset, basiret ve sekînetimizle büyük bir felaketin eşiğinden döndük.
Türkiye ve İslâm coğrafyaları, uzun zamandır küresel suç ve terör örgütlerine karşı bir mücadele vermektedir. Emperyal emeller taşıyanların birer maşa olarak kullandıkları bu örgütler nesillerin geleceğini karartıyor. Milletin ve İslâm dünyasının birlik ve dirliğine en büyük zarar veriyor.
Bu güçler, nesilleri adeta yok etmek için büyük bir mücadele içerisine girmişlerdir. Bu tür örgütlerden biri de FETÖ’dür. 15 Temmuz gecesi yaşadığımız o acı tecrübe ile fark ettik. İslâm’ın temiz kavramlarını ve değerlerini suistimal eden FETÖ, esasen küresel güç odaklarının taşeronluğunu yapan karanlık bir örgüttür. Takiye anlayışı ile gerçek yüzünü ve niyetini gizleyerek gençlerin inanç duygu ve zihin dünyalarını fesata uğratmıştır. Bunlar hakkında yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ قَالُوا إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ
“Kendilerine küfür, günah işlemek ve insanları Resûlullah’a, Kur’an-ı Kerim’e imandan alıkoyarak ve Mü’minleri aldatıp onlara eziyet etmek suretiyle yeryüzünde fitne-fesat çıkarmayın, bozgunculuk yapmayın, denildiği zaman, bunu reddederler, tam aksine kendilerinin âlemi düzeltici olduklarını iddia ederek: Biz ancak, sadece ıslah edici, iyi niyetli barış ve esenliği getirici kimseleriz, derler.”
Görülüyor ki, fitne-fesat ve ıslah kavramlarının değiştiği toplumlarda, nice bozguncu işler, ıslahat adına yapılmaktadır. Tıpkı FETÖ Terör Örgütü gibi.
أَلَا إِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلَكِنْ لَا يَشْعُرُونَ
“Ey Mü’minler! Dikkat edin! Sakın aldanmayın! Gerçekte onlar sözlerinin aksine fitne-fesatçıların, ortalığı karıştıranların ta kendileridirler. Onlardan iyilik asla ümid edilmez. Fakat kalblerindeki, nifak hastalığı neticesi olarak fesatlarının farkında, bilincinde olmazlar.”
15 Temmuz gecesi maruz kaldığımız işgal girişimi din kisvesine bürünmüştü. Suret-i haktan görünen ama batıla hizmet eden FETÖ Terör Örgütü, imanımızı, ahlâki hassasiyetimizi, peygamber sevgimizi, zekât ve sadakamızı, kurbanlarımızı hâsılı tüm dini değer ve kavramlarımızı istismar etti. Kendi menfaati uğruna milletimizin varlığına, birlik ve beraberliğine, ülkemizin geleceğine kast etti.
Bu hainler, evlatlarımızı ailelerinden kopararak yüreklerinden vatan sevgisini, ümmet şuurunu söküp atmaya kalktı. Barış ve ıslah adı altında dini duyguları sömürerek aslında insanımızı bir güvensizlik girdabına sürükledi.
Dini, şiddete ve istismar aracına dönüştüren bu ihanet şebekesi 15 Temmuz 2016’da büyük bir suikast ile varlığımızı, özgürlüklerimizi, birliğimizi, kardeşliğimizi ve istikbalimizi hedef almıştır. İhanet örgütü, milletin sarsılmaz inancı ile geçmişten bugüne yüreğinde büyüttüğü şehadet özlemini hesaba katmamıştır.
Şehitler yurdu bir vatanda yaşıyoruz. Bizim en büyük gücümüz ve imkânımız gerektiğinde inancı, vatanı, bayrağı, değerleri uğruna şehit olmayı şeref sayan neslin mensupları olmamızdır. Şehadet şerbeti gerektiğinde bizim için de orada durmakta. İçmeye hazır milyonlar var.
İnancının, geleceğinin tehlike ile karşı karşıya olduğunu gören Türk milleti, o gece gözünü kırpmadan şehadete yürüdü. Dinine, değerlerine, özgürlüğüne, hukuk düzenine canı pahasına o gece şehitlerimiz, gazilerimiz sahip çıktı. Allah’ın yardımı ve idarecilerimizin dirayeti ile büyük cesaret örneği sergileyen aziz milletimiz hain darbe girişimini şanlı bir direnişle, kanlarıyla canlarıyla bertaraf etmiştir.
Bizim bir tek harfi bile değişmemiş kitabımız, hayatı bütün berraklığıyla bilinen Hz.Peygamber (S.A.V.) efendimiz, temel ilkeleri apaçık ortada olan bir dinimiz vardır. Rüyalarla, gizemlerle, sinsi planlarla bu dine aykırı sözde İslâmî bir dünya kurgulamaya çalışanlar asla muvaffak olamayacaktır. Unutulmamalıdır ki, Allah ve Resûlü’nü anarak kirli emelleri uğruna dinimizi istismar edenlerin sonu daima hüsrandır. Bu hüsran onları dünyada zillet, ahirette ise azap olarak yakalayacaktır.
Hureyre (R.A.)den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bizleri şöyle uyarmaktadır:
لا يلدغ المؤمن من جحر واحد مرتين
“Bir Mü’min, aynı yılan deliğinden iki kere sokulmaz.”
O halde, bir daha 15 Temmuzlar yaşamamak için her birimiz sorumluluğumuzun farkında olalım. Yüce dinimiz İslam’ı sahih ve güvenilir kaynaklardan öğrenelim. Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde, sünnet-i seniyyenin örnekliğinde bir hayat yaşayalım. Çocuklarımızın dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden almasına özen gösterelim. Yüreklerinden vatan sevgisini, millet olma bilincini ve ümmet olma şuurunu söküp atmak isteyen şer odaklarına fırsat vermeyelim. Ülkemizi fitne ve fesada sürüklemek isteyenlere karşı yekvücut, tek yürek olalım.
15 Temmuz’u bir daha yaşamamak için bizlere düşen öncelikle din gibi yüce bir hakikati şahıslar üzerine bina etmemektir. Aklımızı, irademizi, vicdanımızı sorgulamaksızın bir başkasına teslim etmemektir. İslâm’ı sahih kaynaklarından, iyi niyetli ve güvenilir ellerden öğrenmektir. Kur’an-ı Kerim ve Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.) efendimizin sünneti seniyyesi rehberliğinde yaşamaktır. Sahabe neslinden günümüze kadar Müslümanların büyük çoğunluğunun üzerinde yürüdüğü mutedil yolun dışında kalan bütün anlayışların sırat-ı müstakimden sapma anlamına geldiğini bilmektir. Bizi Allah Teâlâ’ya kulluk yerine kendine kul olmaya çağıranlara itibar etmemektir. Yüzyıllar boyunca topraklarımızda oluşan ve dini hayatımızı ayakta tutan Anadolu irfanına sahip çıkmaktır.
Gün:
وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا
“Topyekûn, hep birlikte Allah’ın ipine Kur’an-ı Kerîm’e sımsıkı sarılınız. Tefrikaya düşmeyiniz, ayrılıp parçalanıp bölünmeyiniz...” emr-i ilahisi doğrultusunda, farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek milletçe kenetlenme ve geleceğimizi birlikte inşa etme günüdür.
Gün: Ebû Hureyre (R.A.) den rivayete göre:
المسلم أخو المسلم لا يخونه ولا يكذبه ولا يخذله كل المسلم على المسلم حرام عرضه وماله ودمه
“Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir; ona ihanet etmez, ona yalan söylemez, onu yalnız ve yardımsız yüzüstü bırakmaz. Her Müslüman’ın ırzı, malı ve kanı bir diğer Müslüman için dokunulmazdır, haramdır.” buyuran Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin bu ikazı gereğince kardeşliğimizi pekiştirme günündür.
Gün, şahsi emelleri için dini istismar edenlerle samimi gayret içerisinde olanları feraset ve basiretle birbirinden ayırt etme günüdür. Gün, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize vefa günüdür.
Geçmişten günümüze vatan, millet ve mukaddesat uğruna fedayı can eyleyen aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyoruz
Rabbimizin dualarımızı kabul ettiği inancı ve ümidiyle hep birlikte dua ve niyazda bulunalım.
İlahî Yâ Rabbi! Dinimizin, devletimizin, milletimizin ve Âlem-i İslâm’ın bekasını sarsacak her türlü dâhili ve harici beladan bizleri muhafaza eyle.
İlahî Yâ Rabbi! Fitne ateşiyle bizi yakmak isteyenlere, izzetimize, şerefimize ve kardeşliğimize göz dikenlere fırsat verme.
Birliğimize, dirliğimize, muhabbetimize gölge düşüren nifaktan, tefrikadan ve şiddetin her türlüsünden bizleri koru Allah’ım!
Sana inanan bu aziz milletten yardım ve inayetini, kuvvet ve rahmetini esirgeme Allah’ım!
Ya Rabbe’l-Âlemin! Bu aziz vatanın bekası uğruna can veren şehitlerimize rahmet, gazilerimize Şâfî isminle şifalar ve hayırlı ömürler ihsan eyle.
Onlara layık bir nesil olmayı bizlere nasip eyle Allah’ım! Âmin….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Talu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi