HACI MAHMUT EFENDİ HAZRETLERİ

NAKŞİBENDİ TARİKATININ YAŞAYAN EN BÜYÜK ŞEYHLERİNDEN, İSTANBUL İSMAİLAĞA CEMAATİNİN MANEVİ LİDERİ, Asrın en büyük mutasavvıflarından, ilim, hikmet, kelam, şeriat ilimlerinde mütebahhir, sünnet-i seniyyeyi hal ve kaliyle sadece kendi şahsında değil, tüm mürit ve müridelerinin hayatında da yaşayan ve yaşanmasına vesile olan büyük mürşid
HACI MAHMUD EFENDİ HAZRETLERİ’nin
irtihal-i dar-ı beka eyledikleri haberini büyük bir hüzün ve kederle öğrendik.

Rabbimizin kendilerine ihsan eylediği 93/ yıllık ömrün tamamını yolunda sarfettiğine ümmetin şehadet ettiği, zaman zaman çok özel hukukumuz, özel musahabelerimiz, Akçakoca Müftüsüyken geçirdiğim bir trafik kazası sonrası haneme kadar teşrif buyurup, dualarını esirgemeyen,
Rahmetlik babamın ölümünden üç gün önce ( (08.03.1997) kıymetli Hocaefendilerle VAKIF GUREBA HASTANESİ’nde ziyaretinde bulunup, indirilen hatmin duasını yapan, müridi olan babamı son yolculuğuna dualarıyla uğurlayan, muhterem Hocamıza Rabb-i Rahimimizden sonsuz rahmet,
Başta ailesi olmak üzere tüm müridanı, muhibbanı ve dünyanın dört bir yanındaki sevenlerine sabr-u cemiller diliyor;
انا لله و انا اليه راجعون
Dua ve niyazlarımız ,
bila adet fatihalarımız ona ve tüm ebediyete göçenlerimizin üzerine olsun.

Bu vesileyle vaktiyle manzum olarak hayat hikayesini kaleme aldığım Üstadımızın, ahirette yakınlığına vesile olması niyazımla bu şiirimi sizlerle paylaşıyorum.

HACİ MAHMUD USTAOSMANOĞLU EFENDİ
HAZRETLERİNE!..

Dokuz yüz yirmi dokuz, Trabzon-Of, Tavşanlı,
Öyle bir zat doğdu ki, imanlı ve irfanlı…

Hıfzını tamamlattı babası ve annesi,
Aşık Kutlu Hoca ki, ülkenin bir tanesi..

İlm-i Kıraat sonra, Abdülvehhab Hocadan,
Arapça talim etti, yılmadan-yorulmadan..

Hacı Dursun Efendi Müderris ve Ders-i amm,
Öğrendi ondan tefsir, hadis, fıkıh ve kelam…

Tam on altı yaşında alınca icazeti,
Hem talebe okuttu, bir


irşad etti milleti…

Onun gönlünde ateş, bir kıvılcım yanıyor,
Ateşi körükleyen nurlu eli arıyor.

Tasavvuf aleminde ister mürşid-i kamil,
Rehberi Resulullah, sünnetlerini amil..

Askerlik vesilesi, gidince İstanbul’a,
Bunalmayınca, “ Hızır” yetişmez derler, kula..

Ali Haydar Efendi, onun kamil rehberi,
İstanbul’da arıyor, şeyhi günlerden beri..

Allah’ın lütfu ile, ona olunca vasıl,
Ulaştığı mertebe, böylece oldu hasıl.

O, buldu rehberini, mürşit de müridini,
Allah, sevdikleriyle yaşatır Yüce Dini…

Ali Haydar Efendi, sevdi onu gönülden,
Katları çıktı bir-bir, o tutunca elinden..

Hocasının emriyle, Fatih-Çarşamba semti,
İsmailağa Camii tenvir eder milleti.

Bin dokuz yüz altmıştan, iki bin yılına dek,
Tam kırk yıl fasılasız, cemaatinden istek,

Gelince Efendiye, o da derslere devam,
Her kesimden cemaat; alim,cahil ve avam.

Fark yok aralarında, nazarında hepsi bir,
Bağdaş kurar yer-içer, ne gurur ne de kibir…

Eslafa büyük saygı, bakın ihtiramına,
Klasik usulle ders, tullab-ı kiramına

Veriyor-verdiriyor alet ilimlerini,
Heyecanla izlerler onun sohbetlerini…

Mektubat-ı Rabbani, takip edilen kitap,
Mikrofonsuz-doğrudan, dinler onu muhatap…

Erkek cemaat için, sakal,cüppe ve sarık,
Şeyhi ve cemaatı gece-gündüz uyanık…

Halidiye kolunun o mürşid-i kamili,
Peygamberin aşığı, sünnetinin amili.

Mürideler çarçaflı, ders alıp-ders veriyor,
Huzur-u Penahide, bir mum gibi eriyor…

Tasavvufun yaşanır, adı değil, kendisi,
Çünkü mutlak rehberdir; Gönüller Efendisi….

Yirmi sekiz şubatta ona da eza- çile,
Hazırlandı sayısız tuzak, entrika, hile..

Dokuz yüz doksan sekiz, on yedi mayıs günü,
Hızır Ali Hocanın camide ölümünü

Duyunca tüm Türkiye, merak edildi sanık,
Deli raporu aldı ona bir-kaç uyanık..

Balyoz senaristleri, bomba koymuş camiye,
Cemaat tahrik olsun, isyan etsinler diye…

İki bin altı yılı, üç eylül sabah vakti,
Yine aynı camide bir şehid kanı aktı…

Fakülte arkadaşım, ayaklı kütüphane,
Bayram Ali Öztürk’e saldırı bir bahane…

Maksat malüm, gaye tek; Tahrik olsun cemaat,
Vermeyelim ülkede Müslümanlara rahat!...

Öldürüldü camide, katil edildi iskat,
Bu kirli senaryoyla, gizlenemez hakikat..

Dikkatle izlenirse şu Erzincan davası,
Ergenekon çirkefi ve Balyoz provası…

Kesişiyor bir yerde, hedefte Müslümanlar,
Zahir, boşuna değil, yıllardır akan kanlar?!...

Rabbim!..Sen fırsat verme, senarist, figürana,
Vicdanlar sızlamaz mı, dökülen bunca kana!?...

Mahmud Efendi Hoca, gelmedi tahriklere,
Sabrı tavsiye etti, dostlara-müritlere…

Sağlığını ihsan et, ömrünü eyle müzdad!..
Böylece nice gafil gelsin de olsun irşad!...

Senin sevdiklerini, sevdir bize Allah’ım!
Geldim kapına affet!..Çok olsa da günahım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Musa Uzunkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi