Ay Vakti Eylül-Ekim Dergisi

AY VAKTİ DERGİSİ,  EYLÜL-EKİM 2022/200. SAYI Dergi 200.üncü sayısı yoğun içeriğiyle okurlara merhaba diyor. Bu bağlamda Giriş’te yer alan “Kıyas-ı Ne...

AY VAKTİ DERGİSİ,  EYLÜL-EKİM 2022/200. SAYI

Dergi 200.üncü sayısı yoğun içeriğiyle okurlara merhaba diyor. Bu bağlamda Giriş’te yer alan “Kıyas-ı Nefs Mizan-ı Adalettir” başlıklı yazı ile Naz’ın “Aforizmalar”, Salih Uçak’ın “Kutlu Bir Yürüyüş: Ay Vakti”, Muhsin İlyas Subaşı’nın “Tercih Hakkını İdealizm Beslerse” ve Mahmut Bıyıklı’nın “Derdi Olan Dergiler” başlıklı yazıları dikkatleri çekiyor. 

Dosya: Süleyman Çelebi ve Mevlid

Bu sayıda dosya konusu olarak Mustafa Özçelik’n “Mevlid’in Kaynakları”, Prof. Dr. Âlim Yıldız’ın “Âb-ı Hayat İçmiş Gibi” ve Prof. Dr. M. Muhsin Kalkışım’ın “Mevlid-i Nebi Üzerine Birkaç Not” ve Yılmaz Öksüz’ün “Gel Berü Ey Aşk Oduna Yanıcı” başlıklı yazıları kültür, sanat ve edebiyat dünyamıza ışık tutuyor.

Şiir-Öykü-Deneme

Bu sayıda şiirleriyle; Kamil Eşfak Berki, Nurettin Durman, Nurullah Genç, Adem Turan, Özcan Ünlü, Mehmet Aycı, Recep Garip, Şakir Kurtulmuş, Ferman Karaçam, Mustafa Yürekli, Arif Dülger, M. Hanefi İspirli, Selami Şimşek, Ömer Hatunoğlu, Ali Yaşar Bolat, Yavuz Ertürk,   Erol Erdoğan, Ziya Karatekin, Ferhat Öksüz, Semra Saraç, Bekir Oğuzbaşaran, İsmail Bingöl, Güven Fatsa, Mustafa Küçüktepe, Hüseyin Çolak, Mehmet Baş ve Muhammed Korkmaz sonbahar hüznüne eşlik ediyor.

Denemeleriyle; Necmettin Evci, Prof. Dr. H. Ömer Özden, Prof. Dr. Mustafa Özel, Prof. Dr. Bilal Kemikli, Mustafa Uçurum, Erdoğan Muratoğlu, Ömer Eski, Hayrettin Taylan, Eyyüp Azlal, Hasan Tiyek ve Mehmet Aksu farklı ve renkli ufuklar açıyor.

Öyküleriyle ise; Nurşah Karaca, Seher Özden Bozkurt, Fatma Balcı, Emrah Bilge Merdivan, Behçet Gülenay, İbrahim Kaya, Suat Tekin, Müjdat Er, Züleyha Kayaoğlu Eker okuyucuları hayatın ve hayalin ikliminde bir gezintiye çıkarıyor.

Bunların yanında dergide araştırma ve inceleme yazılarıyla Doç. Dr. Talip Çukurlu, Doç. Dr. Abdülkadir Dağlar ve Prof. Dr. Necip Asım; sinema yazısıyla Abdullah Ömer Yavuz; hatıra yazısıyla Şeref Akbaba; ağaç baskısıyla Hatice Bengisu yer alıyor.

Her şey gönlünüzce olsun. İyi okumalar.

BİR-İKİ ERZURUM –II-

                     -Kim bilir neredesiniz, geçen dakikalarım-

 Hemen her yıl, öğretmen olmam hasebiyle şubat tatilini ve yaz tatilinin çoğunu memleketimde geçiriyordum. Ailemiz, akrabalarımız, dostlarımız ve arkadaşlarımı ziyaret eder, soluklanır ve görevim olan şehre geri dönerdim. Dört yıl Adana’dan, sonrası İstanbul’dan bu seyahatler devam etti ve ömrümüz oldukça da devam edecek inşallah. Dünyanın yaşadığı salgın sebebiyle, son iki yıl bu gelenek bozulmuştu. En son Annem ve öncesinde babam ve diğer aile fertlerinin vefatı münasebetiyle gelişlerim var ki, o halet-i ruhiye çok farklı elbette. Zamansız çalan her telefon bir korku salar içinize, yola çıkarsınız, ama yol bitmez. Hüzün ve sabır yoldaşınız olur. Eksilen bir yanınızla yola revan olursunuz.

En zor yolculuktur bu tür seyahatler.

Yıl 2004. Sıla-i rahim niyetiyle yine Erzurum’dayım.

Ay Vakti vesilesiyle şair ve yazar, Erzurum radyosunun emektarlarından ve prodüktör İsmail Bingöl’le tanışmıştık. Genelde, dergide yazanların bir türden çalışmalarına yer vermemiz sebebiyle, İsmail Bingöl’de denemeleriyle yer almıştı. Şiirleri kitap olarak yayınlanmış, şiiri üzerine güzide yazılar yazılmıştır. Bu sayıda bir şiiriyle dergimizde yer alacak. Başta türküler olmak üzere, talebimiz üzerine farklı çalışmalarla da her daim Ay Vakti’ne  katkı sağlamıştır. Dostluğu, vefası ve mümtaz kişiliğinin yanı sıra, radyo yayınlarında kültür ve sanat dünyasından yüzlerce ismi dinleyici ve okurlarıyla buluşturması, etrafını gözetmesi de onun güzel hasletlerindendir.

İsmail Bingöl, iki bin dört yılı şubatında Erzurum’a gittiğimde merhum Ali Kurt’la beni tanıştırmıştı. Birlikte tarihi bir mekânda buluşmuş ve uzun uzadıya sohbet etmiştik. Şehirden, yaşanmışlıklardan, dünya ahvalinden, özellikle de sanat ve edebiyattan konuşmuştuk. Aynı yıl Erzurum’a gittiğimde Hemşin Pastanesi’nde, seksenli yıllarda yerel bir gazetede bir-kaç keskin yazısını okuduğum şair M. Hanefi İspirli ve tarihi mekânın sahibi Nail Orhun, Ali Kurt ve İsmail Bingöl’ün de dahil olduğu hoş bir buluşma ve sohbet olmuştu. (RESİM BURAYA KONACAK   

Erzurum’a gittiğimde artık gelenek haline gelmiş, İsmail Bingöl, Ali Kurt ve sonraları Ömer Özden hoca ile birlikte, farklı muhitler, farklı mekanlarda sohbetlerimiz olmuştu. Bir defasında felsefe tarihi profesörü olan Ömer Özden hocanın o sıralarda Ay Vakti’nde  yayınlanan ‘Aşk ve Bahar’ yazısı gündem olmuştu ve yazının içeriğinde yer alan İsmail Bingöl’ün şiirinden birkaç mısra üzerine de Ali Kurt’la karşılıklı mülahazaları farklı bir renk katmıştı sohbete.

Prof. Dr. Ali Kurt yirmi altı ocakta yakalandığı kovit hastalığı sebebiyle mekân değiştirdi.

Muhitinde sevilen, dost canlısı, munis, naif, çalışkan, üretken, alanında uzman, farklı alanlarda okumalar yapan ve makaleler kaleme alan, sosyal sorumluluk sahibi bir güzel insandı.

Tıbbı patoloji alanında önemli araştırma ve projelere imza attığı sağlıkçılar tarafından ifade edilmiştir. Çok yönlü biri olarak tarih, sosyal bilimler, edebiyat gibi alanlarda da makaleler yazmış, eserler vermiştir. Ay Vakti’nde yazıları yayımlanmış, şahsımın taş kırmak yazısından hareketle taşla alakalı hacimli bir çalışması da yer almıştı.

İstanbul’a geldiklerinde Ay Vakti’ni ziyaret eder, gidilmesi gereken yerlere de kimi zaman birlikte giderdik.  

“Babam Ahmet Kurt” isimli kitabını imzalamış ve dergiye göndermişti. Bu vesile ile aramış, tebrik etmiştim. Meğer son konuşmamızmış.

Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Artık, Erzurum’a gittiğimde..

İki dost bir arabayla Taşhan yokuşunda durmayacaklar, annemden müsaade alıp Saraçoğlu sokağın çıkışında onlarla buluşamayacağım.

Gidenler bir şeyleri de beraberinde götürüyorlar.

Dolu-dizgin hayatsa yalnızlaşarak devam ediyor.

Kerim Allah.

            

 Şiir sayfada uygun bir yere konacak

GAZEL / Ali Kurt   

Güzellikler senin aksin yüzündendir deriz yâre

Beter bir derde biz düştük, bilinmezmiş meğer çâre

 Açılmış gonca lûtfundur ruhum bak düşte ay vakti

Yanar pervâne şaşkındır alazlanmış ateş nâre

Doğup gündüz kadar saydam fedâ ettin hayat verdin

O kudretten yayar sırlar şefâat kıl günahkâre

 Düşer üftâdeler âşık kopar binbir kıyâmetler

Tekinsizdir narin güller gezer bülbül çemenzâre

Kıvılcımlar saçar aşkın felâhın geldi ey Âli

Yiter ömrün nedir ferman kıdemlenmiş cefâkare

…………………………………………………….

14 Eki 2022 - 20:51 - Kültür & Sanat



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gurbetteki Erzurum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gurbetteki Erzurum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gurbetteki Erzurum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gurbetteki Erzurum değil haberi geçen ajanstır.


İstanbul Markaları

Gurbetteki Erzurum, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (216) 492 36 36
Reklam bilgi