KUDÜS VE AKSA İÇİN SİNSİ PLANLAR

KUDÜS VE AKSA İÇİN SİNSİ PLANLAR

Mahzun coğrafyamız Kudüs’ten, Mescid-i Aksa’mızdan söz açtığımızda içimizi hüzün kaplar.

Yüz yıllık sinsi planla nasıl günden güne elimizden çıktığını görür ve ah çekeriz.

Tarihin en şerefli milletinin mazlum coğrafyaya kayıtsız kalması hep içimizi acıtır. Hele her Ramazan ayında Mescid-i Aksa’mızın Siyonist postallarıyla çiğnenmesi ve Müslüman kardeşlerimiz katledilmesi karşısında İslâm ülkelerinin vurdumduymaz tutumları ahlarımıza ah katar.

Bu kadar duyarsız adam İslâm ülkelerinin başına nasıl musallat olmuştur? Hangi ninnilerle yönetilir koskoca İslâm âlemi? Kudüs’e ve mübarek Aksa’mıza bu denli kayıtsız yönetici nasıl iktidarını sürdürür yıllarca?

Peygamberler yatağı, Peygamberlerin ayak izlerinin olduğu, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in mübarek ayağının değdiği, namaz kıldırdığı ve miraca yükseldiği bu mübarek mekan, Siyonistlerin postallarıyla kirletilmektedir.

Mescid-i Aksa bizim ilk kıblemiz ve yeryüzündeki en mübarek üç mescitten birisidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v), Mescid-i Aksa’nın Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’den sonra yeryüzündeki en faziletli mescidi olduğunu bildirerek “(İbadet maksadıyla) şu üç mescidden başkasına yolculuk yapılmaz. Mescid-i Haram, Mescid-i Resul (Nebevî) ve Mescid-i Aksa” (Buhari, Müslim) buyurmuştur.

Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde Mescid-i Aksa ve etrafının (Kudüs vb.) kutsal olduğu belirtilmekte ve şöyle buyrulmaktadır: “Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir” (İsra, 1).

Kudüs ve Aksa’mız, Hz. Ömer (r.a.) zamanında fethedilmesinden ve burada yaşayan Hıristiyanlarla zimmet akdi yaparak emanname vermesinden sonra özgürleşmiştir.

Kudüs’ün, Hz. Ömer (r.a.) tarafından miladi 638 tarihinde fethedilmesinden 1916 tarihine kadar bu kutsal bölge Müslümanların yönetiminde kalmıştır. Sadece I. Haçlı Seferi’nde Kudüs bir süre (80 küsur yıl) Hıristiyanların eline geçmiş fakat Selahattin Eyyübi tarafından 1187 tarihinde tekrar fethedilmiştir.

Bu kutsal belde, 1517 yılında Yavuz Sultan Selim Han zamanıyla birlikte Devlet-i Aliyye-i Osmâniye’ye intikal etmiş, 1916 tarihine kadar da Müslümanların eliyle huzur ve güvenin merkezi olmuştur. Devlet-i Aliyye-i Osmâniye’nin elinde 400 yıl, toplamda Müslümanların elinde 1200 yıl huzur bulan mübarek belde, 1916 tarihinde Osmanlı’nın bölgedeki hâkimiyetinin son bulmasından sonra Haçlıların gölgesinde Siyonistlerce işgal edilmiştir.

İngiltere, Fransa ve Rusya’nın aralarında imzaladıkları 1916 tarihli Sykes-Picot Anlaşması ve 1917’deki Balfour Deklarasyonu ile Hıristiyan İngiltere’nin öncülüğünde Yahudi bir devletin kurulmasının zemini hazırlanmış, Siyonistlerin bölgeyi işgal etmesi böylece Haçlı-Siyonist ittifakıyla gerçekleşmiştir. O günden sonra da ABD himayesindeki Siyonist İsrail, işgalini günden güne artırmış, bölgenin demografik yapısını değiştirmiştir.

Aradan geçen yüz yıllık süre Haçlı-Siyonist ittifakının lehine, Müslümanların aleyhine işlemiştir. 15 Mayıs 1948 tarihinde Siyonist İsrail bağımsızlığını ilan ettikten sonra Batı Kudüs’ü, 1967’de Doğu Kudüs ve Batı Şeria’yı işgal etmiş; buradaki demografik yapıyı değiştirmek için Müslümanlara karşı insanlık dışı şiddet uygulamıştır.

Haçlı-Siyonist ittifakının Kudüs’te yüz yıllık planı işlerken, İslâm dünyası başlarındaki müstemleke yöneticiler zulme seyirci kalmıştır. 1916 yılında başlatılan işgal planı 15 Mayıs 1948’de işgal edilen topraklarda İsrail adında işgalci devletin bağımsızlığı ilan edilerek devam ettirilmiş, günden güne işgal genişletilmiş bir taraftan da mübarek belde Kudüs’ü başkent ilan etmenin yolu aranmıştır. Bu hedef için ilk hamle 30 Temmuz 1980’de yapılmıştır.

Haçlı ABD’nin himayesindeki Siyonist İsrail’in Kudüs planı, 1993’te Oslo Anlaşması’yla devam etmiş, bu görüşmelerde zemin hazırlanmıştır. 6 Aralık 2017 yılında ABD Başkanı Donald Trump eliyle Kudüs, bölünmeksizin İsrail’in başkenti ilan edilmiştir. ABD, 14 Mayıs 2018’de büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşımıştır.

ABD Başkanı Trump ile Siyonist İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ortak basın toplantısıyla “Yüzyılın Anlaşması” ilan ettikleri plana göre Kudüs, bölünmeksizin İsrail’in başkenti ilan edilmiştir.

İslâm âlemindeki müstemleke yöneticiler ve yöneticileri seçen basiretsiz halk, Siyonist-Haçlı ittifakının yüzyıllık Kudüs planını engellemek şöyle dursun, yeterli çabayı dahi göstermemiştir.

Yüzyıllık planı kusursuzca işleten Siyonist-Haçlı ittifakı artık İsrail’in bölgede kalıcı olacağını öngörmüş olacak ki, Siyonist rejim, bölgede meşrulaşmak, varlığını hissettirmek ve etki alanını genişletmek için “Normalleşme Anlaşması” imzalamaktadır. ABD’nin baskısıyla İslâm ülkelerine dikte edilen diğer adı “İbrahim Anlaşması” olan “Normalleşme Anlaşması”, bugüne kadar “Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Mısır, Ürdün ve Sudan” tarafından imzalanmıştır.

Türkiye’nin de halkı Müslüman olan diğer ülkeler gibi “Normalleşme” saçmalığına teşne olduğu görülmektedir. Daha geçen ay Türkiye’yi ziyaret eden İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’la samimi pozlar ve karşılıklı dostluk mesajları, telefon görüşmeleri ve en son yapılan açıklama da göstermektedir ki bu normalleşme saçmalığına Türkiye de dahil olmuştur.

Bilinmelidir ki, “Normalleşme” saçmalığı Haçlı-Siyonist ittifakının “İsrail’in güvenliğini sağlamak, meşrulaştırmak ve elini güçlendirmek için” yapılmış sinsi bir plandır ve İsrail, Müslümanlara ninni söyleyerek elini güçlendirecek, kendisi için güvenli bölge oluşturacak, meşrulaşacaktır. Siyonist rejim, bir taraftan da güvenlik güçlerinin kontrolünde Siyonistleri Mescid-i Aksa’ya yönlendirerek buradaki Müslümanları tamamen tasfiye edecektir.

Hedef, Mescid-i Aksa dahil tüm Kudüs’ü bölünmeksizin terör devleti İsrail’e devretmek, Mescid-i Aksa’yı ise light ve barışçıl (!) Müslümanların turistik ziyaretine açık bir mekân haline getirmek. Bu, görünen plan. ABD’nin bir önceki Başkanı Trump bu planı açıklamış ve, “Barışçıl Müslümanlar, Kudüs’teki Mescid-i Aksa dahil olmak üzere İsrail’deki tarihi mekânları ziyaret edebilecek” demişti.

Sinsi plan ise Mescid-i Aksa ve etrafının yıkılıp Süleyman mabedinin tekrar inşasıyla başlayacak “Büyük Siyon Devleti”nin kurulması.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi