EĞİTİM SİSTEMİMİZİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ - XI – M. E. BAKANLIĞINDA ÜST DÜZEY YÖNETİMİN İŞLEVSELLİĞİNİN ÖNEMİ:

Giriş:

Önceki yazımızda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın en önemli sorunlarından birisinin, kurumda örgütsel yönetim düzeylerinin fonksiyonelliği sorunu olduğunu ifade etmiş, bu sorunun çeşitli boyutlarını yazmıştık. Bu sorunun ana kaynağı, kurumdaki üst düzey yöneticilerdir. Üst düzey yöneticilerin yaşadığı temel sorun ise, şudur:

1- Üst düzey yöneticiler ya düzeylerinin farkında olmadıkları ya düzeylerinin önemini fark edemedikleri ya bu düzeyin zor olan işlerinin altından kalkamadıkları ya da başka sebeplerden dolayı, kendi düzeylerine yönelik görevlerini yerine getirmemektedirler.

2- Yönetim düzeylerini de koordine etmekle görevli üst düzey yönetimler, bu görevlerini de yapamayınca sorunun çıkış yeri ve ana sebebi olmaktadırlar. Halbuki üst düzey yönetimler, kendi düzeylerine ait görevleri yerine getirseler, diğer düzeylerle de onların işlerini yapmağa kalkışmak yerine ‘yönetim bilimi çerçevesinde ilgilenseler’, ortada böyle bir sorun yaşanmayacaktır. Kurumlar açısından bu durum çok önemlidir. 

Şimdi, üst düzey yönetimleri, onların sorumluluk ve görev alanlarını inceleyelim ve neleri yapmaları gerektiğini, yapmamalarının neleri doğurduğunu birlikte görelim.

a- MEB’de Üst Düzey Yönetimler:

Milli Eğitim Bakanlığında üst düzey yönetim, bakanlık makamıdır. Tek başına ele alınırsa bakanlıktaki her genel müdürlük üst düzey yönetimdir. Benim kuramımda ‘güçlendirilmiş il milli eğitim müdürlükleri’ de üst düzey yönetimdir. İl milli eğitim müdürü, ilinin; genel müdür, ilgili genel müdürlüğün; bakan da bütün bakanlığın üst düzey yöneticisidir.

b- Üst Düzey Yönetimlerin Görev ve Sorumlulukları:

Her kurum açısından geçerli olan üst düzey yönetimlerin görevleri aşağıdaki gibidir:

1- En üst düzey yönetici olarak hem bakanlığı temsil etmek hem de özellikle bakanlıktaki üst düzey yöneticileri belirleyip tayin etmek, Sayın Bakanın yetki ve sorumluluğundadır.

2- Üst düzey yönetimler, mutlaka gelecek yönelimli (vizyoner) yöneticilerden oluşturulmalı, onlar da kurumda değişim, ilerleme ve gelişim atmosferi oluşturmalıdırlar.

3- Kurumun vizyon, misyon, strateji ve politikalarını kurumla beraber belirlemek, sürekli geliştirmek; canlı, dinamik ve işlevsel tutmak; çalışanların onları içselleştirmelerini sağlamak ve bütün faaliyetleri onlara göre yürütmek, üst düzey yöneticilerin temel görevidir. 

4- Üst düzey yöneticiler hem teşvik hem destekle ilk ve orta düzey yönetimlerin iyi çalışmasını sağlayarak, onlar eliyle, ülke düzeyindeki eğitim öğretim faaliyetlerini, eğitimin kural ve prensiplerine göre, en iyi şekilde yaptırmakla görevli ve sorumludurlar. 

5- Kurumda hem yönetimsel hem de eğitim-öğretim ve bilimsel faaliyetler alanında, yenilik üretmek, yenilik üretimini teşvik ederek kurum çalışanlarını ona yöneltmek, onu geliştirmek ve mevcudun üzerine yeni fikirler ve yöntemler üretilmesini sağlayarak kurumu, yenilikçi, üretken ve inovatif bir kurum haline getirmek, üst düzey yönetimlerin asıl işi ve görevidir. Kurumda yenilik üretiminin düzeyi, aslında üst düzey yönetimin kalitesini gösterir.

6- Kurumda değişim, ilerleme ve geliştirmeye dikkatleri çekmek, onlara ilgiyi yoğunlaştırmak ve devamlılığını sağlamak, üst düzey yönetimin gücüne ve liderliğine düşmektedir.

7- Belirlenmiş vizyon çerçevesinde kurumun kısa, orta ve uzun vadeli planlarını ve bunların yıllık programlarını hazırlatmak ta üst düzey yönetimlerin görev alanlarındadır.

8- Kuruma bir bütün halinde bakıp, kurumun bütününün ve çeşitli bölümlerinin, kurumun amaçlarına katkısı açısından değerlendirme, onları belirli sürelerde karşılaştırarak gerekli düzeltme ve geliştirme tedbirlerinin alınmasından üst düzey yöneticiler sorumludurlar.  

9- Kurumun yakın, genel ve uluslararası çevresini analiz ederek, oralardaki değişim, gelişme ve ilerlemeyi; ortaya çıkan fırsat ve tehditleri; kurumun güçlü ve zayıf yönlerini belirleyip, ona göre gerekli önlemleri almak, pozisyon geliştirmek, üst düzey yöneticilerin en önemli görevlerindendir.

10- Kurumun kültürünü etkilemek, yönlendirmek ve gerekli değişiklikleri yapmak ya da yaptırmak üst düzey yöneticilerin temel görevlerindendir.

Üst düzey yöneticiler, belirtilen bu hususları uygularlarsa hem görevlerini yapmış hem de kendi yetki ve sorumluluk alanları içinde kalmış olurlar. Bunun yanında kurum, vizyoner, üretken ve yenilikçi olur; kurumda sürekli değişim, ilerleme ve gelişme yaşanır; kısa, orta ve uzun vadeli planlarla sistemli bir gelişme içerisine girilir; kurumdaki bütün bölümler dayanışma içerisinde, dengeli ve düzenli bir çalışma ve üretim sergilerler. Kurum, açık bir sistem olarak çalışır; yakın, ulusal ve uluslararası çevresini analiz ederek, onlarla rekabet edebilmek için gerekli pozisyonları alır. Ülkedeki ve dünyadaki ilgili kurumlardan geri kalmaz, aksine onları bir adım öne geçmek için çalışır. Böylece beklentilere olumlu cevap vermiş olur.

Uygulamazlarsa, ülkemizin bugün düşmüş olduğu durum ortaya çıkar. Yani herkes ‘rutin’e ağırlık verir, günlük işler ve sorunlarla uğraşır ama bir türlü de çözemezler, çünkü temeldeki sorunlardan habersizdirler. Elde mevcut bilgilerle eğitim-öğretim yaparlar, ama onları geliştiremezler. Plan ve programdan yoksun olarak günlük yaşarlar. Kurumda milli bir dava, bir aşk ve bir heyecan olmadığı için herkes mesai saatini doldurmanın peşinde olur. Dolayısıyla sürekli geri kalır, gelişemez, ilerleyemez ve toplumu da geri bırakırlar.

150 yıldan beri eğitim sistemimiz bu sorunla iç içe yaşamaktadır. Sistemin çalıştırılamayışının, geliştirilemeyişinin ve millileştirilemeyişinin en önemli sebeplerinden birisi budur.

Bugün MEB’de atılması gereken en öncelikli adım, yapılması gereken en önemli iş, yukarıda belirttiğimiz, Bakanlıktaki üst düzey yönetimleri hem de asırlık açığı kapatacak derecede işlevsel hale getirmektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Özyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi