Diriliş ve Tekamül

Diriliş ve Tekamül

    Sezai Karakoç.

Diriliş.

Bu günden geçmişe doğru bir yolculuk yaptığımızda bir kuşağın değil, nesillerin beslendiği bir kaynak ve mimarını görürüz.

          “Diriliş, geçmişin tekrarı değil yeni bir oluştur. Ama köksüz, temelsiz, geçmişle ilintisiz anlamında değil, eskimez bir yeniliği özünde barındırması anlamında yeni bir oluş. İnsanlığı, saptığı ana çizgisine döndürüş ve bu dönüşteki birikimle tohumlaşma ve ilham kazanma birikimiyle yeni bir mayalanıştır.” (İnsanlığın Dirilişi, S.126)

Diriliş kozasını örerken içte ve dışta neler yaşanmış, kısaca hatırlamakta fayda var.

Darbeler, muhtıralar, anarşi, ekonomik krizler, sosyal ve ekonomik alandaki değişim ve dönüşümler, Müslümanlara kendi ülkelerinde reva görülen zulümler. Kurulan partiler, gençlik örgütlenmeleri, değişen iktidarlar, kamuoyu oluşturmada etkin olan yazılı-görsel medya ve sonrasında sosyal medya ve hatırlamadığımız daha nice olgu ve olaylar. Ülkemiz birçok badireyi atlatmış, bu süreçler yaşanırken kültür-sanat-edebiyat ve düşünce alanı da olup-bitenlerden elbette etkilenmiştir. Dünyada olup bitenler penceresinden baktığımızda, halkı Müslüman olan ülkelerin ayrıştırıldığı, sırası gelince kimilerinin işgal edilip harabeye döndürüldüğü, müstekbirlerin müstaz’aflara insanlık tarihinin farklı dilimlerinde olduğu gibi zulmettiği, halklarını ülkelerinden çıkmak zorunda bıraktığı, çocuk, kadın, yaşlı demeden katlettiği, kapitalizm ve sonrasında yıkılan komünizmin sömürü ve kuşatmasının sürdüğü bir dönemde Diriliş Dergisi ve Üstadın eserleri yayımlanmıştır.

Kalem, kelam, düşünce önemlidir.

Birlik ve beraberlikte.

Üstad Sezai Karakoç bu meyandaki çağrısını devamlı yinelemiş ve her daim ümitvar olmuştur.

Ülke aydınları, dünyadaki Müslüman aydınlar bir araya gelmeli ve çözümler üretmeli, Diriliş, insanlığın dirilişi için yol açmalıdır.

            Üstadın, gerek şiir- sanat ve edebiyatta çığır açan eserleri ve geleceğin siyasetine yön verecek fikriyatı ve siyasi faaliyetleri, nesillere örnek teşkil edecek ve kılavuzluk edecektir.

İslam Medeniyeti ve yeniden ihyası denince de ilk akla gelen isimdir.

Üstad, hakikat olana işaretle, doğunun başı ve önderi olarak, batıyı da yola getirecek adresin İslam olduğunu ifade etmiştir. İnsanlığın dirilişi, ruhun dirilişinin membaıdır İslam ve İslam medeniyeti.

            Medeniyet olmaksızın, inançlar ve düşüncelerin askıda kalacağını, eriyip kaybolacağını, onları yaşatacak olanınsa; bilim, düşünce ve sanat eserleri, ideal hayat ve tümüyle medeniyet olduğunu ifade etmiştir.

Bu noktada eserleri yol gösterici olmakla birlikte, gelecek kuşaklar için teklifleri de önemlidir.  

     “Yeni bir medeniyet atılımı gerekli. Bu da ruhun dirilişiyle olacaktır. Bilim aşkıyla, yeni baştan klasikleri aşkla, sevgiyle gündeme getirmekle olacaktır. Yeni bir aydın tipi belirmelidir. Yeni bir düşünce ve idealist hayat tarzı benimsenmelidir. Bütün sorunlar bir bir ele alınmalıdır. Geniş bir kültür planı ve programı gereklidir. Diriliş tezi, bu yolu açmanın tezidir. İslam ülkelerinde aydınların medeniyet fikrine, bu fikrin gerçeğine dönüşü için yeni bir özveri yolu. Manevi yolda, erdem yolunda ilerleyen kuşaklar, bilim, edebiyat ve sanatın doğu ve batı envanterinden hareket edip yeni çığırını bulacak çilekeş düşünürler, bilginler, yazarlar, şairler ve sanatçılar kuşağı ufukta gözükmelidir. İslam’ı, medeniyet kavramını, Doğu, Batı düşüncelerini yeni baştan ele alıp inceleyecek bir kuşak.” (Düşünceler-1, S.20.)

         Bengisu çağıldıyor.

         Bu alanda çalışmalar var ve devam ediyor.

         Bilimsel çalışmalar yapanlar, resmi ve sivil imkânları bu çalışmalara hasredenler, geçmişteki otoritelerin düşünce ve yorumlarını inceleyenler, sanat ve edebiyat alanında hem üreten hem de üretkenliğe zemin hazırlayanlar var. İslam klasikleri günümüze taşınıyor, farklı diller öğreniliyor, sadece İslam dünyasında olanlar değil, dijital âlemin gelişmesiyle dünyadaki önemli kütüphaneler ortak kullanıma açılarak herkesin istifadesine sunuluyor.         

          Bir kıvılcım, bir meşale ve aydınlık.

          Ve derinleşmek.

          “Müslüman, derinleş. Eşyaya olduğu kadar insana ve toplumlara doğru da derinleş. Öyle derin ol ki, sendeki çekim gücü, eşya ve insanı bir vehim dünyasının buğuları gibi senin sularına çeksin. (…) Sen derinliği öylesine yüklen ve getir ki, her insan bu derinliği kendi derinliği sansın. Şuuraltında bir umut buğusu, gerçek insana bir gün rastlayacağı güvenini kaynatıp dursun. Senin derinliğinden topluma boz bulanık öyle bir cemre düşsün ki, gözüyle görmese, kulağıyla işitmese, eliyle tutmasa bile, gerçeğin var olduğunu, kubbelerde çınladığını, kemerlerde bir örgü olduğunu duysun ve sezsin insan. (İslâmın Dirilişi, s.55-56)

          Derinlik olmazsa yüzeysellik olur ve üretilen, öğretilen, tüketilenden arzu edilen sonuç alınamaz ve emekler heba olur.

          Üstadın bu çağrısına kayıtsız kalmayalım.

         “Müslüman derinleş.”

           Hem derinleşme, hem de düzeyli okur sayısının artmasında Üstadın eserlerinin rolü büyüktür.

           Diriliş Neslinin Amentüsü, İslam ve Yitik Cennet ile araladığı kapı, “eskimez bir yeniliği özünde barındırması anlamında yeni bir oluştur.”

           İslam Şiir Anıtlarından ve Leyla ile Mecnun köklere gidiş, Yunus Emre ve Mehmet Akif nesiller için işaret taşlarıdır.

           Her bir eseri bu minval üzere farklı bir değerdir.

           Bir veçhesinden bakıyor ve değerlendirmeler yapıyoruz. Aslolan, Dirilişe komple bakmaktır.

           Bu özel sayı ile bir kapı aralayabilsek ne mutlu bizlere..

           Üstad’ın ruhu şad, mekanı cennet olsun.

                                                                                        Dr. Şeref Akbaba

                                                                     

    -----------------

    Not:

    Özel sayının hazırlığını yaparken Annem Hacı Safiye Hanım 1 Mart 2022’de irtihâl-i dâr-ı bekā eyledi. Uzaktan-yakından cenazeye iştirak eden, taziyede bulunan herkese ailem adına teşekkür ederim. Hüküm Allah’ındır.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şeref Akbaba - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi