Zorluklar ve Çözümler

ZORLUKLAR VE ÇÖZÜMLER

Herhalde zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprakta biten otları yemek isteyen Atın ağırlığını çekemedi ve güm. Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde. Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü.
Zavallı at kuyunun dibinde melül ve mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış. Karşılaştığı bu durumda kendini atı kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırdı. Ne yapsak ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı.

Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez. Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek. Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döktü. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu. Köylüler ağzı açık bakakaldı.
Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır. (Ne bazeni, çoğu zaman.) Toz toprakla örtmeye çalışanlar da çok olur. Bunlarla baş etmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır. Kör kuyuda olsak bile... Çünkü düzlüğe çıkma ihtimalimiz her zaman vardır” ....

Zorluklar karşısında, var olan potansiyel zekamızı ve dinamik gücümüzü harekete geçirerek, zorlukların üstesinden gelmemiz mümkündür. Bunun için inancımızı ve özgüven duygumuzu yitirmememiz gerekmektedir. Hayat, üzerimize abandığında ve etrafımızdaki kimi kişilerin de bu abanmaya katkı sağladığını müşahede ettiğimizde, umutsuzluğa kapılıp, yakınıp sızlanmamamız gerekir. Aksine, düşünmemiz, silkinmemiz ve aydınlığa çıkmak için büyük bir özgüvenle yol ve yöntemler aramamız gerekir.

Unutmamalıyız ki, yaşadığımız hayat, lineer (Doğrusal) ve basit değildir. Aksine yaşadığımız hayat, karmaşık, inişli-çıkışlı olan bir yaşamdır. Bu karmaşık ve zorlukları da bir o kadar çeşitli olan hayatımızı imar ve ihya etmenin yolu da olaylara ve olgulara bir değişkenli ve doğrusal bir perspektifle değil de Çok değişkenli ve çok boyutlu bir paradigmayla yaklaşmamız ve bu çerçevede çözümler üretmemiz gerekir.
Çocuklarımızı-gençlerimizi yetiştirirken de hayatın içindeki kolaylıkları öğretirken, zorluklarını da öğretmemiz ve bu zorluklar karşısında ne tür çözümler üretmemiz gerektiğini apaçık ortaya koymamız gerekir.
Walt Disney, “Çocuklarınıza ışık kadar, gölgeleri de öğretin. Yaşamda ışık olduğu gibi gölge de vardır. Sanki gölge yokmuş gibi davranmak, aşırı iyi niyetliliktir. Hayatta var olan çoğu şey iyidir ve iyiler daha güçlüdür. Ancak hayatta kötü şeyler de mevcuttur” der.

Hayatta var olan ve karşımıza çıkma ihtimali olan olumsuzlukları; analiz ederek, inceleyerek, sorgulayarak ve çözüm yöntemlerini üreterek başarıya ulaşmamız mümkündür.
Çözüm yöntemlerini üretirken hem gerçekçi hem iyimser olabilmeyi başarmalıyız.
Özgüvenle desteklenmiş bir içsel donanımla, tüm zorlukların üstesinden gelinebilir.
Dünyadaki iyiliği ve güzelliği çoğaltmak bizim elimizdedir.

Audrey Hepburn, “Geçmişin acıları, geleceğin rüyalarını belirler. Başkalarının acısına kayıtsız kalmamak, en yüce erdemdir. Çevrenizi neşe saçan insanlarla doldurun. Güzellik görünüşte değil, insanın dünya görüşünde gizlidir. Güzel şeyler, insanın kucağına düşmez. Allah çok cömerttir. Ancak senin de “üzerine düşeni yapmanı bekler” der.
Zorluklar, acılar bireyi olgunlaştırır. Bu zorluklardan-sıkıntılardan dersler çıkarmak, umudu yitirmemek, iyimser bakış açısıyla meseleye yaklaşmak, geleceğin inşasında önemli parametrelerdir.
Ünlü düşünür Firitz, “İyimserler, olasılıkları görürler, kötümserler ise, görmeyi reddederler” der.
Çünkü iyimserler, pozitif enerji yayarlarken, kötümserler de negatif enerji yayarlar. Pozitif enerjinin yoğun olduğu toplumlarda umut vardır, gelecek vardır ve mutluluk vardır. Aksine, negatif enerjinin yoğun olduğu toplumlarda umutsuzluk, stres ve gerginlik vardır.

Bize düşen görev, zorluklarla boğuşan insanlara, zorlukların üstesinden gelebilecekleri umudunu vermek, kendilerinde var olan potansiyeli ve özgüveni hatırlatmak, Problemlerin çözümünde bildiğimiz yöntem ve teknikleri paylaşmaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Şemsettin DURSUN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi