Taksim Camii ibadete açıldı! Başkan Erdoğan: Burası İstanbul'un fethine bir hediyedir

Taksim Camii ibadete açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Taksim Camii açılış programında önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan, 'Taksim Camii'ni Ayasofya'ya verilen bir selam, İstanbul'un fethinin 568. yıl dönümüne bir hediye olarak görüyorum' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Taksim Camii Açılış Programı'nda yaptığı konuşmada sözlerine, "Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi hepimizin üzerine olsun. Cumanızın mübarek, gönüllerinizin huzurlu, sağlığınızın yerinde olmasını Allah'tan diliyorum. Bugün bizleri burada bir araya getiren Rabb'imize hamdüsenalar ediyorum. Sudan ve diğer kardeş ülkelerden heyecanımıza ortak olmak üzere aramızda bulunan kıymetli misafirlerimize ayrıca hoş geldiniz diyorum. Sudan nire, Taksim nire. İşte buraya getiren o aşk, başka bir aşk." diyerek başladı.

İlk cuma namazını eda ettikleri Taksim Camii'nin İstanbul, ülke ve Alem-i İslam için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, güzel eserin inşasını üstlenen Sur Yapının sahipleri Altan, Hakan, Ufuk ve Atilla Elmas başta olmak üzere, mimarından sanatçısına, işçisine kadar herkese teşekkür etti.

Erdoğan, "Az önce Altan Bey, 'Ben buranın çocuğuyum' dedi. Altan Bey, sen buranın çocuğusun da biz başka yerin çocuğu değiliz. Ben de Kasımpaşa'nın çocuğuyum. Buralarda çok gezdik, tozduk ve keşke dili olsa da buralar konuşsa. Talimhane ve Dolmabahçe buralarda çok dolaştık fakat Taksim Camii bizim dünyamızda farklı bir öneme sahipti. Çünkü caminin yerinde mescit bile yok ve burada maalesef cami yapımına müsaade yok ve adeta kümes gibi bir yerde gazeteler üzerinde müminler namazlarını eda etmeye çalışıyorlardı. O günlerden bugünlere, 40'lı, 50'li yıllardan bugünlere kimler geldi kimler geçti. İstanbul'umuzun en güzel yerlerinden biri olan Taksim Meydanı, İstiklal Caddesi ve Tarlabaşı Bulvarı'nın kesişim noktasında yer alan camimizin içinden cemaati, minarelerinden ezanı, kubbesinden Kur'an nidaları inşallah kıyamete kadar eksik olmayacaktır." diye konuştu.

Mimarisiyle tarihi Beyoğlu'na uyumu yanında, mühendislik yöntemiyle de ülkede ve dünyada sayılı projeler arasında yer alan caminin İstanbul'un sembolleri arasındaki seçkin yerini şimdiden aldığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"İbadet mekanlarının yanı sıra dijital kütüphanesi, kitap okuma, dinlenme ve sergi alanlarıyla Taksim Camii, İstanbul'un en önemli kültür sanat merkezlerinden biri olacaktır. Üzerine oturduğu 2,5 dönümlük arsa üzerinde 33 metreyi bulan kubbe yüksekliğine, 65 metreye yakın minare uzunluğuna sahip, açık ve kapalı alanlarında 4 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği camimizin inşasında kullanılan her malzeme titizlikle seçilmiştir. Mihrap, minber ve kürsü ise bizzat caminin banisi Altan Elmas tarafından tasarlanmıştır. Taksim Camii'ni bir süre önce yeniden ibadete açtığımız Ayasofya Cami-i Kebir'e verilen bir selam, yarın ulaşacağımız İstanbul'un fethinin 568. yıl dönümüne bir hediye olarak görüyorum. Bu vesileyle Şehri İstanbul'u medeniyet mirasımıza katan Fatih Sultan Mehmet Han'ı da burada bir kez daha hürmetle yad ediyorum. Asırlardır davalarına hayat vermek için kendi canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizin her birine Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum."

- "NELER ÇEKTİ BURASI, NELER..."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Taksim Camii, yaklaşık 1,5 asırlık bir mücadelenin ardından İstanbul'umuza kazandırılmıştır. Bu meydanda bir camii inşaatı fikri tarihimize 93 Harbi diye geçen 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi yıllarına kadar uzanır. Ülkemizin Kurtuluş Savaşı yıllarında da bu fikir, milletimiz istiklal ve istikbal azminin bir sembolü olarak yeniden gündeme gelmiştir." diye konuştu.

Bölgedeki pek çok kiliseye karşılık sadece Ağa Camii'nin Taksim'e selam verdiğini gören Nazım Hikmet'in bu tabloyu dizelere, "Havsalam almıyordu bu hazin hali önce / Ah, ey zavallı cami seni böyle görünce / Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım / Allah'ımın ismini daha çok candan andım." şeklinde döktüğünü dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Nazım'ı bile hüzünlendiren bu tabloya rağmen Taksim'de özlenen caminin yapılması bir yana, tek parti döneminde Ayasofya ve Bezm-i Alem camileri müzeye çevrilerek milletimizin kalbinde yeni yaralar açılmıştır. Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle Taksim Camii arayışları yeniden hız kazanmıştır. Bunun için kurulan bir dernek vasıtasıyla gösterilen gayretlere rağmen somut adım atılamadan 27 Mayıs darbesi gerçekleşmiştir. Darbenin ardından 1965 yılında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Taksim Camii'nin inşası için gereken arsanın Vakıflar Müdürlüğüne devrini sağlamıştır ancak bu tahsis CHP'li belediyenin kararı mahkemeye götürmesiyle durdurulmuştur. Merhum Demirel'in 1979 yılında bu konuda alınmasını sağladığı Bakanlar Kurulu Kararı ise 12 Eylül darbecileri tarafından iptal edilmiştir. Neler çekti burası ya, neler..."

Erdoğan, Taksim Camii'nin açılış programındaki konuşmasında, rahmetli Turgut Özal'ın Başbakanlığı döneminde Elmas ailesinin camiyi inşa niyetlerini dile getirdiğini, ancak şartlar uygun olmadığı için netice alınamadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1991'e gelindiğinde İbrahim Arslan'ın başkanlığında kendisinin de aralarında yer aldığı 86 kişiyle Taksim Camisi Kültür ve Sanat Vakfı kurularak mücadelede yeni bir safhaya geçildiğini dile getirerek, ülkede önde gelen iş, fikir ve sanat insanlarından müteşekkil bu vakfın girişiminin de dönemin belediyesinin planda gereken değişiklikleri yapmamasıyla sonuçsuz kaldığını anlattı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildiğinde millete verdiği sözlerden birinin de bu caminin inşasını gerçekleştirmek olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ancak 28 Şubat süreci ve sonrasındaki gelişmeler sebebiyle bu sözümüzü o dönemde yerine getiremedik. Aynı amaçla Başbakan olarak 2013 yılında tekrar harekete geçtiğimizde ise karşımızda Gezi olaylarını bulduk. Gezi olayları, o teröristlerin karşımıza dikildiği an. Milletimizin 15 Temmuz şanlı dirilişinin ardından artık hiçbir gücün bu girişiminin önüne geçemeyeceği azim ve kararlılığıyla yeniden kolları sıvadık. Elmas ailesi bize gelerek caminin inşasına talip olduklarını tekrar söylediler. Biz de bunun üzerine gereken hazırlıkları suretle tamamlayarak 2017 Haziran'ında cami inşaatına başlanabilmesini temin ettik. İşte bugün de camimizi tekbirlerle salavatlarla dualarla ibadete açtık."

- "MÜSLÜMANLARIN İBADET EDEBİLECEKLERİ BİR YERİ HAZIRLAYACAĞIZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tevbe Suresi'ni anımsatarak, "Son dönemde Büyük Çamlıca Camii'nin tamamlanması ve Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasının ardından İstanbul'a kazandırdığımız bu üçüncü önemli manevi mirasın, asırlar boyunca şehrimizi bir kandil gibi ışıtacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Hızla bir eserin daha yükseldiğini dile getiren Erdoğan, "O da Barbaros Bulvarı üzerinde Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'ni inşa ediyoruz. Onu da kısa zamanda bitireceğiz. Çünkü Barbaros oradan Beşiktaş'a indi. Şimdi de camiyi inşa ederek, orası da adeta bir mabetsiz beldedir, Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'ni orada yaparak inşallah orayı da mabetsiz olmaktan çıkartıp oradaki Müslümanların ibadet edebilecekleri bir yeri hazırlayacağız." şeklinde konuştu.

- "BERABERLİĞE, KARDEŞLİĞE HER ZAMANKİNDEN ÇOK DAHA FAZLA İHTİYAÇ VAR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, camilerin insanların cem yani kardeşliklerini pekiştirdikleri yerler olduğunu belirterek, dünyanın dört bir yanında acıların, zulümlerin, adaletsizliklerin ve sapkınlıkların kol gezdiği bir dönemde birliğe, beraberliğe, kardeşliğe her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Kardeşliği güçlendirmeye başlayacakları ilk yerin de tüm farklılıklardan sıyrılarak sadece kul olarak Rabb'in huzuruna varılan camiler olması gerektiğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Envaiçeşit hile ve desiseyle fitneyle yalanla tuzakla milletimizin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini bozamayanlar camilerimizi de hedef almıştır. FETÖ'nün ibadet ve hayır kisvesi altında sergilediği ihanetin benzerlerini farklı görünümler, sıfatlar, bahaneler altında tekrarlamaya çalışanlara asla geçit vermeyeceğiz. Milletimizin bin yıldır canı pahasına koruduğu, alın teriyle yükselttiği, gözünden bile sakındığı vatanını parçalamak, devletini zayıflatmak, uhuvvetini bozmak için uğraşanların sonu yine hüsran olacaktır. Şehadetleri dinin temeli olan ezanlarımızı susturmaya, şehitlerimizin emaneti olan bayrağımızı indirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir."

- "BİZE DÜŞEN HEP DOĞRUYU VE HAKKI SAVUNARAK MAZLUMUN YANINDA YER ALMAK, ZALİME KARŞI KOYMAKTIR"
Erdoğan, Türkiye'nin sadece kendi sınırlarından ibaret, sadece kendi vatandaşlarıyla kain bir ülke olmadığının en büyük ispatının maruz kaldığı saldırılar olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Ülkemize adeta yeni bir istiklal mücadelesiyle karşı karşıya bırakan bu saldırıların hepsini de hamdolsun akamete uğratmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle kararlılıkla dirayetle yolumuza devam edeceğiz. Kuşkusuz bozguna uğrattığımız her kirli atağın yerini yenisi alacaktır. Unutmayın zalimle mazlumun, haklıyla haksızın, doğruyla yanlışın mücadelesi kıyamete kadar sürecektir. Bize düşen hep doğruyu ve hakkı savunarak mazlumun yanında yer almak, zalime karşı koymaktır. Şayet bunun için ülke ve millet olarak önümüze bir fatura konacak, onu da göze alıyoruz. Ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz emaneti, bizden sonraki nesillere boynumuz bükük, yüzümüz al ve ak şekilde teslim etmektense başımız dik, yüreğimiz ferah olarak yedi düvelle karşı karşıya gelmeyi tercih ederiz."

Kur'an-ı Kerim'in "Üzülmeyin inanıyorsanız üstün olan muhakkak sizsiniz." diye buyurduğu, İstiklal Marşı'nın "Korkma" diye başladığı bir milletin siyasi, sosyal, ekonomik hiçbir tehdide baş eğmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Şu anda buradan Taksim Camii önünden yankılanan sesin, ülkemiz üzerinde hesapları olan tüm emperyalistleri, terör destekçilerini, insanlık düşmanlarını rahatsız ettiğinden şüpheniz olmasın." dedi.

- "MİLLETİMİZ 150 YILLIK HAYALİNE BUGÜN KAVUŞMUŞTUR"
Erdoğan, Taksim Camisi'nin kendi vatandaşlarıyla birlikte tüm dost ve kardeşlerinin, tüm insanlığın umudu olan büyük ve güçlü Türkiye'nin doğuşunun işaret taşlarından biri olduğunu belirterek, "Unutmayın milletimiz 150 yıllık hayaline bugün kavuşmuştur. Ülkemiz istiklalimizin timsali yeni bir eser daha kazanmıştır. Bu uzun mücadele döneminde camimizin vücut bulması konusunda emeği geçen herkese şükranlarını sunuyorum." diye konuştu.

Caminin inşasını üstlenen Elmas ailesini tebrik eden Erdoğan, namazlarıyla dualarıyla zikirleriyle ilmi çalışmalarıyla bu esere ihya ve imar edecek olanlardan Allah'ın razı olması, camide yapılacak duaların, edilecek ibadetlerin Hak katında kabul olması temennisinde bulundu.

- ALİ ERBAŞ'IN DUASININ ARDINDAN AÇILIŞ KURDELESİ KESİLDİ
Erdoğan'ın konuşmasının ardından, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından dua okundu.

Daha sonra kurdele kesim törenine geçildi. Erdoğan, protokol üyelerinden kurdeleyi keserken kullandıkları makasları saklamalarını istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Ya Allah Bismillah" demesinin ardından açılış kurdelesi kesildi.

Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Dagalo Hmidti, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti Genel Başkanvekilleri Numan Kurtulmuş ve Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Tevfik Göksu, İstanbul İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Nuh Köroğlu, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ve bazı AK Parti milletvekilleri de katıldı.

27 yıllık hayal gerçek oldu! Binlerce kişi meydanı doldurdu
TAKSİM CAMİİ İBADETE AÇILDI
Temeli 17 Şubat 2017'de atılan ve Mimarlar Şefik Birkiye ve Selim Dalaman imzasını taşıyan cami, Taksim Meydanı'nın sembollerinden biri oldu.

İLK NAMAZ KILINDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk namazı kılmak ve açılışı yapmak üzere Taksim Camii'ne gitti. Erdoğan'ı cami girişinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve çok sayıda protokol üyesi karşıladı.

İlk namazı Taksim Camii'nde kılmak isteyen vatandaşlar cami çevresini doldurdu. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş cuma hutbesi okudu. Ardından cuma namazını kıldırdı.

TAKSİM CAMİİ İLE İLGİLİ DETAYLAR
Cami, hemen yanında yer alan Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi ve Taksim Maksemiyle de Taksim Meydanı'nda ayrı bir bütünlük oluşturdu.

Cami, mimar Şefik Birkiye ve Selim Dalaman imzasını taşıyor.

Caminin girişinde, zemininde ve tavanında 8 köşeli Selçuklu motifleri yer alıyor.

Her bir bölümü en ince ayrıntısına kadar düşünülen camide otopark, sergi alanı, konferans salonu aş evi ve Dijital İslam Kütüphanesi de yer alıyor.

MİNARELERİN YÜKSEKLİĞİ 61 METRE
2 bin 482 metrekare arsa üzerine yaklaşık 16 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip caminin inşaatı top-down inşaat yöntemiyle yapıldı.

Caminin zemin üstü yüksekliği yaklaşık 21 metre. Çapı 28 metre olan ana kubbenin yüksekliği ise 9 metre.

Uzunlukları 61 metre olan iki minare ise taşlama.

KUBBE GÖBEK YAZISINI FATİHA SÜSLÜYOR
Caminin hat yazıları Hattat Davut Bektaş ve Nakkaş Adem Turan'a ait.

Ana mekan kubbe göbek yazısında Fatiha, ana mekan kubbe kasnağında Al-i İmran suresi, ana mekan orta kuşak yazısında Bakara suresinin 285 ve 286. ayetleri ile Haşr suresinin 20-24. ayetleri yer alıyor.

Giriş kubbesi göbek yazısında İhlas, giriş kubbesi kasnak yazısında Ayet-el Kürsi ve sonraki ayet, ana kapı üstü yazısında Nisa suresi 103'üncü ayetinin son kısmı ve İstiklal girişi kapı üstü yazısında ise Ra'd suresinin 24'üncü ayeti işlendi.

Caminin iç alanına 6 hat levha bulunuyor. Hat levhalarında Allah, Muhammed, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali isimleri yazıyor.

Taksim'e yapılan cami için Manisa'da özel olarak dokunan deve tüyü rengi halı serildi.

Caminin mihrabı 8,5 metre uzunluğunda yapıldı. Mihrabın yüzeyine Esma'ül Hüsna, mihrabın ortasında Kelime-i Tevhid yazıldı. Alt bölümüne ise Cin suresinin 18. ayetinin "Şüphesiz, mescitler yalnız Allah'ındır. Allah ile beraber hiçbir kimseye yalvarmayınız" şeklindeki Türkçe meali yazıldı.

Camiye için özel olarak tasarlanan minber ve kürsünün üzerine Esma'ül Hüsna özel olarak işlendi.

CAMİNİN ANA GİRİŞİ DAHİL 4 GİRİŞ KAPISI BULUNUYOR
Camiyi 12 metre çapında, yaklaşık 20 metre boyunda 60 ışıklı avize aydınlatacak.

Ana girişiyle birlikte toplamda 4 girişi bulunan caminin ana girişi kapısı çelik olarak yapıldı. Ana kapı 7 metre boyunda, 3 metre 10 santimetre eninde.

Caminin 3 katlı otoparkı ise 165 araç kapasitesine sahip.

"TOP–DOWN" SİSTEMİNİN KULLANILDIĞI TEK CAMİ
Taksim Camisi'nin mühendislik açısından ayrışan en önemli özelliğinin Top-Down sistemi ve bu sistemin kullanıldığı tek cami olması olduğu belirtilirken, cami bu yöntemle, klasik uygulamaların tersine sıfır katından aşağı ve yukarıya doğru inşa edildi.

Bu yöntem sayesinde yapım esnasında derin kuyu kazısı yapılmadan, çevre bina ve yollara, meydana hiçbir zarar vermeden inşa edilmesine imkan tanındı.

Caminin geleneksel cami formlarının modern çizgiler ve malzemelerle yorumlanarak 19. yüzyıl Beyoğlu mimarisinden esinlenen özgün bir tasarımla inşa edildiği, kültür ve sanatla açısında bir çok vatandaşın bir araya geleceği, dijital kütüphanesinden yararlanıp kitap okuyacağı, dinleneceği, sergilerin yapılacağı bir kültür merkezine sahip olduğu ifade edildi.

29 May 2021 - 02:32 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi