DOĞUNUN İNCİSİ “ERZURUM”

Dğunun incisi “ERZURUM”

Ezgi  ÖZDEMİR
Ezgi ÖZDEMİR Tüm Haberleri

Yazıma başlarken öncelikle şunu söylemek isterim ki tarih ve medeniyet şehri Erzurum’u bu yazıya sığdırmak mümkün olmasa da bu yazı hem Erzurum’da yaşayanlar hem gurbette memleketini özleyenler hem de daha önce hiç Erzurum’a gelmemiş olanlar için her yönüyle Erzurum’u anlatacak. Geçmişle günümüz arasında bir köprü kurmak için öncelikle memleketimizin tarihinden biraz bahsedeyim: 

Şimdiye kadar birçok medeniyete ve millete ev sahipliği yapan Erzurum’da yerleşim yerlerinin tarihçesi MÖ. 4000’lere kadar dayanır. Bulunduğu konum dolayısıyla yüksek ulaşım imkanlarına sahip, verimli toprakları tarıma uygun ve bulundurduğu su kaynaklarıyla geçmişten beri doğunun en önemli merkezidir. 

Şimdiki ismini almadan önce burada yaşayan devletler tarafından pek çok farklı isimle anılmıştır. Bu bölgede bulanan yerleşim yerine ilk olarak “Karin, Karna, Garin, Karnoi Kalhak, Karintis” gibi çeşitli isimler verilmiştir. Aynı bölgeye Türkler ise “Karun-ili” demişlerdir. Romalılar tarafından (415-422) yılları arasında inşa edilen kaleden sonra “Theodosiopolis” denilmiştir. Arap hakimiyeti döneminde “Kalikala” ismini almıştır. Son olarak Erzurum ismini almadan önce ise “Erzenü-r Rum” ismine sahip olmuştur. ( Meyyafarikin ie Siirt arasındaki Erzen’den ayırmak için sonuna Rum eki getirilmiştir.)


Erzurum’da neredeyse herkesin bildiği tarihi yapılar ve görülmesi gereken yerler var fakat çoğumuz bilgi sahibi değiliz. Yazımın devamında bir gezi rehberi edasıyla sizleri online geziye götüreceğim. Erzurum’a yolunuz düşerse bu mekanları görmeden gitmemenizi tavsiye ediyorum. 

Erzurum Ulu Camii: Saltuklu Emiri Nasreddin Aslan Mehmet tarafından 1179 yılında yaptırılmıştır. Sultan IV. Murad zamanında yiyecek deposu olarak kullanılmıştır. Kitabelerden de anlaşıldığı üzere camii birçok kez onarılmıştır. Caminin içerisinde toplam 40 sütun ve 28 pencere bulunmaktadır. İhtişamlı ve değişik mimarı yapısıyla, mistik havasıyla Erzurumlular için önemli yapılar arasında olduğu gibi ziyaretçiler için de görülmesi gereken yerlerden biri. 

Erzurum Lala Mustafa Paşa Camii: İsminden de anlaşıldığı üzere Mustafa Paşa tarafından, Erzurum Beylerbeyliği yaptığı dönemde 1562 yılında inşa edilmiştir. Kayıtlar incelendiğinde camii mimarının “Mimar Sinan” olduğu ortaya çıkmıştır. 1562-1563 tarihli mihrabın üzerinden şu satırların yer aldığını görüyoruz: 

Bu camii Rahim Yaratıcının rahmetini dileyerek Alim Allah'ın gölgesi Sultan Selimoğlu Sultan Süleyman Han'ın günlerinde; Sultanoğlu Selim'in - Allah kadim inayetinin imdadıyle gölgesini uzatsun - Lalası Abdulmukim zade Mustafa Paşa 970 yılında yaptırdı. Allah yaptıranın hayrını umumi olan keremiyle kabul buyursun.

Erzurum Evleri: Soğuk ve sert bir iklime sahip olan Erzurum’da bu evler inşa edilirken öncelikle iklim göz önünde bulundurulmuştur. Geleneksek bir mimariye sahip olan Erzurum Evleri; turistlerin gözde mekanı. İçeride bulunan yöresel Erzurum giysileri,  mutfak araç gereçleri ve damat çatlatan Erzurum yemekleriyle Erzurum’u ziyaret edenlerin görmeden gitmemesi gereken bir yer.

Erzurum Çifte Minareli Medrese: Çifte Minareli Medrese günümüze kadar varlığını koruyabilmiş ve şehrimizin sembolü haline gelmiştir. Anadolu Selçuklu Sultanı I.Alaeddin Keykubat’ın kızı Hüdavent Hatun tarafından 1253 yılında yaptırılmıştır. İsminden de anlaşıldığı üzere zamanında medrese olarak işlev görmüştür. Hüdavent Hatun’dan dolayı Hatuniye Medresesi olarak da bilinmektedir.

Taşhan (Rüstem Paşa Bedesteni) : 1561 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı, aynı zamanda da damadı olan Rüstem Paşa tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde genellikle oltu taşı esnaflarının yer aldığı bedestende pek çok dükkan yer almaktadır.

Palandöken Dağı: Erzurum’dan bahsedip Palandöken Dağı’ndan bahsetmemek olmaz. 3125 metre rakımlı, 1950 metre yükseklikte olan Palandöken; özellikle kış sezonunda çok yoğun ve kalabalık. Dağda bulunan kayak merkezinde pek çok aktivite gerçekleştirmek mümkün. Dedeman Palandöken Ski Lodge ve Dedeman Palandöken ise rahat ve konforlu bir konaklama için ziyaretçilerini ağırlıyor. 


Erzurum Mutfağı: Bir kez Erzurum mutfağından yemek yemiş olanlar bilir ki her lezzetin tadı damakta kalıyor. Memleketimizin sembolü haline gelmiş, adı diğer bölgelerce duyulmuş, ün yapmış Erzurum yemeklerini sizler için listeliyorum. 

Ayran Aşı: Erzurum’da sık sık tüketilen, özellikle ramazan ayının bir klasiği olan Ayran Aşı; den (buğday), aşotu (bir tür yeşillik) ve yoğurttan yapılıyor. Ana yemeğe geçmeden önce enfes bir giriş.

Su Böreği: Bilinen böreklerden farklı olarak Erzurum’a özgü tel peynirle yapılan, her hamura bir yumurta katılarak ince ince açılan su böreğini Erzurum’da her pastanede, her restoranda görebilirsiniz. 

Lor Dolması: Görünüş olarak yaprak sarmaya benzeyen lor dolması pazı, lor ve bulgur ile yapılıyor. Servis Önerisi: Eritilmiş tereyağı ve yoğurtla yemeniz tavsiye edilir ?

Cağ Kebabı: Erzurum deyince akla ilk gelenlerden biri Cağ Kebabıdır. Kuzu eti bir gün önceden özel bir karışımla marine edilip et dinlendirilir. Döner gibi kesilerek cağlara takılıp servis edilir.

Kadayıf Dolması: Tel kadayıfın tercihe göre ceviz, fındık veya fıstık konularak dolma gibi sarılıp yağda kızartılmasıyla yapılır. Kızartıldıktan sonra şerbetlenen tatlı özellikle ramazanda veya soğuk kış aylarında çokça tercih edilir. 

Erzurum Ketesi: Erzurum’da çok sevilen bir hamur işi olan kete her pastanede ve fırında yer alıyor. Bu yöresel lezzet özellikle Erzurumluların sahur sofralarında yer alıyor. 

Erzurum’da Yaşam:  

Erzurum için ilk olarak şunu söylemeliyim ki tam olarak bir kış memleketi. Sert ve soğuk iklimine şehirliler alışık olsa da dışardan gelenler için bu hava hiç de alışılagelmiş değil. Mevsimden kaynaklanması muhtemeldir ki Erzurumlular çayı en çok tüketenlerdendir. Sıcak kanlı ve samimi Erzurum esnafının kışın sobasının üzerinde her daim çay kaynar. Bir selam verip dükkana girmeniz çay eşliğinde hoş sohbet için yeterlidir. 

Doğunun en büyük ve en gelişmiş şehri olsa da gelenek ve görenekler günümüzde de devamlılığını sürdürmektedir. Diğer şehirlere göre daha az nüfusa sahip olması ve şehrin küçüklüğünden de kaynaklı olacaktır ki bu gelenekler gelecek nesillere de aktarılıyor. 

Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden olan ve Erzurum’da yer alan Atatürk Üniversitesi yaklaşık 70.000 öğrenciye sahip. Her yıl pek çok öğrenciye ev sahipliği yapan Erzurum; öğrenciler için iyi imkanlara sahip. Kolay ve hızlı ulaşım, uygun fiyatlarla öğrenci dostu olması sebebiyle öğrenciler tarafından çokça tercih ediliyor. 

Erzurum anlatılır da Erzurum Spor anlatılmaz mı? Erzurumluların fanatiği olduğu Erzurum Spor şehirliler için büyük bir tutku. Şampiyonluk alındığında Cumhuriyet Caddesinde uzun konvoylar ve kutlamalar görmek kaçınılmaz. 


Erzurum’a yolunuz düşerse yazımda bahsettiğim yerlere gitmeden, leziz yöresel yemekleri yemeden, bir demli çay içmeden şehirden ayrılmamanızı tavsiye ederim. Pandeminin bitip yeniden sağlıkla Erzurum’da buluşacağımız günlere… 

Kaynak: Ezgi ÖZDEMİR

03 Haz 2021 - 22:28 - Kültür & Sanat

Muhabir Ezgi Özdemir

Son bir ayda gurbettekierzurum.com.tr sitesinde 6.174 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi


Anket Erzurumspor Süper Ligde kalabilirmi ?