Ahiret Günü Ve Hesap Verme Bilinci

Abdullah b. Ömer (R.A.) şöyle de¬miştir:
- Ben, Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin beraberinde idim. Ensârdan bir adam O’na geldi ve Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize selâm verdi, sonra şöyle dedi:
- Yâ Resûlellah! Mü’minlerin hangisi daha faziletlidir? Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:
“أحسنهم خلقا = Ahlâk bakımından en güzel olanı.” buyurdu. Gelen adam:
- Peki, Mü’minlerin hangisi daha akıllı, daha şuurludur? diye sordu. Bunun üzerine Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:
أكثرهم للموت ذكرا وأحسنهم لما بعده استعدادا أولئك الأكياس
“Ölümü en çok hatırlayanı ve ölümden sonraki hayatı için en güzel şekilde hazırlananı. İşte onlar en akıllı, şuurlu olanlardır.” bu¬yurdu.
Cenâb-ı Hak, insana iki hayat bahşetmiştir. Bunlardan ilki içinde yaşadığımız imtihan dünyasıdır. Bu dünya hayatı ölümle birlikte sona erer ve ahiret hayatı başlar. Ölüm asla bir yok oluş değil, ebedi hayata geçişin ilk kapısıdır. Ölüm, geri dönüşü olmayan bir geçittir. Artık insan, tekrar dünyaya dönüp salih ameller işlemeyi ne kadar arzu etse de bu mümkün olmayacaktır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
حَتَّى إِذَا جَاء أَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِ .لَعَلِّي أَعْمَلُ صَالِحًا فِيمَا تَرَكْتُ كَلاَّ إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَائِلُهَا وَمِن وَرَائِهِم بَرْزَخٌ إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ
“Nihayet onlardan birine ölüm gelip çattığında: Rabbim! Beni dünyaya geri gönder. Belki terkettiğim salih ameli işlerim, yaparım, der. Hayır! Bu, onun söylediği boş bir laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar süren bir berzah yani ölüm ile başlayıp, yeniden diriltilmeye kadar kabirde geçen süre vardır
Kıyamet mutlaka kopacak, yaşadığımız dünya hayatı bitecek ve sonsuz ahiret hayatı başlayacaktır. İlahi kudretin iradesiyle insanlar yeniden dirilecek, mahşerde toplanacak ve mizan kurulacaktır. İşte o gün, hesap verme günüdür. O gün, dünya hayatına ait gizli aşikâr, iyi kötü bütün niyetler ve davranışlar ortaya dökülecek ve herkes şu ilahi nidaya muhatap olacaktır:
اقْرَأْ كِتَابَكَ كَفَى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيبًا
“Oku şimdi kitabını, amel defterini! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter.”
O gün, diller susacak, azalar konuşacaktır. Rabbimiz bu hakikati şöyle bildirmektedir:
الْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَى أَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَا أَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ أَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
“O gün onların ağızlarını mühürleriz; yapmış olduklarını elleri bize anlatır, ayakları da şahitlik eder.”
O gün, kimseye zulmedilmeyecek, herkese sadece yaptığının karşılığı verilecektir. Abdullah b. Mes’ûd (R.A.)den rivâyet edilen Resûlullah (S.A.V.) efendimizin şu hadis-i şerifinde:
لا تزول قدم ابن آدم يوم القيامة من عند ربه حتى يسئل عن خمس عن عمره فيم أفناه وعن شبابه فيم أبلاه وماله من أين اكتسبه وفيم أنفقه وماذا عمل فيما علم
“İnsanoğlunun ayakları, kıyamet gününde şu beş şeyden hesap sorulmadıkça Rabbisinin huzurundan ayrılamaz:
1-Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden,
2- Gençliğini nerede yıprattığından,
3,4- Malını nereden kazanıp nerede harcadığından
5- Öğrendiği bilgilerle yaşayıp yaşamadığından.” Buyrulduğu üzere, hiç kimse, ömrünü nerede ve nasıl geçirdiğinin, gençliğini nerede tükettiğinin, malını nereden kazanıp nereye harcadığının, bildiği ile amel edip etmediğinin hesabını vermeden bir yere kımıldayamayacaktır.
Allah’a ve ahiret gününe inanan bir Mü’mine yaraşan, ölüm gelmeden önce kendini hesaba çekmektir. Dünyayı oyun ve eğlence yeri değil, Rabbimizin rızasını kazanma yeri olarak görmektir. İslam’ın dosdoğru çizgisinden; Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinden, Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) efendimizin sünnet-i seniyyesinden asla ayrılmamaktır. Allah’ın koyduğu sınırlara titizlikle uymak, helal haram çizgisine riayet etmektir. Fıtratı bozan yönelim ve davranışlardan, aklı uyuşturan alkol ve bağımlılıktan, aile ve toplumu ifsat eden zina ve ahlaksızlıktan, ocakları söndüren kumardan uzak durmaktır. Her amelin kaydedildiğini ve günü geldiğinde hepsinden hesaba çekileceğini unutmamaktır. Şeddâd b. Evs (R.A.)den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:
الكيس من دان نفسه وعمل لما بعد الموت والعاجز من اتبع نفسه هواها وتمنى على الله
“Zeki ve akıllı o kimsedir ki, nefsine hâkim olur, nefsini dünyada hesaba çeker ve ölümünden sonraki hayatı için çalışır, gayret eder, hazırlık yapar, salih amel işler. Âciz, zavallı o kimsedir ki, kendisini hevâ ve heveslerine tâbi kılıp amelsiz, ibâdetsiz ALLAH Teâlâ’dan cennet, mağfiret gibi birtakım temennilerde, dileklerde, kuruntularda bulunur.”
Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ وَاخْشَوْا يَوْمًا لَا يَجْزِي وَالِدٌ عَنْ وَلَدِهِ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَنْ وَالِدِهِ شَيْئًا إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ بِاللَّهِ الْغَرُورُ
“Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının ve bir günden korkun ki, o günde hiç bir baba evladı namına birşey ödeyemez, evladına bir faydası olamaz, o evlat da, babasının yerine birşey ödeyecek, fayda verebilecek değildir. Şüphe yok ki, ALLAH Teâlâ’nın vaadi haktır, verdiği söz gerçektir. Artık sizi dünya hayatı sakın aldatmasın. Ve o çok aldatıcı şeytan, ALLAH Teâlâ’nın mühlet ve müsaade vermesi hakkında sizi aldatmasın.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Talu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi